KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2021/6183 E., 2021/6131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Uyap üzerinden yapılan sorgulama sırasında sanık hakkında düzenlenen Finike Devlet Hastanesinin 26.01.2014 tarihli raporunda sanığın 2,57 promil alkollü olduğu görülmekle tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2. maddesi kapsamında yer alan “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “üç aydan iki yıla kadar hapis cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla.
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin
derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığın temyiz talebi üzerine mahkemenin 24.11.2015 tarihli ilk mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 02.07.2019 tarih ve 2019/6651 Esas – 2019/14225 Karar sayılı bozma ilamında; '' Finike Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2010 tarih, 2009/394 Esas - 2010/32 Karar sayılı 3.600 adli para cezasına ilişkin 03.02.2011 tarihinde yerine getirilen ilamın, tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ceza içerdiği gözetilmeden,
5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine aykırı olarak daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması'' gerekçesi ile ''tekerrüre esas alınan ceza yönünden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına'' şeklinde bozulduğu halde, bozma sonrası verilen temyize konu mahkumiyet hükmünde tekerrüre esas alınacak ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/6183, K. 2021/6131, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama