İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/3556 Karar: 2024/5647 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3556 K.2024/5647

1. Ceza Dairesi 2023/3556 E. , 2024/5647 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2362 E., 2023/73 K. MAKTUL : ... KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/3556 E. , 2024/5647 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2362 E., 2023/73 K. MAKTUL : ... KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/3556 E. , 2024/5647 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2362 E., 2023/73 K. MAKTUL : ... KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/2362 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre ...li olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının isabetli şekilde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edilmediği, sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya veya daha az ceza almaya yönelik çelişkili savunmalarının diğer deliller ile desteklenmemesi nedeniyle somut olayda maktulden kaynaklanan haksız bir saldırı veya hareket bulunmadığından sanık lehine meşru savunma, sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bütün kararlarda olduğu gibi takdirî indirim nedeninin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olması gerektiği ve gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine ve ilgili kanun hükümlerine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında şüphe bulunmadığı, kurulan hükümde takdirî indirim nedeninin uygulanmamasının, hukuk kurallarını zedeleyen, Kanun'un maksat ve amacına aykırı düşen, vicdanları rahatsız eden bir yanının olup olmadığı, diğer bir anlatımla takdirî indirim nedeninin uygulanmama sebebinin ‘makul’ ve ‘makbul’ olup olmadığı yürürlükteki mevzuat hükmüne göre irdelenmeli, akabinde ise takdirî indirim nedeninin uygulanmama sebebinin, kanunî bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı saptanmalıdır. Yerel Mahkemece suçun işleniş biçimi, sanığın sabıkalı geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlık gözlemlenmeyen davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi nedenler gerekçe gösterilerek sanık hakkında takdiri indirimi hükmü uygulanmamış ise de yasal olmayan bu gerekçe dosya kapsamı ile de uyum göstermemektedir. Öncelikle "suçun işleniş biçimi" 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde belirtilen gerekçeler arasında olmayıp, anılan Kanun'un 61/1. maddesinde temel cezanın tayini ile ilgilidir. Temel ceza olarak ömür boyu hapis cezası ile mahkum edilen sanık hakkında mükerrer değerlendirme yasağını çiğneyecek biçimde aynı gerekçe gösterilerek takdiri indirim hükmünün uygulanmaması yasal değildir. Sanık mahkeme huzurundaki savunmasında "bu şekilde bir olayın yaşanmış olması nedeniyle üzgün olmakla birlikte benim herhangi bir eylemim olmadığı için pişman değilim" demiştir. Mahkemece bu beyanın sanığın suçu işlemediğine ilişkin savunması kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde yer alan ve mahkemece gerekçe gösterilen "cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri" ise sanık hakkında takdiri indirim hükmü uygulanırken gösterilmesi gereken gerekçedir. Bu gerekçenin takdiri indirim hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken kullanılması yasal olmamıştır. Nitekim dosya kapsamına göre 20 yaşında olan sanığa, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gerekçesiyle takdiri indirim hükmü uygulanmaması dosya kapsamı ile de uyumlu değildir. Dosya kapsamındaki adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanık hakkında "sanığın sabıkalı geçmişi" dikkate alınarak takdiri indirim hükmü uygulanmaması da dosya içeriği ile çelişmektedir. Sabıkasızlık kaydı sanığa duruşmada okunmuş ve sanık bu kaydın doğru olduğunu belirtmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında ...siz ve yasal olmayan gerekçe ile dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta takdiri indirim hükümlerine ilişkin açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/2362 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Sayın Üyeler ... ve ...'in takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve kararın onanması gerektiğine ilişkin karşı oyları, Sayın Üyeler ... ve ...'ın haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: İncelenen davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yolundadır. Mevcut davada gece devam eden içkili ortamda maktulün kız arkadaşı ile samimi olarak oturması ve buna itiraz eden sanığın karşı çıkışı söz konusu olmuştur. Sanık maktulün tanık ... ile samimi oturuşuna karşı çıktığı gibi masadan kalkarak içeri giden sanığın ardından tanık ...'ya da rahatsız edici sözler söylemiş ve bunun üzerine gelen sanıkla tartışmıştır. ...'nın beyanları bu konuda son derece açıktır. Kaldı ki maktulün dışında hiç kimse ...'nın ahlaksız bir biçimde oturduğunu söylememektedir. İşte bu nedenlerle sanık ve maktul tartışmışlardır. Dolayısıyla maktulün sadece sanığın kız arkadaşına yönelik bir söylemi tahrik nedeni olmayıp sanığa yönelikte düzgün oturmaları yönündeki ikazı ve ...'nın baygınlık geçirecek düzeyde maktulle tartışması sonucu içeriden gelen sanığın maktul ile tartışması da sanık lehine TCK'nin 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahriki gerektirir. Öte yandan mahkeme sanık hakkında TCK'nin 62 nci maddesi hükümlerini uygulamaz iken suçun işleniş biçimini sanığın sosyal ilişkilerini kriter olarak koymuştur. Bu kriterlerden biri TCK'nin 61 inci maddenin kriteridir. Keza cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri yine TCK'nin 62 nci maddenin uygulanma gerekçesi olabilirse de uygulanmama gerekçesi değildir. Tüm bu nedenlerle sanık hakkında TCK'nin 29 uncu madde değerlendirmesi yapmaksızın ve TCK'nin 62 nci maddeyi hatalı gerekçe ile uygulanmaksızın verilen kararda TCK'nin 62. maddesinin hatalı gerekçe ile uygulanmasına ilişkin bozmanın yanı sıra temyize konu kararın TCK'nin 29. maddesi değerlendirmesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle de bozulması gerekirken sadece takdiri indirime ilişkin gerekçeyle bozma kararı verilmesine iştirak etmiyoruz. 03.10.2024 KARŞI OY: Sanık ... 20, sevgilisi ... 15 yaşında olup ...'nın annesi ... ve erkek kardeşi ile birlikte bulundukları sırada ...'i telefonla arayan arkadaşı ...in bir yerde oturup alkol içme davetinde bulunduğu, bunun üzerine ... kızı ... ve sevgilisi... ve küçük oğlu ile beraber ...in evine gittikleri alkollü bir ortamda yemek yedikleri sırada ...in daveti üzerine olay yerine arkadaşları... ...ve maktul ...’ın da geldiği hep birlikte alkol alırlarken... ve ...'nın birbirlerine sarılıp kucaklaşmaya başladıklarını gören ...'in herkesin bulunduğu bu ortamda böyle bir şey yapmamalarını söyleyerek...'yi uyardığı buna sinirlenen... ve ... arasında tartışma çıktığı ancak karşılıklı fiili müdahale olmadığı bu sırada...'nin lavaboya gittiği maktul ... da ortalık gerginleşince ortamdan ayrılmak için ayağa kalktığı, dışarı çıkacağı esnada alkollü olan ...’in maktul ...'a hitaben "Sen bize karışamazsın sarılırız da başka şeyler yaparız da o ....çocuğu" diyerek küfür ettiği ve alkollü olmanın etkisiyle kendiliğinden bayıldığı bu sırada lavabodan çıkan ve sevgilisi ...'nın bayıldığını gören...nin oradan bulduğu bir bıçakla ...'ı 3 kez bıçaklamak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği dosya kapsamın İlk Derece Mahkemesi ve Bam Ceza Dairesi kararı ile sabit olan olayda; Olayın işleniş şekli ve sebebi (Ölüm olayına neden olan hadisenin gerçekleşme nedeni), sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonra ve yargılama aşamasında mahkemede pişmanlık göstermeyen davranışları (sanığın yargılamada, bu suçu işlemedim pişman değilim şeklindeki sözleri) gerekçe gösterilerek yerel mahkemece hüküm kurulurken takdiri indirim maddesi olan Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesini taktiren uygulamaması yasal ve ...li gerekçeyi içermekte olup yüz yüzelik ilkesine aykırı bir şekilde yerel mahkemenin bu maddeyi uygulamama yönündeki takdirini kaldıran Dairemizin çoğunluk görüşüne TCK'nin 62. maddenin sanık hakkında uygulanmaması gerektiği kanaatiyle katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla