İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/2400 Karar: 2024/5957 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2400 K.2024/5957

1. Ceza Dairesi 2023/2400 E. , 2024/5957 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2022/207 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kanun yararın

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/2400 E. , 2024/5957 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2022/207 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kanun yararın

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/2400 E. , 2024/5957 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2022/207 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine verilen hükmün; yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararlar yönünden inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesinde yer alan Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin düzenlenme uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2012/270 Esas, 2013/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2012/270 Esas, 2013/109 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.04.2017 tarihli ve 94660652-105-73-13317-2016-Kyb sayılı yazılı istemi ile Yargıtay Cumhuiryet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2017/1901 Esas, 2020/270 Karar sayılı ilâmı ile özetle ''...sanığın eylemi sonucu, maktülde meydana gelen yaralanmanın TCK'nin 86/1 ya da 86/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı yönünde rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi, raporun 86/2. maddesi kapsamında kalması durumunda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 22. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen taksirle ölüme neden olma suçunu, raporun 86/1. maddesi kapsamında kalması durumunda ise aynı Kanun'un 23. maddesi delaletiyle 87/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu hüküm kurulması...'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2020/165 Esas, 2022/207 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesinin 2. cümlesi, 62/1 ve 53/1. maddelerine göre 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle; lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; davanın mükerrer olduğuna, aleyhe bozma yasağının uygulanması ve hükmün bozulması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay günü olan 04.10.2011 tarihinde sanığın maktule yumrukla vurduğu ve maktulü iteklediği bunun üzerine maktulün kafasını sıraya çarparak yere düştüğü, 11.10.2011 tarihinde ise evinde ölü olarak bulunduğu, Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi sonucunda düzenlenen 1. İhtisas Dairesinin 13.06.2012 tarihli raporunda maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı gelişen meningoensefalit ve komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, 04.10.2011 tarihinde maruz kaldığı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği, kanun yararına bozma ilamına uygun olarak alınan 09.07.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da "04.11.2011 tarihinde meydana gelen kafa travması nedeniyle oluşan meningoensefalit (beyin dokusu ve beyin zarı iltihabı) tablosunun; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı" tespit edildiği anlaşılmakla; dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle maktulün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, gerçekleştirilen kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e maddeleri kapsamında bulunduğu ve bunun sonucunda da ölümün meydana gelmesi neticesinde sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu işlediği anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık hakkında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2021 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, iddianamede ...'in ölümüne ilişkin hiç bir anlatım bulunmadığı, müşteki sıfatıyla yaralama suçunun anlatıldığı, yapılan yargılama sonucunda Şırnak Sulh Ceza Mahkemesinin 17.01.2012 tarihli ve 2011/236 Esas, 2012/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 86/2, 3-c, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için yapılan ihbar üzere Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.06.2022 tarihli yazısı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen hüküm niteliğinde bulunmadığından kanun yararına bozma yoluna gidilmediği bildirildiği, daha sonra ...'in 11.10.2012 tarihinde ölmesi üzerine Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, CMK'nin 225/1. maddesi uyarınca iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmasının zorunlu olduğu, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması ve davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yapılması, açılmayan davadan hüküm kurulması mümkün olmadığından dolayısıyla düzenlenen her iki iddianamedeki suçların aynı olmadığı anlaşıldığından mükerrir davanın söz konusu olmadığı, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı ve itiraza tabi kararlardan olması nedeniyle kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı, anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinde yer alan; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme gereği kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2020/165 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi gereğince 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ödenmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla