Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8253 E. , 2023/8063 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İl
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8253 E. , 2023/8063 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bozma üzerine verilen Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/157 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 25.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/13109 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97462 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97462 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/167 esas, 2016/38 sayılı kararının sadece sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince 6.000,00 Türk lirası adlî para cezasının sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden, yeniden yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmolunmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İnceleme konusu dava dosyasında hükümlü hakkındaki hukuki süreç şu şekildedir: a) Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/167 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek hükümlünün 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, b) Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/167 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/2182 Esas, 2021/4803 Karar sayılı kararıyla özetle; i. Sanığın üzerine atılı suç öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının hakkında çıkarılan yakalama kararının infazı ile başka mahkemece tespiti suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ii. Mağdurun yüzünde sabite ize neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenmesinden sonra, aynı Kanun'un aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezasının belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hatalı uygulama yapılması, iii. İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılarak bunun mümkün olmaması hâlinde sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedenleriyle bozulmasına, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, c) Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/157 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Yukarıda (1-a) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen karar ile hükümlünün neticeten 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde (1-c) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen karar ile önceki kararın, aleyhe sonuç doğuracak şekilde değiştirildiği, bu şekilde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının ihlâl edildiği anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmekle, Mahkemece 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği hükümlünün kazanılmış hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçeyle KABULÜNE, 2. Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/157 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemi neticesinde mağdurun yüzünde sabit iz kaldığından sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği 1 kat artırım uygulanarak 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın lehine takdirî indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunması suretiyle 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birer ay ara ile ve 20 eşit taksit hâlinde sanıktan tahsiline, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.