KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2017/28 E., 2017/616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten öldürmeye teşebbüs etme
- Hüküm
- Sanıklar ... ve ... hakkında;
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
TCK.nun 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca;10'ar yıl hapis cezası
Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yapılan yargılama sonunda.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/03/2011 gün ve 2010/326 esas, 2011/71 karar sayılı hükmün sanıklar müdafiileri ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 03/12/2012 gün ve 2011/6526 esas, 2012/8889 karar sayılı kararı ile "Tehlike ve zararın ağırlığı birlikte değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında üst sınırdan ceza verilmesi yerine, 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini," gerekçesiyle hükmün bozulduğu,
bozma kararı üzerine yerel mahkemece daha fazla teşdit uygulanmasının somut olayla bağdaşmayacağından bahisle eski hükümde direnilmesine karar verildiği görülmekle, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 36. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 307. maddesi ve aynı Kanunun 38. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 10. maddesi uyarınca yapılan incelemede,
Yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmekle, Dairemizin 03/12/2012 gün ve 2011/6526 esas, 2012/8889 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... ve ...'nun katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden,
katılan vekilinin direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin olayın oluş biçiminin hatalı değerlendirildiğine, eyleme kendiliğinden son verdiğine, yaralama kastı ile hareket ettiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafiinin sübuta, delil yetersizliğine, husumet bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamaların hukuka aykırı olduğu anlaşılmakta ise de;
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2017/28, K. 2017/616, 1 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama