Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/10258 E. , 2023/6851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/875 E., 2022/1159 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkeme
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/10258 E. , 2023/6851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/875 E., 2022/1159 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2019/490 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile; Sanık hakkında; 1. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/875 Esas, 2022/1159 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; öldürme kastıyla hareket edilmediğine, meşru savunmada bulunulduğuna, hükmolunan cezaların fazla olduğuna, B. Katılanların temyiz sebepleri, cezanın eksik belirlendiğine ve üst sınırdan tayini gerektiğine takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılanlar ile sanık ve ailesi arasında suça konu olayın meydana geldiği arazi üzerinde önceye dayalı husumet bulunduğu ve bu husumetin dava konusu oluşturacak derecede adli makamlara intikal ettiği, olay günü kepçe operatörü olan tanık .....'ın arazide düzeltme yapmaya başladığı, bu sırada katılanlar ... ve...ile tanık ...’in bahse konu yere gelerek tanık ...'e arazi nedeniyle mahkemelik olduklarını söyleyerek kepçenin çalışmasının durdurulmasını istedikleri, tanık ...'in bu durumla ilgili şefini aradığı esnada sanık ...’ın olay yerine koşarak gelip bıçak ile önce katılan ...'a vurarak hayati tehlikeye neden olmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, ardından katılan ...'ye vurarak hayati tehlikeye neden olmayacak ancak yüzde sabit ize neden olacak şekilde ayrı ayrı yaraladığı, tanıklar ..., ......,ve ......,'ın araya girerek müdahale edip ayırması üzerine olayın sona erdiği anlaşılmıştır. 2. Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık öldürme saikiyle hareket etmediğini savunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, kolluk görevlilerince tanzim olunan tutanaklar, kamera görüntüleri inceleme tutanağı, ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2020, 17.11.2020 tarihli raporları dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin, meşru savunmaya, katılanların takdiri indirime ilişkin temyiz sebepleri yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılanlardan kaynaklanıp sanığa yönelen ve bıçakla savuşturulmasını gerektirir bir eylem bulunmadığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulandığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Suç Vasfı yönünden Katılanlar ile sanık arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin mevcut olmadığı, anlaşmazlığa konu arazide çalışmakta olan kepçe operatörü tanık ...'e katılanların tepki göstermesi üzerine tartışmanın başladığı, suçta kullanılan bıçağın ele geçmediği, bıçağın nitelikleri hususunda tarafların çelişkili beyanlarının olduğu, katılanlar birden fazla bıçak darbesi ile yaralanmış ise de, yaşamsal tehlikeye maruz kalmadıkları gibi yaralanmaların çoğunun basit tıbbi müdahale ile giderilecek mahiyette olduğunun Adli Tıp raporları ile tespit edildiği, tanık beyanları ve kamera görüntüleri karşısında sanığın ciddi bir engel olmaksızın eylemini sonlandırmış olması birlikte nazara alındığında, sanığın katılanlar ... ve Fethi'ye yönelik eylemlerine bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulü ve buna bağlı olarak sanığın suç kastının yoğunluğuna, oluşa tehlike ve zararın ağırlığına göre, cezaların katılanların adli raporlarındaki yaralanmaların ağırlığına göre ayrı ayrı değerlendirilip katılan ... yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre asgari hadden uzaklaşılarak, katılan ... yönünden ise, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre, de; C. Teşebbüsün Derecesi yönünden 1. Katılan ... için ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2020 ve 17.11.2020 tarihli raporlarında katılan ...'un, ''sol kol dış kısımda 7 cm.lik açık kanamalı yara, boyun-sol omuz arasında 3 cm'lik yüzeyel kesi, sol kol iç kısımda 1 cm'lik yüzeyel kesi, sol göğüs duvarı yan kısımda 1 cm'lik yüzeyel kesiye'' neden olacak, yaşamını tehlikeye sokmayacak ancak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek, asgari had ile makul oran arasında bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 12 yıl hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Katılan ... Yönünden ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 31.01.2020, tarihli raporunda katılan ...'nin, ''sol el 2. parmakta 3 cm kesi, sağ kol ön yüzde 10 cm yüzeyel kesi, sağ dirsekte 10 cm yüzeyel kesi, sağ alt dudakta 3x0,5 cm ebatında kesiye'' neden olacak, yaşamını tehlikeye sokmayacak ancak yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek, makul oranda ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B-C-1-2-) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri suç vasfında yanılgıya düşülmesi, kabul ve uygulamaya göre de, teşebbüsün derecesinin hatalı belirlenmesi nedenleriyle yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/875 Esas, 2022/1159 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, İki aile arasında arazi anlaşmazlığı bulunduğu, birbirlerini şikayet ettikleri olay günü sanık tarafının talebi üzerine büyükşehir Belediyesine ait bir iş makinasının ihtilaflı yerde çalışmaya başladığı bunu gören katılan tarafının olay yerine giderek çalışmaları durdurduğu, sanığın yakınlarının da olay yerine giderek katılanlarla tartıştığını gören sanığın kurban kesmekte kullanılan büyük bir bıçakla olay yerine giderek doğrudan katılanlara saldırdığı, önce ...’u bıçakladığı, ...’un babasına “baba ölüyorum” diye yardım istemesi üzerine babası Fethi’nin sanığa müdahale ettiği, sanığın bu kez Fethi’yi bıçaklamaya başladığı, hangisine denk gelirse her iki katılanı bıçaklamaya devam ettiği, bu sırada katılanların bir yandn bıçak darbelerinden korunmaya çalışırken bir yandan da sanığın elinden bıçağı almaya çalıştıkları ancak Fethi’nin 5 yerinden ...’un ise 4 yerinden bıçaklandığı, tanıklar tarafından sanığın engellenmesi üzerine olayın sonlandığı sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın eyleminin kasten yaralama suçlarını oluşturduğu ve kararın bu yönüyle bozulmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; taraflar arasındaki husumetin karşılıklı şikayetler ile giderek derinleştiği, olay günü ailesinin katılanlarla tartıştığını gören sanığın bu husumetin etkisiyle büyükçe bir bıçak alarak doğrudan katılanlara saldırdığı, mağdur ...’un tümüyle hayati bölgelerini hedef aldığı, mağdurun kolunu siper yaptığı ancak kolunun da derin bir şekilde kesildiği, mağdurun şahsi çevikliği sayesinde sanığın amacına ulaşamadığı, mağdurun hayati tehlike geçirmemiş olmasının sanığın eylemi ile ilgili olmadığı, yine sanığın kendisine engel olmak isteyen Fethi’ye de aynı kasıtla hareket ederek bıçakladığı, sanığın kullandığı aletin elverişliliği, hedef aldığı bölgeler, darbe sayısı ve husumetin derinliği nedeniyle öldürme kastıyla hareket ettiğnin anlaşıldığı, sanığın eylemine kendiliğinden son vermeyip, tanıkların engellemesi ile son verdiği, böylece sanığın hedeflediği neticenin kendi elinde olmayan sebepler nedeniyle gerçekleşmediği ve öldürmenin teşübbüs aşamasında kaldığı, bu itibarla mahkemenin suç vasfına dair değerlendirmesinin isabetli olduğunu düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyoruz. ...