Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/10686 E. , 2023/28 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürü
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/10686 E. , 2023/28 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/31 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/31 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/1294 Esas, 2020/2540 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının, (e) bendi hükmünün uygulanmaması ve katılma taleplerinin karar bağlanmaması nedenleriyle bozulmasına, temyiz edenin sıfatı karşısında 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesi gereği sonuç ceza miktarı bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 3. ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasıyla neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; 1. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Vesaireye İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü katılan ... ile tanık Umutcan'ın motosiklet ile seyir hâlinde oldukları sırada katılan ve tanığın bindikleri motorsikletin hızlı bir şekilde suça sürüklenen çocuğun yanından geçmesi nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, bu sırada suça sürüklenen çocuğun üzerindeki bıçakla, katılan ...'yi göğüs ön duvarı sol yandan en az biri göğüse nafiz olucak şekilde 2 bıçak darbesi ile yaraladığı ve aynı zamanda katılan ...'de hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecede kot kırıklarına neden olduğu katılanın tanık Umutcan tarafından hastaneye götürüldüğü ve tıbbî müdahale ile yaşamının kurtarıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir. 3. Katılan ... aşamalarda sanığın kendisini bıçakladığına yönelik istikrarlı beyanda bulunmuştur. 4. Tanık Umutcan'ın beyanı ile katılanın aşamalardaki beyanları uyumludur. 5. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 21.11.2014 tarihli raporunda "Kişide göğüs ön duvarı sol yanında 2(iki) adet, hemopnömotoraks ve kot kırığına neden olan delici-kesici alet yaralanmasının bulunduğu ancak bu yaralanmaların traseleri ayrıntılı tanımlanmadığından hangisi ya da hangilerinin göğüs boşluğunu geçerek hemopnömotoraksa neden olduğu kesin olarak belirlenememekle birlikte en az birisinin göğüs boşluğuna girerek hemopnömotoraksa neden olduğu cihetle bu yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif edilmediği" görüşü açıklanmıştır. 6. Mahkemece Hukuki süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Meşru Savunma Katılan ile arkadaşı ...'un motosikletle hızlı bir şekilde suça sürüklenen çocuğun yanından geçmesi üzerine tartışma çıktığı çocuğun ikrarı ile sabit olduğu üzere üzerindeki bıçakla katılanı göğsünden 2 bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirecek ve orta (2) derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı hususları dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun karşılaştığı savunmanın zorunlu olduğu bir durumun söz konusu olmadığı, kendisine yönelik olay anında fiili saldırının da bulunmadığı anlaşıldığından bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Gönüllü Vazgeçme Suç Vasfının Hatalı Belirlenmesi 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır." hükmü gereği failin eyleminden kendiliğinden vazgeçmesi durumunda eyleme son verilen aşamaya kadar gerçekleştirilen fiillerin teşkil ettiği suç üzerinden hüküm kurulacağı anlaşılmış ise de katılanın olay üzerine tanık Umutcan tarafından hastaneye götürüldüğü, suça sürüklenen çocuğun olay nedeniyle pişmanlık gösterip neticeyi önlemeye yönelik ambulansı aramak, katılanı hastaneye götürmek gibi davranışlarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun icra hareketlerini tamamladığı eyleme bağlı neticenin meydana gelmesini önleme çabasına girmediği anlaşılmakla, suç vasfının öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde ve buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Vesarie Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürülenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.