Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/6518 E. , 2024/5010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2022/669 K. SUÇLAR : Azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, zincirleme şekilde tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma. SUÇ TARİHLERİ : 06.05.2004, 04
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/6518 E. , 2024/5010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/191 E., 2022/669 K. SUÇLAR : Azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, zincirleme şekilde tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma. SUÇ TARİHLERİ : 06.05.2004, 04.10.2004, 2004 yılı Kasım ayı HÜKÜMLER : Mâhkumiyet, beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İTİRAZA KONU KARAR: Onama, bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/3145 Esas, 2023/4440 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.07.2023 tarihli ve KD-2023/7616 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu ; "Yüksek Dairenizce yağma ve yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan yeni hükümlerin yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı, yağma suçları yerine tehdit suçlarından hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, ancak aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığı eleştirisi ile hükümlerin onanmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak ise doğrudan eski hükmün onaylanmasına ilişkin hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; eleştiriye konu hususların suç vasfına yönelik olması itibarıyla bozmaya konu edilebileceği bu aşamada uyuşmazlık dışı olmakla birlikte mahkemenin yağma ve yağmaya teşebbüs suçuna ilişkin kanıtlanan eylemlerin tehdit suçunu oluşturduğuna ilişkin kabulünün oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, ancak bu suçlara ilişkin suç tarihinin 2004 yılı olması karşısında, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanık ...’in kanıtlanan bu eylemlerine uyan 765 sayılı Kanunun 308/2, 59/2; 179/2,179/3,59/2. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 150/1. maddesi delaletiyle 106/2-a-c-d, 62/1; 109/2,109/ 3-b, 62/1 maddeleri; sanıklar ..., ... ve ...’nun ise 765 sayılı TCK’nın 179/2,179/3,59/2. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 109/2,109/3-b, 62/1 maddeleri uyarınca uygulama yapılıp,denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek,uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Yüksek Dairenizce, sanık ...’in 06.05.2004 tarihinde mağdur ...’na yönelik azmettiren sıfatıyla kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında 06.05.2004 tarihinde mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılamanın yenilenmesi sonucu ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı “5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinde sınırlı şekilde sayılan hallere ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, yeni olay veya yeni delil olarak kabul edilebilecek nitelikte somut olgunun bulunmadığı, ileri sürülen hususların ilk kez ortaya çıkan delil niteliğinde olmadığı halde ilk kabuldeki gerekçelerde bazı hatalar bulunduğu, katılanın beyanlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle ve dosyada mevcut olup daha önce değerlendirilmiş olan delillerin bu defa hükümlüler lehine değerlendirildiği anlaşılmakla, İstanbul (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2000/180 Esas, 2013/13 Karar sayılı ilamıyla verilen önceki hükümlerin onaylanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, hükümlerin iptali ile yeniden hükümler kurulması,” hukuka aykırı görülerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın yapılan incelemesinde, yargılamanın yenilenmesi koşullarınım oluştuğu, zaten, Yüksek Dairenizin 13.01.2022 tarih ve 2021/10587 esas, 2022/211 sayılı ilamı ile; “...yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüne karar verilerek duruşma açıldığı halde, 5271 sayılı Kanunun 319. maddesi uyarınca ileri sürülen deliller toplanıp, bu delillerin hükme esas alınıp alınmayacağının belirlenip, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu aynı Kanunun 323. maddesi uyarınca önceki hükümlerin onaylanmasına veya hükümlerin iptali ile davalar hakkında yeniden hükümler kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde dosya üzerinden yargılamanın yenilenmesi istemlerinin esassız olması nedeniyle reddine karar verilmesi," hukuka aykırı görülerek, ilk derece mahkemesi kararının,5271 sayılı Kanunun 319. maddesi uyarınca ileri sürülen deliller toplanıp, bu delillerin hükme esas alınıp alınmayacağı gerekçesiyle bozmaya konu edilmiş, açıklanan nedenlerle verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıntıları yerel mahkeme gerekçesinde de vurgulandığı gibi, katılanın olay anlatımına ilişkin beyanlarının çeliştiği,olaydan yaklaşık 1 yıl sonra kollukta yaptırılan 16.03.2005 tarihli teşhis tutanağında sanık ...'ı olayda silahı kullanana çok benzeyen şahıs olarak, itiraz dışı ...yı ise otoyu kullanana benzeyen şahıs olarak teşhis ettiği, olaydan hemen sonra alınan ifadelerinde, aracın içerisinde bulunan şoförü görmediğini, silah sıkan şahsı görse tanıyamayacağını beyan etmesine rağmen, olaydan yaklaşık 1 yıl sonra 16.03.2005 tarihinde yaptırılan teşhis tutanağında ...yı “şoför”olarak, ...'ı "kendisine ateş eden şahsa çok benzeyen şahıs olarak" teşhis ettiği, verilen eşgal bilgilerinin de sanık ile örtüşmediği, katılanın saldırı anında aracı kullanan şahıs olarak teşhis ettiği ...nın da aracı kullanan şahıs olmadığının tespit edilmesi üzerine bu sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi sonucu Yargıtay tarafından bozulmasına karar verildiği, tape kayıtlarının ise net bir kanaat oluşturmadığı, olayda kullanılan araca ilişkin olarak da herhangi bir rapor alınmadığının anlaşılması karşısında, oluşan sonuca göre eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine dair yeterli delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.06.2023 tarihli 2023/3145 Esas 2023/440 Karar sayılı sanık ... hakkında 04.10.2004 ve Kasım-2004 tarihli,mağdur ...’ya yönelik azmettiren sıfatıyla zincirleme şekilde tehdit; sanıklar ..., ...,... ve ... hakkında Kasım-2004 tarihli, mağdur ...’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin onanması, sanık ...’in 06.05.2004 tarihinde mağdur ...’na yönelik azmettiren sıfatıyla kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında 06.05.2004 tarihinde mağdur ...’na yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılamanın yenilenmesi sonucu verilen beraatlerine ilişkin hükümlerin bozulması, kararlarının kaldırılması, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli 2022/191 Esas 2022/669 Karar sayılı; sanık ...’in 04.10.2004 ve Kasım-2004 tarihinde mağdur ...’ya yönelik azmettiren sıfatıyla zincirleme şekilde tehdit; sanıklar ..., ..., ... ve ...’nun mağdur ...’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin bozulması; sanık ...’in 06.05.2004 tarihinde mağdur ...’na yönelik azmettiren sıfatıyla kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında 06.05.2004 tarihinde mağdur ...’na yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılamanın yenilenmesi sonucu verilen beraat hükümlerinin onanması" gerekçesine ilişkindir. II. GEREKÇE 1)Hükümlü ... hakkında yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonrası mağdur ...'ya yönelik zincirleme şekilde tehdit suçundan kurulan mâhkumiyet hükmü yönünden ; yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmadığı halde yeni delil gerekçesi ile suç vasfının değiştirilmesi suretiyle kurulan mâhkumiyet hükmüne ilişkin aleyhe temyiz istemi bulunmadığından, bu husus eleştiri nedeni yapılmakla yetinilmiştir. 2) Hükümlüler ..., ..., ... ve ... hakkında 2004 yılı Kasım ayında mağdur ...’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mâhkumiyet hükümleri yönünden ; yargılamanın yenilenmesi istemlerinin kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonrası 5271 sayılı Kanun'un 323/3. maddesi uyarınca İstanbul (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2000/180 Esas, 2013/13 Karar sayılı ilamıyla kurulan önceki mâhkumiyet hükümlerin onaylanmasına dair kararlarda isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerin onanmasına ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olması, 3)Hükümlü ... hakkında mağdur ...’na yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve hükümlü ... hakkında mağdur ...’na yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde sınırlı şekilde sayılan hallere ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, yeni olay veya yeni delil olarak kabul edilebilecek nitelikte somut olgunun bulunmadığı, ileri sürülen hususların ilk kez ortaya çıkan delil niteliğinde olmadığı halde ilk kabuldeki gerekçelerde bazı hatalar bulunduğu, katılanın beyanlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle ve dosyada mevcut olup daha önce değerlendirilmiş olan delillerin bu defa hükümlüler lehine değerlendirildiği anlaşıldığından, hükümlerin bozulmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olması, Nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oy birliğiyle yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/3145 Esas, 2023/4440 Karar sayılı onama-bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.