Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1886 E. , 2023/6466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2172 E., 2022/2908 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1886 E. , 2023/6466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2172 E., 2022/2908 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2020/389 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2172 Esas, 2022/2908 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 25 ve 27 nci maddeleri uyarınca meşru savunmaya ya da meşru savunmada sınırın aşılmasına, öldürme kastının olmadığına, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirime ilişkindir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanık ... müdafiine ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 24.11.2019 günü saat 02.20 sıralarında Isparta il merkezi 102. caddede kain ...... Hotel isimli iş yerinden çıkan maktul ..., inceleme dışı katılan sanıklar......, ve ......,'in aynı cadde üzerinde yürüyerek ilerlemeye başladıkları, yine aynı cadde üzerinde zıt yönde yürümekte olan katılan sanık ..., inceleme dışı katılan suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ...'le karşı karşıya geldikleri, birbirini olay öncesinde tanımayan ve aralarında husumet bulunmayan iki grup arasında belirlenemeyen bir sebepten ötürü başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, olayın başlangıç aşamasında olay yerinde olmayan ancak civardaki bir markette bulunan inceleme dışı katılan suça sürüklenen çocuk ...'in kavgayı görüp koşarak olay yerine geldiği ve kavgaya .....,......,la......, lehine müdahil olduğu, kavga sırasında, sanık ...'ın üzerinde bulunan bir bıçakla maktul ...'i sağ omzundan ve göğüs boşluğuna uzanarak akciğer tahribatına ve iç, dış kanamaya yol açacak biçimde sırt sol kürek kemiği altından öldürmek kastıyla yaraladığı, sanığın ve arkadaşlarının da basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Sanığın 22.11.2001 günü hastanede doğduğu saptandığı için 5271 sayılı Kanun'un 218 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince doğum tarihinin dava dosyasına münhasıran 22.11.2001 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. 2. Sanık savunmaları, katılanlar beyanları, inceleme dışı katılan sanıklar ve katılan suça sürüklenen çocuklar ve tanıkların beyanları, katılan sanık ...'ın, inceleme dışı katılan sanıklar ve katılan suça sürüklenen çocukların yaralanmasına ilişkin adlî muayene raporları, CD inceleme tutanakları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporları, Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği uzmanlık raporu, teşhis tutanakları, MERNİS doğrum formu, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 3. Maktul hakkında düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında, kişinin vücudunda sırtta sol kürek kemiği altında 1 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, bu yaranın akciğer yaralanmasına, iç ve dış kanamaya yol açtığından müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, trajesinin arkadan öne, hafif yukarıdan aşağı ve hafif sağdan sola olduğu, sağ omuz bölgesinde de 1 adet kesici delici alet yarası tanımlanmış olup bu yaranın müstakilen öldürücü nitelikte olmadığı, kişinin kesin ölüm sebebinin kesici delici alet yaralanmasına bağlı akciğer yaralanması ve gelişen iç kanama olduğu bildirilmiştir. 4. Maktul hakkında düzenlenen ....... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Adlî Tıp Bilirkişi Kurulunun 23.03.2020 tarihli raporu da otopsi tutanağını doğrulamaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebepleri yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı, maktulün vücudunda bulunan yaraların yeri ve niteliğine ve tüm dosya kapsamına göre, suç vasfının kasten öldürme olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Cumhuriyet savcısının mütalaasının sanık ... müdafiinin yüzüne karşı okunarak mütaalaya karşı diyeceklerinin sorulması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmadığına, mahkemenin meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinin dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Hastanede doğan sanığın yaş küçüklüğünden faydalanmak amacıyla nüfusta doğum tarihi 22.11.2001 iken Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/477 Esas sayılı dava dosyasında açtığı dava sonunda verilen yaş düzeltme kararı sonrasında doğum tarihinin 07.12.2001 olarak nüfusa tescil edildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Mahkeme dosyasındaki yargılama sürecinde bu durumun fark edilmesi üzerine mahkemece sanığın doğum kayıtlarına ilişkin hastane evrakının dosyaya getirtilerek, CMK'nin 218. maddesinde bildirilen yetki ve usul çerçevesinde doğum tarihinin 22.11.2001 olarak düzeltilmesine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 218 ... maddesinin ikinci fıkrası "Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir." şeklindeki düzenlemenin geçerliliğini karar tarihinde koruduğu sanığın resmi kurumda doğumu nedeniyle verilen doğum formu çerçevesinde, bu resmi belge baz alınıp öncelikle 6100 sayılı HMK 363. ve diğer maddeler uyarınca Kanun Yararına Temyiz yoluna başvurularak kesinleşmiş Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün maddi gerçeklik ve mevzuata uygun hale getirilmesi suretiyle CMK'nin 218. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği tashih kararının da kesinleşmiş başka bir kararla çelişmeyecek biçimde sanığın resmi belge ve maddi duruma uygun gerçek yaşının sadece münferit ceza davası için değil ve fakat hukuksal ve idari mevzuat açısından da doğru ve çelişki doğurmayacak biçimde tescil edilebilir hale gelmesinin sağlanması için bu sürecin bekletici mesele yapılmasından ve bir karara bağlanmasından sonra, sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2172 Esas, 2022/2908 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; Yargılamayı yapan Ağır Ceza mahkemesi sanığın yaşını düzeltmek suretiyle karar vermiştir. Dairemizin sayın çoğunluğu ise sanığın yaşı ile ilgili daha önce Asliye Hukuk mahkemesince de karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesi nedeniyle öncelikle bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilerek ve bu husus bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyorum. Şöyle ki, Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Ceza muhakemesi kanununda suç işlendiğinin haber alınmasından hemen sonra başlayan Ceza muhakemesi işlemleri hüküm verilinceye kadar olan aşamada mümkün olan en kısa sürede sonuca ulaşmayı amaçlamıştır. Bu amaçla gerek soruşturma makamlarına ve gerekse kovuşturma aşamasında mahkemelere bazı yetkiler verilmiştir. Yaşa ilişkin tespitlerde normal şartlarda hukuk mahkemeleri görevli olmasına rağmen ceza yargılamasının bir an önce nihayete ermesi için mağdur veya sanıklarla ilgili yaş düzeltme görevi münhasıran ceza mahkemelerine verilmiştir. Diğer bir anlatımla ceza davası görüldüğü sırada hukuk mahkemelerince yaş düzeltmesi yapılamayacağı gibi verilmiş olan kararlar kesinleşmiş olsa bile ceza mahkemelerini bağlamayacaktır. Ceza mahkemesince serbest ve vicdani delil sistemine göre gerekli araştırmalar yapılıp ve özel yasasında belirtilen usule riayet edilerek yaş tespiti yapılmalı ve buna göre hüküm tesis edilmelidir. Ceza Genel Kurulumuzun değişik tarihlerde verdiği aynı yöndeki kararlarda bu yönde olup uygulama da bu doğrultuda yerleşmiş iken sayın çoğunluğun bozma kararı yerleşik uygulamayı ters yüz edecek Ceza Genel Kurulu kararlarının uygulanmasını etkisiz hale getirecek CMK'nın amacına ve ruhuna aykırılık oluşturacak ve ceza yargılamalarının gereksiz yere uzamasına sebebiyet verecek mahiyette olduğundan bu karara muhalefet edilmesi zarureti doğmuştur. Ceza Genel Kurulumuzun 30.01.2020 tarih, 14-73/40 sayılı kararı olayımız ile birebir aynıdır. Bu kararda açıkça "Delil serbestliği ilkesi doğrultusunda maddi gerçeği tüm yönleriyle araştıran ve CMK'nın 218/2 nci maddesinin amir hükmü uyarınca gerçek yaşı usulüne uygun olarak belirleyen ceza mahkemesinin yaş tespitine ilişkin olarak hukuk mahkemesinin eksik araştırmaya dayalı kararıyla bağlı bulunmadığı kabul edilmelidir." belirtildiği yine 18.04.2000 5-74/79 sayılı kararda da Ceza mahkemesinin daha önce hukuk mahkemesince verilip kesinleşen yaş düzeltme kararı ile bağlı olmadığı, gerçek yaşın tespitine ilişkin araştırma yapabileceği ve buna ilişkin karar verilebileceğine işaret edilmiş olup somut olayımızda da her ne kadar sanık hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş konusunda bir karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise de Ceza mahkemesinde bu konunun aksine iddia ortaya atılması üzerine mahkemenin konuyu araştırdığı ve sanığın doğum kaydına ulaştığı, hukuk mahkemesinin eksik araştırma ile karar verdiğinin anlaşıldığı, sanığın yaşı ile ilgili maddi gerçeğin kesin olarak tespit edilmesi nedeniyle ve CMK'nın 218/2 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden ceza yargılamasına özgü olarak yaş düzeltilmesi yapılıp sonucuna göre hüküm tesis edildiği, uygulamanın tamamen doğru olduğu, kesinleşen hukuk mahkemesi kararının ortadan kaldırılması için işletilmesi gereken yasal yollara her zaman başvurulmasının mümkün olduğu, Ceza mahkemesinin maddi gerçeği tespit ettikten sonra buna göre karar vermesinde zorunluluk bulunduğu hukuk mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasını beklemesinin gerekmeyeceği, dosyanın tutuklu olduğu, bu nedenle bir gecikmenin kabul edilemeyeceği, Dairenin ilgili makama bu konuda kararla birlikte ihbarda bulunmasının yeterli olduğu ve kararın onanması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.