İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/2578 Karar: 2023/2227 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2578 K.2023/2227

1. Ceza Dairesi 2023/2578 E. , 2023/2227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/2578 E. , 2023/2227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/2578 E. , 2023/2227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/147 Esas - 2019/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1159 Esas, 2019/1788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. 4. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505 Karar sayılı bozma ilamına direnilerek, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca sanığın 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz sebebi haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza tayinine ilişkindir. B. Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığına ilişkindir. C. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suç vasfına, öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığına, meşru savunmaya ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü saat 17.00 sıralarında çalışmış olduğu işyerinin servis aracından inen katılan ... ile aynı durakta dolmuştan inen sanığın karşılaştığı, sanığın iddiasına göre kız kardeşi olan ...'e olay tarihinden önce katılanın cinsel istismarda bulunduğu ve aralarındaki önceye dayalı bu husumetin de etkisiyle yerden aldığı sopa ile katılanın kafasına vurduğu, katılanın yere düşmesi üzerine kavganın sona erdiği anlaşılmıştır. 2. Katılan hakkında Büyükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.06.2015 tarihli raporda; meydana gelen yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 3. Katılan için Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan yeniden adlî rapor alındığı, 14.06.2017 tarihli raporda; katılanın suç tarihinde beyin kanamasına ve kafa kemiklerinde kırığa neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sol kulaktaki işitme kaybının organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 4. Sanık hakkında düzenlenen Büyükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 30.12.2015 tarihli rapora göre sanığın sol el 3. parmağında 0.5 cm'lik kesi mevcut olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Katılan vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza tayinine, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, sanık müdafiinin suç vasfına, öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığına, meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden; “İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın savunmasıyla örtüşen sol el parmağında bulunan kesi dikkate alındığında, sanık ve katılanın olay öncesine dayanan aralarındaki husumet sebebiyle olay günü karşılaştıkları ve kavgaya başladıkları, bu sırada sanığın el parmağından yaralandığı, olay yerinde bulduğu sopa ile katılanın hayati önemdeki kafa bölgesine birden fazla kez vurduğunun anlaşıldığı, katılanda oluşan yaralanmanın ağırlığı, suçta kullanılan elverişli araç hedef alınan vücut bölgesi ile aradaki husumet birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediği bu nedenle sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR 1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı direnme kararı yerinde görüldüğünden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/2220 Esas, 2022/6505 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/542 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanığın yetişkin olan kız kardeşi ile katılanın daha önce arkadaşlık yaptıkları ancak sonradan ayrıldıkları, sanığın bu ilişkide kız kardeşinin kandırıldığını düşündüğü ve katılanı tehdit etmeye başladığı, kız kardeşinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada şikayetçinin yetişkin olması ve ilişkinin rızaya dayalı olması nedeniyle KYOK verildiği ancak sanığın katılana husumet duymaya devam ettiği ve suça konu olaydan önce katılanı darp ettiği ve katılanın şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı olay günü ise katılanın iş dönüşü indiği yerde akrabaları ile katılanı beklediği, katılanı görünce sopa ile saldırarak öldürmeye teşebbüs ettiği olayda Sayın çoğunluk sanık lehine haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmasına ilişkin kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; katılanın sanığın kız kardeşine yönelik suç teşkil eden bir fiili yoktur. 20 yaşın üzerinde olan kardeşinin kendi rızası ile katılanla arkadaşlık yapması ve ilişkiye girmesinde katılana atfedilecek bir kusur bulunmadığı gibi adli mercilerce de tespit edilen bir suç bulunmamakta olup buna rağmen sanığın bundan dolayı katılanı darp ettiği ve tehdit ettiği, bu yüzden katılanın sanıktan korktuğu sanığın bununla yetinmeyerek olay günü katılanı öldürmeye karar verdiği ve akrabaları ile olay yerine giderek katılanı beklemeye başladığı, sanığın iddia ettiği gibi katılanın kendisine bıçakla saldırdığı hususunun gerçeği yansıtmadığı, yine sanığın yanında bulunan tanıkların akrabaları olması ve katılanın beyanlarına göre suça iştirak ettikleri iddia edildiğinden beyanlarına itibar edilemeyeceği, savunmanın aksine katılanın sopalı olan ve kalabalık olan bu grubu görünce önceki olayların da etkisi ile onları görür görmez kaçmak istediği, sanığın bu yöndeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığından itibar edilmeyip bir kısım beyanlarına ise aksi kanıtlanamadığından itibar edilmesi çelişki olup, gerekçeli kararda haksız tahrike ilişkin tüm savunmalar birer birer çürütüldükten sonra hangi davranışın haksız tahrik oluşturduğu açıklanmaksızın "savunmanın aksi kanıtlanamadığından" denilerek TCK'nin 29. maddesinin uygulanması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında olayda katılandan kaynaklanan bir haksız davranış bulunmadığından haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim yapılmaması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 24.05.2023

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla