Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1671 E. , 2025/1321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2898 E., 2022/2988 K. SUÇLAR :Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkan sağla
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1671 E. , 2025/1321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2898 E., 2022/2988 K. SUÇLAR :Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'na karşı alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama, sanıklar ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, sanık ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve sanık ... hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu suçlara yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a ve 286/2-d maddeleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, sanıklar hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mağdurlar ..., ... ve Şaban'a yönelik nitelikli yağma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 3. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2015/318 Esas, 2022/201 Karar sayılı ilamı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ...'a karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 35/2, 53, 58/9. maddeleri gereğince ayrı ayrı 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanık ... yönünden cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 35/2, 53, 58/9. maddeleri gereğince 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, silahla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a,c,f,g,h, 53, 58/9. maddeleri gereğince ayrı ayrı 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4. Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, silahla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a,c,f,g,h, 53, 58/9, 58. maddeleri gereğince 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a,b, 53, 58/9. maddeleri gereğince ayrı ayrı 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 6. Sanık ... hakkında, mağdur ...'a karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2 ve 109/3-a,b, 53, 58/9, 58. maddeleri gereğince 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 7. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde, birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c,f,g, 53, 58/9. maddeleri gereğince ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 8. Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c,f,g, 53, 58/9, 58. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 9. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'ya karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c,f,g, 53, 58/9. maddeleri gereğince ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanıklar ..., ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 10. Sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı örgüt faaliyeti çerçevesinde birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c,f,g, 53, 58/9, 58. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 11. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 220/1 ve 220/3, 53 ve 58/9, 58. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanık hakkında takipsizlik kararı kaldırılmadan mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, takdiri indirime, B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığına, sübuta, suç vasfına, fazla ceza tayinine, sanık hakkında takipsizlik kararı kaldırılmadan mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, takdiri indirime, 5237 sayılı Kanun'un 150 maddesinin uygulanması gerektiğine, C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, D. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, teşebbüsün derecesine, sanık ...'in bu olaydan haberi dahi olmadığına, E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye,sübuta, fazla ceza tayinine, meşru savunmaya, haksız tahrike ve takdiri indirime, F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, yağma suçlarının sübuta ermediğine, tehdit unsurunun bulunmadığına, suç vasfına, fazla ceza tayinine, tesadüfi elde edilen delillerin kullanıldığına, G. Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrike ve takdiri indirime, H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına eksik incelemeye, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, tapelerin hukuka uygun olmadığına, I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfının yaralama olduğuna, fazla ceza tayinine, kararın gerekçesiz oluşuna, haksız tahrike, meşru savunmaya, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İ. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, delillerin hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, J. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, sübuta, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, K. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, eksik incelemeye, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, fazla ceza tayinine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında örgüt yöneticiliği suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, suç örgütü yöneticiliği eyleminin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ...'in atılı suçları örgüt kapsamında işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hem 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uygulanması hem de adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesinin infazda karışıklığa sebebiyet vereceğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; 1.Tüm dosya içeriğine göre, örgüt yöneticisi sanık ...'in talimatı ve yönlendirmesi ile sanıklar ... ve ...'in, katılanı sağ alt batın, sol alt batın ve sol uyluk superiorda toplam 5 isabetle ... tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde yaraladıkları olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun örgüt lideri sanık ...'in talimatıyla sanıklar ... ve ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda haksız tahrik ve meşru savunmaya ilişkin yasal koşullarının oluşmadığı, tüm suçlar ve sanıklar yönünden takdiri indirimlerin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerdeki düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanıklar ... ve ...'in atılı suçları örgüt kapsamında işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında hem 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uygulanması hem de adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesinin infazda karışıklığa sebebiyet vereceğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. C. Mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümler yönünden; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/5694 Karar numaralı ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinden sonra, söz konusu eylemlerle ilgili olarak yeni delil tespit edilmesi nedeniyle 03.12.2012 tarihli tutanak ile 2011/2094 soruşturma numarası üzerinden verilen takipsizlik kararının kaldırılarak 2014/12950 soruşturma numarası üzerinden yeniden soruşturmaya kaydının yapılarak, dava açılması üzerine, mahkemece 03.10.2012 tarihli birleştirme kararı ile mevcut dosya ile birleştirildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen, 23.06.2015 tarihli ve 2013/700 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararında "....CMK'nun 172/2. maddesi ve madde gerekçesinden de anlaşıldığı üzere 'non bis in idem' ilkesi, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararları da kapsamaktadır. Bir başka ifade ile 'non bis in idem' ilkesinin etkisi bakımından soruşturma aşamasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kovuşturma evresi sonunda verilen hükümden, kanunda belirlenen şartlar gerçekleşmediği sürece kişiye sağladığı hukuki güvenlik alanı açısından farklı olmadığının kabulü gerekmektedir. Buna göre; soruşturma evresi sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilip bu karar kesinleştikten sonra, Cumhuriyet savcısınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda sınırları belirlenen fiil (kanunda yer alan ifadeye göre 'aynı fiil') hakkında 'yeni delil meydana çıkmadıkça' kamu davası açılamaz ...", şeklinde açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hukuken ortadan kalkmadıkça veya sanıkların hukuki durumunu değiştirecek şekilde aleyhe yeni bir delil ortaya konulmadıkça kamu davası açılamayacağı nazara alınarak, anılan sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 173/6. maddesinde belirtilen şarta uymadan iddianame düzenlemesi nedeniyle usulüne uygun olarak açılmayan kamu davasının yargılamasına devam olunarak yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. D. Mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümler yönünden; 1. Mağdur ...'in sanık ...'in suç örgütü lideri olduğu örgüt merkezi olarak kullanılan Manavgat Şehir Lokali isimli işyerine giderek çoğu zaman kumar oynadığı, kumar oynayarak kaybettiğinde oyuna devam edebilmek için örgütün kendisine borç para verdiği, kumarda yine kaybetmesi üzerine örgütün kendisine verdiği parayı örgüt tarafından tutulan ve aramalar sırasında lokal binasında ele geçirilen çok sayıda hesap defterine (ajanda ve diğer defterler) alacak olarak kayıt ettikleri bu kapsamda mağdurun suça konu kumar faaliyetinin yapıldığı lokale ilk olarak 2010 yılında gidip gelerek kumar oynamaya başladığı, kumara devam edebilmek için almış olduğu borç paraları sonradan ödeyememesi ya da ödemekte zorlanması nedeniyle örgüt mensupları tarafından sürekli olarak telefonla aranmak suretiyle şahsına ya da ailesine zarar verileceğinden bahisle tehdit edilerek paraların tahsile çalışıldığı, mağdurun beyanına göre kendisine borcu karşılığında herhangi bir senet imzalatılmadığı, borcunu faizle ödemediği, ne kadar borç aldıysa o kadarını ödediğini belirttiği anlaşılmıştır. 2. Dosya içeriğine ve okunan tape kayıtlarına göre, sanıklar ile mağdur arasında dosyaya yansıyan zamana yayılmış kumar borcu bulunduğunun mağdur ve sanıklar tarafından da kabul edildiği, sanıkların mağduru telefonla arayarak tehdit etmelerinden ibaret eylemleri yönünden yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, bu hali ile sanıkların eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmış ise de 5237 sayılı Kanun’un 106/2. maddesi uyarınca tehdit suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, 67/4. maddesi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmekle suç tarihi itibariyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahallinde Mahkemesince değerlendirilmesi lüzumu hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabule göre de; Sanıklar ..., ... ve ...'ın atılı suçları örgüt kapsamında işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında hem 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uygulanması hem de adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesinin infazda karışıklığa sebebiyet vereceğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. E. Mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümler yönünden; 1. Mağdur ...'nun sanık ...'in suç örgütü lideri olduğu örgüt merkezi olarak kullanılan Manavgat Şehir Lokali isimli işyerine giderek çoğu zaman kumar oynadığı, kumar oynayarak kaybettiği zamanlarda oyuna devam edebilmek için örgütün kendisine borç para verdiği, kumarda yine kaybetmesi üzerine örgütün kendisine verdiği parayı örgüt tarafından tutulan ve aramalar sırasında lokal binasında ele geçirilen çok sayıda hesap defterine (ajanda ve diğer defterler) alacak olarak kayıt ettikleri bu kapsamda mağdurun suça konu kumar faaliyetinin yapıldığı lokale ilk olarak 2011-2012 yıllarında gidip gelerek kumar oynamaya başladığı, kumara devam edebilmek için almış olduğu borç paraları sonradan ödeyememesi ya da ödemekte zorlanması nedeniyle örgüt mensupları tarafından sürekli telefonla aranmak suretiyle şahsına ya da ailesine zarar verileceğinden bahisle tehdit edilerek paraların tahsile çalışıldığı, mağdurun beyanına göre kendisine 7500 TL'lik borcu karşılığında 5000 TL bedelli bir senet imzala dığı, bu senedi de rızayla imzaladığını belirttiği, aldığı borçları faizle ödemediği, ne kadar borç aldıysa o kadarını ödediğini belirttiği anlaşılmıştır. 2. Dosya içeriğine ve okunan tape kayıtlarına göre, sanıklar ile mağdur arasında dosyaya yansıyan zamana yayılmış kumar borcu ve hukuki ilişkiye dayanan araç kiralama borcu bulunduğunun mağdur ve sanıklar tarafından da kabul edildiği, sanıkların mağduru telefonla arayarak tehdit etmelerinden ibaret eylemleri yönünden yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı bu hali ile sanıkların eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmış ise de 5237 sayılı Kanun’un 106/2. maddesi uyarınca tehdit suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, 67/4. maddesi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmekle suç tarihi itibariyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahallinde Mahkemesince değerlendirilmesi lüzumu hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabule göre de; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın atılı suçları örgüt kapsamında işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında hem 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uygulanması hem de adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesinin infazda karışıklığa sebebiyet vereceğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'na karşı alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama, sanıklar ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, sanık ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve sanık ... hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” ve 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında örgüt yöneticiliği suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçenin (A) bölümünün (2) numaralı bendinde açıklandığı üzere sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uygulandığı halde adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması sebebiyle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin dışında kalan diğer 58 . maddenin uygulandığı paragrafların çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Gerekçenin (B) bölümünün (3) numaralı bendinde açıklandığı üzere sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uygulandığı halde adli sicil kayıtlarında bulunan tekerrüre esas ilamların gösterilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması sebebiyle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği sanıklar ... ve ...'in katılan ...'e yönelik hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi dışında kalan diğer 58. maddenin uygulandığı paragrafların çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, E. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemleri 5271 sayılı Kanun'un 172. maddesine aykırılık nedeniyle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, F. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümler ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçenin (D ve E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemleri yağma suçlarının sübuta ermemesi nedeniyle yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/2898 Esas, 2022/2988 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Bozma sebepleri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'in tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alınarak başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal TAHLİYELERİNE, sanık ... hakkında verilen yakalama kararının KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2025 tarihinde karar verildi.