KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2019/2707 E., 2019/4550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Kasten öldürme
- Hüküm
- TCK'nin 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf talebinin esastan reddine.
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar'' ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile ''uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir'' şeklinde değiştirildiğinden, sanık ... müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık ... hakkında; maktul ...’e yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin, sanık ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmasız yapılan inceleme neticesinde; "sanık hakkında maktul ...’i kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine" dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.02.2019 gün ve 2019/343 E 2019/457 K sayılı kararında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sanığın öldürme kastı olmadığına, suç vasfına, keşif yapılmaması nedeniyle eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, maktulün olay tarihinde incir topladığı arazinin kendisine ait olduğunu, maktulün kendisinin izni olmadan ve maktulü uyarmasına rağmen inciri toplamaya devam ettiğini savunması karşısında; sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tespiti bakımından, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında, sanık tarafından çitle çevrilmiş suçun işlendiği yerin sanığa ait olup olmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2019/2707, K. 2019/4550, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama