Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/7392 E. , 2025/1721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/742 E., 2023/960 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf i
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/7392 E. , 2025/1721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/742 E., 2023/960 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/281 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/742 Esas, 2023/960 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında; maktulün yatağın üzerinde oturduğu sırada tüfeğin namlusunun maktulün çenesinin altında, kabzasının ise yerde ayaklarının arasında olduğunu gördüğünü, maktulün ''bana yaklaşma ...'' diyerek kendisini uyardığını ancak kendisinin maktulün elinde bulunan tüfeği almak için hamle yaptığını, tüfeği tutarak kendisine doğru çektiğini, maktulün tüfeği bırakmadığını, tekrar kendisine doğru çektiği sırada tüfeğin ateş aldığını beyan ettiği olayda, tanık ...'ya ait olayda kullanılan tüfeğin fiziksel özellikleri tespit edilerek, maktulün vücut ölçüleri dikkate alınarak sanığın beyan ettiği pozisyonda tüfeğin tetik mekanizmasına ulaşıp ulaşamayacağı, tüfeğin namlu kısmının maktulün boyun hizasına tam olarak doğrultulduğunda maktulün tetik mekanizmasına dokunup dokunmayacağı ve sanığın beyan ettiği pozisyonda tüfeğin patlaması durumunda maktuldeki yaralanmanın meydana gelip gelmeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/742 Esas, 2023/960 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, üye ... ve üye ...'ün eksik inceleme bulunmadığı, hükmün onanması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, dosyamıza konu olayda, eksik inceleme bulunup bulunmadığına dairdir. Sayın çoğunluk, maktulün tüfeğin tetik mekanizmasına dokunup dokunmayacağının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini istemiştir. Buna göre, maktulün kol boyu tetiğe ulaştığı takdirde mahkeme beraat kararı verecektir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının mahkumiyet kararı için yeterli olduğu düşüncesindeyiz.Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, dosyamıza konu olayda, eksik inceleme bulunup bulunmadığına dairdir. Sayın çoğunluk, maktulün tüfeğin tetik mekanizmasına dokunup dokunmayacağının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini istemiştir. Buna göre, maktulün kol boyu tetiğe ulaştığı takdirde mahkeme beraat kararı verecektir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının mahkumiyet kararı için yeterli olduğu düşüncesindeyiz. Sanık savunmasında, tetiği maktulün çektiğini söylememektedir. Namlusu maktule dönük tüfeği çekiştirdiklerinde ateş aldığını söylemektedir. Dosya kapsamına göre, olay günü maktul ile sanık arasında, sanığın müşterek çocukları ...'ya bakamaması nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmanın misafir olarak bulundukları ...'in evinde devam ettiği, tartışma konusunun basitliği ve maktulün kendi bakımına muhtaç küçük bir kızının bulunması karşısında bir annenin intihara kalkmasının mantık kurallarıyla bağdaşmayacağı inancındayız. Namlunun maktule dönük olduğuna göre, bu durumda tüfeğin ateş alması için maktulün tetiği çekmesi değil, belli bir güç ile tetiği itmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla tüfeğin bu pozisyonda tetiğinin sanık tarafından çekilmesi gerekir. Tanıklar ... ve ...'nun beyanlarına göre, maktul ile sanığın 4 yaş 1 ay 15 günlük kızları ...'nın kendi evlerine gelerek "babam annemi vurdu" şeklindeki beyanı, bu yaştaki bir çocuğun zihninin gördüğü davranışları en saf ve net olarak kaydedecek olması, tanık ...'nin beyanına göre, sanığın tüfeğin yerini değiştirmiş olması, tanık ...; tüfek sesi üzerine olayın meydana geldiği eve gittiğinde, evdeki küçük kızın "babam annemi vurdu" dediğini söylemiş olması, tanık ...; cezaevinde arkadaşı olan sanığın uyuşturucu bağımlısı olup cezaevinde şizofren gibi davrandığını beyan etmesi, yine sanığın cezaevinden arkadaşı tanık ...'nun "ben maktulü öldürüp intihar süsü verdim" şeklindeki sözleriyle birlikte olayı ayrıntılı olarak anlatmış olması, tanık ...'un, maktulün kendisinin yeğeni olduğunu, sanığın maktule tecavüz ettiğinden cezaevine girdiğini, cezaevinden çıktıktan sonra sanığın sürekli maktulü tehdit etmekte olduğunu beyan etmesi, olayda kullanılan tüfekteki parmak izlerinin sanık tarafından silinmiş olması, sanığın sağ elinde atış artıklarının bulunması ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; sanığın atılı suçu işlediği hususunda herhangi bir şüphe ve tereddüt bulunmadığı, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin kabul ve uygulamaları usul ve yasaya uygun olduğundan, esastan red kararı yerine bozmaya dair sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız.