İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/7825 Karar: 2023/7991 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/7825 K.2023/7991

1. Ceza Dairesi 2023/7825 E. , 2023/7991 K. "İçtihat Metni" Yağma suçundan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2009 tarihli ve 2009/41 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 16 ay hapis cezasına hükümlü ...’in, işbu cezasının infazı sırasında, 11.11.2015 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilme

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/7825 E. , 2023/7991 K. "İçtihat Metni" Yağma suçundan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2009 tarihli ve 2009/41 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 16 ay hapis cezasına hükümlü ...’in, işbu cezasının infazı sırasında, 11.11.2015 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilme

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/7825 E. , 2023/7991 K. "İçtihat Metni" Yağma suçundan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2009 tarihli ve 2009/41 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 16 ay hapis cezasına hükümlü ...’in, işbu cezasının infazı sırasında, 11.11.2015 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine dair Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/1404 değişik iş sayılı kararını müteakip, denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 14.03.2017 tarihi ile hakederek tahliye tarihi olan 19.04.2020 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.08.2020 tarihli ve 2020/437 değişik iş sayılı kararını takiben, İnfaz Savcılığınca koşullu salıvermenin geri alınmasına konu suçların denetim süresi dışında kaldığından aynen infaz kararının geri alınmasının talep edilmesi üzerine, İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2020 tarihli ve 2020/437 değişik iş sayılı koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin kararının kaldırılmasına dair İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/17428 Esas, 2021/17556 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 94660652-105-34-4067-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91982 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91982 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre; Her ne kadar İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 07.10.2021 tarihli kararı ile "...Hükümlünün 12 YIL 16 AY HAPİS cezasından ötürü ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin infaz rejimine göre (1/2 indirim) 2430 gün olduğu, denetim süresinin ise cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı yani 1215 gün olduğu, 671 sayılı KHK ve hükümlünün çocuk yaşta cezaevinde geçirdiği sürelere ilişkin 7242 sayılı yasa dikkate alınarak (18 yaşına kadar 1 gün 2 gün sayılması) yapılan hesaplamada koşullu salıverilme tarihinin 15.12.2012 tarihine denk geldiği, yeni bulunan koşullu salıverilme tarihine denetim süresi olan 1215 günün eklenmesi sonucu denetim bitim tarihinin 13.04.2016 olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle koşullu salıverilme kararının geri alınmasına konu olan yukarıda yazılı suçların işlendiği tarihin denetim süresi dışında kaldığı..." gerekçesiyle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2020 tarihli ve 2020/437 değişik iş sayılı koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında, "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." şeklinde, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, "30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır." şeklinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklinde yer alan düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/678 Esas, 2021/7518 Karar sayılı ilamında "...hükümlünün koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, koşullu salıverilen hükümlünün hapis cezası gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği,..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sonradan yürürlüğe giren infaza ilişkin lehe düzenleme getiren Kanun'un şartla tahliye edilmiş olan hükümlüyü etkilemeyeceği, sürelerdeki azalmanın hükümlüye kazanılmış bir hak vermeyeceği, ayrıca bihakkın tahliye tarihinin de değişmeyeceği, lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği ile, 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir günün, iki gün olarak dikkate alınması gerektiğine yönelik düzenlemenin, hükümlünün koşullu salıverilmesinden sonra yürürlüğe girdiği ve sürelerdeki azalmanın hükümlüye kazanılmış bir hak vermeyeceği, ancak ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin ve dolayısıyla koşullu salıvermeden sonraki denetim süresinin tespiti bakımından dikkate alınabileceği gözetilerek yapılan değerlendirmede, Somut olayda, hükümlünün İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2009 tarihli ve 2009/41 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 16 ay hapis cezasına ilişkin kararın infazı için ceza infaz kurumuna 14.11.2014 tarihinde alındığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 28.11.2014 tarihli ve 2014/7-29385 ilamat sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 19.04.2020, koşullu salıverilme tarihinin 11.11.2015 olarak belirlendiği, İnfaz hukukunda, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süresinin lehe olan düzenleme uyarınca tespit edilmesine karşın, koşullu salıverildikten sonraki denetim süresinin ise aynı düzenleme zamanında öngörülen süre yerine, daha lehe olan önceki veya sonraki tarihlerdeki yasal düzenlemeler uyarınca belirlenmesi suretiyle karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, Bu halde, hükümlü hakkında ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre bakımından lehine olan düzenlemenin uygulanması gerektiği ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile değişik 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihinin tespit edilmesinin, 7242 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir günün, iki gün olarak dikkate alınması gerektiğinden, söz konusu sürenin tespiti bakımından hükümlünün lehine olduğu anlaşılmakla; infaz hukukunda çapraz ve karma bir uygulama yapılması mümkün olmadığından denetim süresinin de 5275 sayılı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, bu durumda ise bu sürenin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar devam edeceği nazara alındığında, 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükümlünün üzerine atılı 27.12.2006 tarihinde işlenen yağma suçunun 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında kapsam dışı sayılan suçlardan olmaması, suç tarihinin de 30.03.2020 tarihinden önce olması nedeniyle, hükümlünün infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin cezasının yarısı oranında olması, denetim süresinin ise infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadar olması gerektiğinden, hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin 18 yaşına kadar infaz edilen süreler 1 güne iki gün sayıldığında 5 yıl 11 ay 20 gün olduğu, denetim süresinin de bu süre kadar belirlenmesi nedeniyle hükümlünün şartla tahliye edildiği 11.11.2015 tarihine 5 yıl 11 ay 20 gün denetim süresi eklendiğinde denetim süresinin sona erdiği tarihin bihakkın tahliye tarihi olan 19.04.2020 olarak kabul edilmesi gerektiği, Hükümlünün şartla tahliye tahliye edilmesini müteakip, kasten yaralama suçundan İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli ve 2017/214 Esas, 2017/270 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 14.03.2017 olduğu, yine kasten yaralama suçundan İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2018/373 Esas, 2019/431 Karar sayılı kararı ile 5 ay ve 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 05.05.2018 olduğu, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/269 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile 12 yıl 6 ay ve 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 25.06.2018 olduğu ve belirtilen tüm suçların denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılmakla, İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 07.10.2021 tarihli kararı ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin kararının kaldırılmasına yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, Denetim süresinin hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı oranında olacağı kabul edilse bile farazi olarak hesap edilen şartla tahliye tarihine denetim süresinin eklenemeyeceği, farazi olarak tespit edilen şartla tahliye tarihine denetim süresinin eklenmesi durumunda denetim süresinin bittiği tarihin yanlış olduğu, denetim süresinin şartla tahliye tarihi olan 11.11.2015 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, 11.11.2015 tarihine cezaevinde geçirilen sürenin yarısı olan 3 yıl 4 ay eklendiği durumda dahi 14.03.2017, 05.05.2018 ve 25.06.2018 tarihinde işlenen suçların denetim süresinde işlendiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir..” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün koşullu salıverilme süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, koşullu salıverilen hükümlünün hapis cezası gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınmasına 7242 sayılı Kanun’un 48 ... maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinde yapılan değişiklik öncesi düzenlemenin mi yoksa değişiklik sonrası düzenlemenin mi lehe olduğu denetime imkan verecek şekilde açıklanıp, gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hükümlünün koşullu salıverilme tarihi değiştirilmek suretiyle belirlenen yeni tarih esas alınmak suretiyle hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçları denetim süresi bitiminden sonra işlediği gerekçesiyle verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul İnfaz Hâkimliğince verilen 07.10.2021 tarihli ve 2021/17428 Esas, 2021/17556 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla