İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/6609 Karar: 2023/6534 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/6609 K.2023/6534

1. Ceza Dairesi 2023/6609 E. , 2023/6534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2815 E., 2022/2789 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının sunun esastan reddi kararı İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/15206 Esas, 2023/4441 Karar sayılı

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/6609 E. , 2023/6534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2815 E., 2022/2789 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının sunun esastan reddi kararı İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/15206 Esas, 2023/4441 Karar sayılı

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/6609 E. , 2023/6534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2815 E., 2022/2789 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının sunun esastan reddi kararı İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/15206 Esas, 2023/4441 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.07.2023 tarihli ve KD-2022/140003 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar ... ve... hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükümlerinin asgari düzeyin üzerinde uygulanması gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükümlerin "haksız tahrikin oranı nedeniyle" bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Temyiz dışı firari sanık ...'ın ... isimli taş ocağını işlettiği, sanık ...'nin şantiye şefi olup, işlerle aktif olarak ilgilendiği, sanıkların aynı bölgede taş ocağı bulunan maktul ...'dan mıcır aldıkları, girdikleri ihalede taşların istenen özellikte olmaması nedeniyle maktulden taş almayacaklarını söylemeleri ile sanıklar ... ve şantiye şefi olan... ile maktul arasında bu nedenle anlaşmazlık meydana geldiği, sanıkların iddiasına göre maktulün kendisinden taş almaları konusunda ısrarcı olduğu, sanıkların almak istemediği, karşılıklı tehdit ve hakaret iddiaları bulunduğu, olaydan 1 gün önce ... isimli işyerinin iddiaya göre kurşunlandığı, bu hususun maktulden bilindiği, Olay günü maktulün akrabaları ... ve ...'nin kendi şantiyelerine ait araçla sanıklara ait şantiyenin önünden geçtikleri, sanıkların ... ve ...'yi silahla durdurup tehdit edip gönderdikleri, yol üzerinde beklemeye başladıkları, bir süre sonra maktulün sevk ve idaresindeki aracı ile aynı yoldan geldiği sırada sanıklar tarafından maktulün aracının tarandığı, aracın şarampole yuvarlandığı, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği isabetine bağlı karaciğer, diyafram, akciğer, büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü, maktulün ölümü nedeniyle şantiyenin sahibi firari sanık .......,'ın kardeşi ..., şantiye şefi ......., koruma olarak şantiyede bulunan sanık ... ve iş başvurusunda bulunmak amacıyla geldiğini iddia eden sanık ...'un maktulün ölümünden iştirak halinde sorumlu oldukları kanaatiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği olayda; ... isimli şantiyenin inceleme konusu olaydan 1 gün önce kurşunlandığı iddiası ile ilgili olarak, olayı net olarak gören tanık bulunmadığı, bu konuda şantiye sahiplerince kolluk birimlerine müracat edilmediği, husumetli oldukları maktul ...'nın yapmış olabileceğini beyan ettikleri, aksi kanıtlanamayan sanık savunmalarına göre maktulden taş ocağı sahibi ve şantiye şefi sanıklara yönelen tehdit, hakaret iddiaları nedeniyle sanıklar lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, bu hususa ilişkin mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/15206 Esas, 2023/4441 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İnceleme konusu yapılan ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesininin 2022/1285 Esas ve 2022/2789 Karar sayılı ilâmında uyuşmazlık konusu olan husus bir kısım sanıklar yönünden tahrik derecesinin ne olduğu yolunda toplanmaktadır. İlk tespit şudur; bu olayda ÖRGÜT-ÇETE-MAFYA çatışması YOKTUR. Yine TASARLAMA-PUSU YOKTUR. Temelde, ilçede iki ayrı Taş ocağı işletmesi vardır. Bunlardan maktulün işletmecisi olduğu şantiye ve ocak daha eskidir. Sanıkların tarafı olduğu ... isimli şantiye ve ocak sonradan açılmıştır. Sanık tarafın işlettiği şantiye, ilk başta maktulün sahibi olduğu şantiyeden taş alımı yapmaya başlamıştır. Ancak, bu alınan taşlar Karayollarının kriterlerini karşılamayınca bu defa ... bu ticari ilişkiyi bitirmiştir. İşte ASIL SORUN BU NOKTADA BAŞLAMIŞTIR. Maktul taraf, taş alımının kendilerinden yapılması konusunda ısrarcı olmaya başlamış ve dahası tanık anlatımlarına göre maktul kardeşleriyle ... ŞANTİYESİNE gelerek, şantiye şefini, küfürlü şekilde, silah gösterip taşları kendisinden almak zorunda olduklarını sanık tarafa söylemiştir. Bu mesele olaydan 3-4 gün önce olmuştur. Devam edegelen taş alım ısrarının sonunda, maktul taraftan sanık tarafa yönelen tehditleri vardır. Olaydan 1 gece önce beyanları alınan tanık ocak bekçileri bir aracın ... şantiye bekçi kulübesine silah sıktığını söylemişlerdir. Buna ilişkin fotoğraflar dosyasında vardır. Aşağıda ismi zikredilen iki tanık şantiyeye silah sıkan kişinin maktul olduğunu araç tanımı ve bizzat kendisinden duymak suretiyle teyit etmektedir. Dolayısıyla, süregelen ticari zorlama, tehdit boyutuna ulaşmış ve ...'a bir zorunluluk diktesi yapılmıştır. Bu tehdit ilk önce ticari zorlama olarak başlamış arkasından tanık beyanlarına göre sanık tarafın şantiyesine maktul ve yakınları ile birlikte silahlı olarak gelinmek ve olaydan bir gece önce sanık tarafın şantiyesi kurşunlanmak suretiyle silahlı tehdit boyutuna ulaşmıştır. İşte bu nedenle, işletmenin ortakları ve sahipleri olan Tan grubu ile, taş alım konusunda bizzat zorlamaya maruz kalan Şantiye şefi... Uygun açısından bir tahrik oluşur. Mahkeme, ilk haksız hareketin kimden geldiği yolunda bir belirleme yapılamadığından tahrik derecesini asgari olarak uygulamıştır. Oysa davada ilk haksız hareket bellidir. Maktul, sanık tarafı kendisinden alışveriş yapmaya zorlamış, tehdit etmeye başlamış ve sanık tarafın şantiyesini kurşunlamıştır. Bu konuda Tanık Mehmet Kılıç beyanı ve Tanık Ünal Bandırmalı beyanları çok nettir. ... şantiyesine gece silah sıkan maktuldür. Üstelik bu kurşunlanma, bir önceki silahlı tehdit olayından daha sonra ve çatışmanın yaşandığı günün ilk gece saatlerinde olmuştur. Bu durumda süregelen silahlı tehditler nedeniyle tahrik derecesi asgari oranın üzerinde olmalıdır. Zira dairenin yerleşik uygulamaları çerçevesinde basit müessir fiil, basit küfür, hakaret gibi hususlar asgari tahriki gerekli kılarken mevcut davada olayın özellikleri daha fazla tahrik indirimi uygulanmasını gerekli kılar. Davada oluş ve kabule göre ve maddi deliller çerçevesinde asgari tahrikin fazlasının uygulanmasını gerekli kılan çok önemli bir olgu ve delilleri vardır. O da şöyledir: Maktulün aracından ateş edildiği yolunda somut ve net deliller vardır. Bunlar şöyledir; a) Maktulün tüm svaplarında atış artığı vardır. Bunlar her iki el ve yüz bölgeleridir. b) Maktule ve araca yönelen tüm atışlar UZAK ATIŞ tır. c) Maktulün aracının sol tarafından çıkış deliği vardır. Oysa maktulün aracının sağ yanına sanıklarca hiç atış yapılmamıştır. d) Maktul vurulduktan sonra aracıyla şarampole düşmüştür. Ve bu aracın başına ilk gelenler maktulün kendi yakınlarıdır. Dolayısıyla maktulün aracında silah bulunmaması açıklanabilir bir durumdur ve tüm bulgular araç içinden maktul tarafından ateş edildiğini göstermektedir. Bu durumda yerleşik uygulamalara göre zaten tek başına karşılıklı çatışma olgusu ile taraflar yönünden makul tahrik oranını gerekli kılmaktadır. Neticeten maktul tarafın taş alımı Kanun'daki zorlayıcı, sürekli ve artık silahlı tehdite ulaşan davranışları nedeniyle, olay günü, ilk önce yeni bir tehdit veya saldırı beklentisinde olan sanıkların, maktulün yeğenleri ve adamlarını taşıyan minibüse yönelik caydırıcı olarak havaya ateş etmesiyle başlayan olayda, hemen arkasından mevcut delillere göre silahlı olarak olay yerine gelen maktule ateş ederek tahrik altında adam öldürme suçunu işledikleri kabul edilen davada; süregelen tehditler ve maktul tarafından münibüs aşamasından sonra dışarı doğru ateş edildiğini gösteren somut deliller dikkate alındığında ... ve... Uygun yönünden tahrik derecesinin en az makul düzeyde uygulanması dosya kapsamı ve dairenin yerleşik tahrik uygulama kıstasları çerçevesinde gerekir iken asgari düzeyde tahrik uygulanması tarafımızca doğru bulunmamakla kararın asgari tahrik uygulanmak suretiyle onanması yönünde görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla