KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2021/12691 E., 2022/1984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Kasten öldürmeye teşebbüs
- Hükümler
- 1) ...Ağır Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarih ve 2020/272 Esas, 2021/90 Karar sayılı ilamı ile;
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
TCK'nin 81/1, 35, 53, 63. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı 2) ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/07/2021 tarih ve 2021/1274 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararı ile; "İstinaf başvurusunun esastan reddine dair" kararı
TEMYİZ EDENLER
Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TÜRK MİLLETİ ADINA
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/07/2021 tarih ve 2021/1274 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararının sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarının, 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi maddesi gereğince temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK'nin 82/1-a, 35. maddelerinde düzenlenen "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, Cumhuriyet savcısının mütalaasının da aynı yönde olduğu halde, sanığa ve müdafiine CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nin 81, 35. maddelerinde düzenlenen "öldürmeye teşebbüs" suçundan uygulama yapılarak ceza verilmiş ise de,
sanık hakkında aynı nitelikteki ve daha hafif cezayı gerektiren suçtan dolayı uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesi gereğince sadakat yükümlülüğü sadece eşe karşı mevcut olup, diğer aile bireylerine karşı böyle bir yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, annesi ile rızaya dayalı gönül ilişkisi olan katılanın eyleminin, sanık açısından haksız tahrik oluşturmayacağı gibi oluşa, tanıkların beyanlarına ve dosya kapsamına göre, olay sırasında yada öncesinde katılandan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız herhangi bir söz ve davranış bulunmadığı,
sanığın "annesi ile katılan arasındaki gönül ilişkisinin öğrenilmesinden sonra çıkan olaylar sırasında katılanın kendisini yolda gördüğü zaman arabadan kolunu dışarı çıkarıp kendisine doğru hareket yaptığı, ne yapabilirsin ibne şeklinde kelimeler kullandığı, Facebook'daki paylaşımları nedeni ile de kendisini tahrik ettiği" şeklindeki cezadan kurtulmaya yönelik soyut savunmasının da dikkate alınmadığı anlaşılmakla, mahkemenin sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerini uygulamamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği 12/07/2021 tarih ve 2021/1274 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığına, eylemin yanlış vasıflandırıldığına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının.
TCK'nin 82/1-a, 35. maddeleri uyarınca dava açılıp mütalaada da aynı yönde görüş belirtildiği halde ek savunma hakkı verilmeden TCK'nin 81/1, 35. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının savunma hakkını kısıtlayarak CMK'nin 226. maddesine aykırı davranıldığına, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/12691, K. 2022/1984, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama