KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2023/6857 E., 2024/6152 K.
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1325 E., 2021/1871 K
- Suçlar
- Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun reddi
Karar Detayı
570 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Gerekçeli kararın sanık ...'a 24.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sürenin son günü olan 01.07.2023 tarihinin Cumartesi gününe denk geldiği, bu nedenle sanığın 03.07.2023 tarihinde vermiş olduğu gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine yönelen görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/563 Esas, 2019/706 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 29, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
1. Ceza Dairesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/1325 Esas, 2021/1871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1.g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 87/3, 29 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; yeterli delil olmadan mahkûmiyet kararı verildiğine ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,
katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan hakaretten ibaret eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayat fonksiyonlarını 4. derecede etki edecek nitelikte kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, kasten yaralama suçu nedeniyle sanığın eylemine uyan ve temel cezayı düzenleyen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak aynı Kanun'un 61. maddesi ile 3. maddesindeki "orantılılık ilkesi" gözetilerek alt sınıra yakın bir ceza tayini yerine,
suçun vahim işleniş hallerinde veya 5237 sayılı Kanun'un 87. maddesinde belirlenen birden çok nitelikli halin birleşmesinden oluşan zarar ve tehlikenin ağır olduğu hallerde uygulanması öngörülen makul düzeyde uygulama yapılması suretiyle fazla cezaya tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi