Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1398 E. , 2024/6230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/504 E. 2022/2048 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1398 E. , 2024/6230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/504 E. 2022/2048 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2019/151 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35/2, 29, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/504 Esas, 2022/2048 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca vekalet ücreti ve tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanık lehine haksız tahrik şartlarının gerçekleşmediğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ile katılanın resmi nikahlı eş oldukları, sanığın cezaevinde bulunduğu tarihlerde katılanın kendisini aldattığından şüphelendiği, olay tarihinde cezaevinden izinli olarak çıkan sanığın katılan ile ortak ikametlerine geldiği, katılanın evde olmamasından faydalanarak müşterek çocuklarının da yardımıyla katılana ait sosyal medya hesaplarını incelediği, başka bir erkek şahısla fotoğraflarını gördüğü, bir müddet sonra çocukların arkadaşları tarafından televizyon izlenmeye davet edilmesi üzerine evden ayrıldıkları, katılanın akşam saatlerinde eve döndüğü, sanığın kapıyı açması üzerine içeri girdiği ve aralarında yaşanan tartışma neticesinde boyun bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, mevcut delillerle mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın "ayakkabı bağcığı" ile boynunu sıktığını belirtmesine rağmen olay yerinde ayakkabı bağcığı bulunmadığı, sanığın aldatma meselesiyle ilgili olarak katılanla konuşmak istediği sırada katılanın bağırmaya başlaması üzerine elleriyle ağzına bastığına ve aralarında çıkan arbede esnasında olayın komşulara yansımaması için evin dışına çıkmasını engellemek için katılanın kazağından tutarak çektiğine ilişkin ikrar içeren beyanlarının katılanın boynunda oluşan yaralanmalar ile uyumlu olduğu, olay yeri raporunda evde bulunduğu tespit edilen diğer cisimlerin sanık tarafından kasten öldürme eyleminde kullanacağına ve sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürme olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde cezalandırılması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklandığı üzere suç vasfının hatalı tayini nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/504 Esas, 2022/2048 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.