İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/3218 Karar: 2023/5165 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3218 K.2023/5165

1. Ceza Dairesi 2023/3218 E. , 2023/5165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/2149 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/3218 E. , 2023/5165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/2149 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/3218 E. , 2023/5165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/505 E., 2022/2149 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2020 tarihli ve 2020/166 Esas, 2020/595 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/505 Esas, 2022/2149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, sanık müdafiilerinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.03.2023 tarihinde tanzim olunan ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ..., müştekiler ... (1944) ve ... vekilinin temyiz sebepleri; suç tasarlanarak işlendiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, haksız tahrik şartlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Sanık ...'nin temyiz sebepleri; ceza miktarına, haksız tahrik indirim oranına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının varlığına, beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Maktul ... ile sanık ...'in aile fertleri arasında arazi anlaşmazlığından dolayı önceye dayalı husumet mevcut olduğu, olay günü sanığın arkadaşı olan tanık ... ile birlikte hayvan otlattığı sırada maktulün kardeşi ... ile karşılaştığı, ...'ın kendilerine ait merada hayvan otlatmamaları yönünde uyarıda bulunmasının ardından aralarında tartışma başladığı, sanığın sesleri duyup gelen maktule yanında bulunan av tüfeği ile 2 el ateş ederek otopsi raporuna göre av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı kaburga kemik kırıklarıyla beraber iç organ ve büyük damar yaralanması nedeniyle yaşamını yitirmesine neden olduğu, ilk haksız eylemin karşı taraftan kaynaklandığı belirlenmekle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları, katılanların ve tanıkların aşamalarda istikrarlı beyanları, olay yeri inceleme raporu, basit krokisi ve fotoğrafları, ölü muayenesi ve otopsi raporu, güncel nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanlar ..., ..., ..., ... ,..., ... Vekilinin Temyiz Sebepleri: 1.Haksız tahrik Şartlarının Oluşmadığına İlişkin: Sanık ve maktulün aileleri arasında arazi meselesi nedeniyle süregelen husumet bulunduğunun sanık savunmaları, tanık ve katılan beyanlarından anlaşılması karşısında taraflar arasında devam eden ve sonuçlanan dava dosyalarının onaylı bir suretlerinin dosya arasına alınarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabul ve uygulamaya göre; Olayın görgü tanığı ...'in anlatımları dikkate alındığında, sanık ile maktul ...'nın kardeşi ...'ın tartışıp, karşılıklı küfür ettikleri sırada maktulün olay yerine geldiği, her ne kadar ilk haksız hareketin karşı taraftan kaynaklandığından ve uzmanlık raporuna göre sanığın gömleğinde kendi kanının tespit edilmesinin taraflar arasında arbede oluştuğunu kanıtladığından bahisle sanık lehine tahrik indirimi yapılmış ise de; sanığın suç tarihinden üç gün sonra kolluk kuvvetlerine teslim olması, teslim olmadan evvel ikametine gitmesi, tanık Hanım'ın ifadelerinde sanıkta yara izi veya kıyafetlerinde kan lekesinin olmadığını belirtmesi karşısında; ilk haksızlığın maktulden kaynaklanmadığı anlaşılmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Delillerin Hatalı Değerlendirildiğine, Suç Vasfının Hatalı Belirlendiğine İlişkin: İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Maktul ...'in anne ve babası olan ... ve ...'in (1944 doğumlu) bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5237 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, katılma taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmek suretiyle usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanık ...'nin Temyiz Sebepleri Yönünden; Eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma, yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmektedir. Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen "sınırın aşılması" söz konusu olmakla somut olayda sanık lehine meşru savunma veya sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde (A-1) ve (A-3) bölümlerinde açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve haksız tahrik yönünden katılanlar vekilinin temyiz istemleri kısmen yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.12.2022 Tarihli ve 2021/505 Esas, 2022/2149 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, bozma ilamının içeriği ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla