Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/6660 E. , 2024/8239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/612 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bö
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/6660 E. , 2024/8239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/612 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2023/363 Esas, 2023/612 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 62. madde ile uygulama yapılan B bendinin 5-6 paragraflarında bulunan "2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası" ibaresinin çıkartılarak, yerine "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a-son maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; lehine olan deliller toplanmadığından bahisle eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmasına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık lehine uygulanması mümkün başka hüküm bulunmadığı, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanığın temyiz sebepleri "savunma hakkının kısıtlanması" yönünden yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2023/363 Esas, 2023/612 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Tavas Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2023/6660 Esas ve 2024/8239 Karar sayılı kararında çoğunluk görüşü ile uyuşamadığımız husus, sanık ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/1-d maddesi gereğince hüküm kurulurken anılan fıkranın son cümlesindeki cezaya hükmolunabilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması gerekip gerekmediğine ilişkindir. Sanık ...'nin kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılması için 29.07.2022 tarihinde kamu davası açılmış, Yerel Mahkemece 17.11.2022 tarihli oturumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen müdafisi huzurunda sanığın ek savunması tespit olunmuştur. Yerel Mahkemece sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve aynı Kanun'un son fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş, anılan kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir. Yüksek Dairenin bozma kararı tarafımızca yerinde görülmediğinden, çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 226/1. maddesine göre “Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.” Uyuşmazlık konusu olan kararın yargılama sürecinde sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılması istenilmiş ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 87/1-d maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Kanaatimizce aynı fıkranın son cümlesi gereğince cezanın belirlenmesi suçun hukuki niteliğini değiştirmeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) benzer bir uyuşmazlıkta “nitelikli dolandırıcılık” suçu yönünden, “sanık hakkındaki sevk maddesi doğrultusunda sırf cezanın belirlenmesi amacıyla uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin 2. cümlesi cezanın artırılmasını gerektiren bir durum olarak ilk kez duruşmada ortaya çıkan bir hâl de değildir. Kanun koyucu 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinde yer alan bentlerden uyuşmazlık konusunu ilgilendiren (f) bendi de dâhil bazılarına ilişkin hapis ve adli para cezalarının alt sınırını diğer bentlerden daha ağır olacak şekilde aynı fıkranın devamındaki 2. cümlede belirlemiştir. Suçun unsurlarında herhangi bir değişiklik öngörmeyen söz konusu 2. fıkranın bir artırım maddesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede ve esas hakkındaki mütalaada uygulanması istenen sevk maddesinin cezasının 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenmiş olması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir. Dolayısıyla savunma hakkının sınırlandırılması söz konusu olmayıp sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin 2. cümlesinin uygulanması nedeniyle ayrıca ek savunma hakkı verilmesinin gerekmediği kabul edilmelidir.” şeklindeki kabulüyle sırf cezalandırma cümlesi için ayrıca ek savunma hakkı tanınmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık ...'nin 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmasına gerek olmadığı kanaatinde olduğumuzdan, Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/500 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvuruları üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2023/363 Esas, 2023/612 Karar sayılı kararı ile verilen düzeltilerek esastan reddine dair kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.