İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/6459 Karar: 2023/5342 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/6459 K.2023/5342

1. Ceza Dairesi 2023/6459 E. , 2023/5342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/226 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Teşekkül halinde uyuşturucu maddelerden esrar, eroin ve kokain ticareti yapmak suçundan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahk

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/6459 E. , 2023/5342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/226 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Teşekkül halinde uyuşturucu maddelerden esrar, eroin ve kokain ticareti yapmak suçundan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahk

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/6459 E. , 2023/5342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/226 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Teşekkül halinde uyuşturucu maddelerden esrar, eroin ve kokain ticareti yapmak suçundan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2006 tarihli ve 2004/303 Esas, 2006/205 Karar sayılı kararıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'a göre infazı sırasında, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı kararı ile 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince 10.01.2014 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesini müteakip, yerine getirme tarihi olan 09.04.2019 tarihinden önce denetim süresi içinde 11.08.2017, 27.01.2018 ve 10.02.2018 tarihlerinde işlemiş olduğu ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma ve nitelikli yağma suçlarından dolayı 10 ay, 2 yıl ve 5 yıl hapis cezalarına mahkûm edilmesi sebebiyle koşullu salıverilmesinin geri alınmasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile hükümlü hakkında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, denetim süresinde ikinci suçun işlendiği 11.08.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 07.04.2019 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 06.01.2021 tarihli ve 2020/2322 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, İnfaz Hâkimliğince infazdaki kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden hareketle dosyanın yeniden ele alınması sonucunda, hükümlünün koşullu salıverilmesinden sonra lehine yapılan koşullu salıverilme oranlarındaki değişikliklerin dikkate alınarak yeniden koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiğinden bahisle hükümlünün denetim süresinin 2 yıl 3 gün olarak tespiti ile denetim süresinin sonunun 13.01.2016 olduğu ve hükümlü tarafından koşullu salıverildikten sonra işlenen suçların bu süreden sonra olduğu gerekçesiyle İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 06.01.2021 tarihli ve 2020/2322 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 01.03.2021 tarihli ve 2020/2322 Esas, 2021/181 Karar sayılı ek kararına yönelik infaz savcısı tarafından yapılan itirazın reddine dair merci İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/226 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-2329-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/68567 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/68567 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 01.03.2021 tarihli ek kararı ile hükümlü tarafından işlenen suçların denetim süresi içerisinde işlenmemesi sebebiyle yasal şartların oluşmadığından bahisle koşullu salıverilme kararının geri alınmasına yer olmadığına dair karar vermiş ise de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli, 2018/2219 Esas, 2018/5254 Karar sayılı ilamında "Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğundan, somut olayda 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre değil 765 sayılı TCK'nin 17 nci maddesi hükümlerine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu,..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Hükümlü hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2006 tarihli ve 2004/303 Esas, 2006/205 Karar sayılı kararıyla 8 yıl 9 ay hapis hapis cezasına hükmedildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Kanun'un 19 ve ek 2 nci madde hükümleri dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 23.01.2014 tarihli ve 2013/7-10222 sayılı müddetnamede hakederek tahliye tarihinin 09.04.2019, koşullu salıverilme tarihinin ise 24.11.2014 olarak tespit edilmesi sonrasında, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı kararı ile 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince 10.01.2014 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverildiği, Hükümlünün koşullu salıverildiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasında (denetim süresi içerisinde) 11.08.2017, 27.01.2018 ve 10.02.2018 tarihlerinde işlemiş olduğu ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ve nitelikli yağma suçlarından dolayı 10 ay, 2 yıl ve 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırıldığı, Koşullu salıverilme ile ilgili mevzuat incelendiğinde; Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un "Şartla Salıverilme" başlıklı 19 ncu maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik fıkra: 11.03.1986 - 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½'ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler.", Aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinde "Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10 ve 11 ... maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19 uncu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır.", 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik fıkra: 07.12.1988 - 3506/1 md.) şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz." şeklinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Koşullu Salıverme" başlıklı 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14.4.2020-7242/48 md.) Ancak, Türk Ceza Kanunu'nun; a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,... cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler...", 6 ncı fıkrasında, "(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde, Anılan Kanun'un aynı maddesinin 12 ve 13 üncü fıkralarında ise, "(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b)(Değişik:25.5.2005-5351/8md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir..." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Bu haliyle, hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın (1/2 ayda 6 gün) 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin (denetim süresinin) alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu gözetildiğinde, bihakkın tahliye tarihine kadar infaz süreci devam eden hükümlünün bihakkın tahliye tarihinden önce kasıtlı suçlardan hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, denetim süresi içerisinde suç işleyen hükümlünün, aynen infazı gereken süre açısından 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 12 ve 13 üncü fıkralarında yer alan düzenlemeler kapsamında lehe değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 22.10.2004 tarihinde işlemiş olduğu teşekkül oluşturmak suretiyle uyuşturucu madde eroin ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine karar verilen ve hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2014 tarihli ve 2013/7-10222 sayılı müddetnamesine göre, 8 yıl 9 ay hapis cezasının infazı amacıyla, 23.04.2013 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, cezasından 647 sayılı Kanun'un 19 ve ek 2 nci madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle koşullu salıverilme tarihinin 10.01.2014, bihakkın tahliye tarihinin ise 09.04.2019 olarak belirlendiği, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı kararıyla 10.01.2014 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verildiği, hükümlünün koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihi olan 09.04.2019 tarihinden önce denetim süresi içerisinde 11.08.2017 tarihinde işlediği ruhsatsız tabanca taşımak suçundan 10 ay hapis, 27.01.2018 tarihinde işlediği ruhsatsız tabanca taşımak suçundan 2 yıl hapis, 10.02.2018 tarihinde işlediği yağma suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmıştır. 3. Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi ve koşullu salıverilme kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında koşullu salıverilme süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan işlediği birden fazla kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, işlediği ikinci suçun ceza miktarıda dikkate alınarak ikinci suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infaz kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 647 sayılı Kanun ve 5275 sayılı Kanun hükümleri karma uygulanmak suretiyle işlediği suçların denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle, koşullu salıverilme kararının geri alınması ve aynen infaza ilişkin daha önce verilen 06.01.2021 tarihli, 2020/2322 Esas ve 2021/181 Karar sayılı kararın kaldırılmasına ilişkin İnfaz Hakimliğinin 01.03.2021 tarihli ek kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz mercince verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2021 tarihli ve 2021/226 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla