İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/9434 Karar: 2025/4004 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/9434 K.2025/4004

1. Ceza Dairesi 2023/9434 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1357 E., 2023/1264 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/9434 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1357 E., 2023/1264 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/9434 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1357 E., 2023/1264 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2022/572 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/1357 Esas, 2023/1264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında taksirle veya bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; Sanık ...'ın .... Mahallesi Ek Sanayi Sitesi Büyük Cadde üzerinde bulunan "... Oto" isimli iş yerini babası tanık ... ile birlikte işlettikleri, sanık ile tanığın aşamalardaki anlatımlarına göre suç tarihinden önce de iş yerinden hurda parçalarına yönelik hırsızlık eylemlerinin yaşandığı ve iş yerine güvenlik kamera sistemi taktıkları, suç tarihinde sanığın iş yerine temyiz dışı mağdur Ahmet ve maktulün şarjlı bisikleti ve buna takılı büyük sepetle geldikleri, sanığa ait iş yerinden hurda malzemeleri taşıyarak şarjlı bisikletin sepetine koydukları, sanığın cep telefonu vasıtasıyla kamera sistemi ile hırsızlık eylemini görmesi üzerine iş yerine suçta kullandığı araç ile acele bir şekilde hareket ettiği ve babası olan tanık ...'ın da hırsızlık eylemini 112 acil ihbar hattını arayarak bildirdiği, sanığın seyir halinde iken iş yerinin hemen yakınında sanayi çıkışında eylemlerini tamamlayarak olay yerinden uzaklaşmak üzere olan maktulün kullandığı elektrikli bisikleti görmesi üzerine çarpması sonucu maktulün otopsi raporunda belirtilen biçimde öldüğü olayda, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.09.2023 tarihli ve 2019/1-658 Esas, 2023/449 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanığın iş yerinde bulunan mallar üzerinde malik sıfatı ile zilyetlik hakkının olduğu, bu hakka yönelik hırsızlık veya koşulları oluştuğunda yağma suçunun işlenmesi halinde; TMK'nın 981/1. maddesi gereğince zilyetin, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defetmek yetkisini haiz olduğu ancak haksız saldırıya ilişkin koşullar gerçekleşmiş olmasına rağmen mal varlığı hakkına yönelik bir saldırı söz konusu olduğundan, bu saldırının aynı zamanda kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum arz etmediği hâllerde saldırıya uğrayan ve savunulan yararlar bakımından yani konu bakımından dengenin bulunması gerekeceği, somut olayda sanığın iş yerinden suç tarihinden önce de bir kısım menkullerinin çalındığı, kamera görüntüsünde yine hırsızlık eylemini görmesi üzerine tanık ...'ın eylemi kolluk kuvvetine bildirdiği, sanığın ise mallarını korumak amacıyla hızlı bir şekilde olay yerine suçta kullandığı araçla hareket ettiği, dosya içerisinde bulunan ve olay anlarını gösterir 2 adet CD'deki görüntüler de dikkate alındığında, hırsızlık eylemi ile öldürme eylemi arasında 7-8 dakika gibi kısa bir sürenin olduğu, maktul ve mağdurun çaldıkları malları bulundukları yerden alarak olay yeri olan sanayiden çıkmalarını müteakip olay yerine gelen sanığın kamera görüntülerinden gördüğü maktul ve mağdurun kaçmalarını engellemek ve mallarını korumak amacıyla, araçların karşılıklı yakınlaşmış olduğunu ve mesafeyi gözetmeden, kullandığı aracın hızını azaltmadan ve bulunduğu şeridi korumayarak maktulün ölmesini istemese de öngörebilecek durumda olarak kullandığı şarjlı bisiklete çarptığı ve sonucunda maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, sonrasında 112 acil ihbar hattı kayıtlarıyla sabit olduğu üzere olay yerine polis ve ambulans gönderilmesini istediği, bu şekilde sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiği ve hukuka uygunluk sınırını bilinçli taksirle aştığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 27/1, 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun nitelendirmesinde ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/1357 Esas, 2023/1264 Karar sayılı kararının "eylemin 5237 sayılı Kanun'un 27/1, 85/1, 22/3. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma sebebi ile tutuklulukta geçen süre gözetilerek sanık ...'ın bu suçtan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu ve hükümlü değil ise Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından; 09/06/2022 günü saat: 04.50 sıralarında ... İli....Mahallesi ... Kotku Caddesi Ek Sanayi Sitesi içerisinde sanık ...'ın babasına ait ... Oto isimli iş yerine ait açıkta bırakılmış hurda parçalarının maktul ... ve müşteki...'in çalındığını kamera sistemi ile telefonundan görmesi üzerine söz konusu iş yerine .... plaka sayılı ... marka aracı ile seyir halinde iken iş yerinin hemen yakınında ek sanayi çıkışında maktul ve müştekinin üzerinde olduğu elektrikli bisikleti görmesi üzerine 50 km hız ile sağ şerit üzerinde aracıyla seyretmesi gerekirken yaklaşık 75 km hız ile maktul ve müştekinin bulundukları elektrikli bisiklet üzerine maktül ve müştekinin kendilerine iş yerinin malzemelerini çalmalarının vermiş olduğu haksız tahrikin etkisi altında sürerek çarparak maktul ...'nin künt kafa travmasına bağlı kafa kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu ölmesine sebebiyet vermek suretiyle, Somut olayda sanığın iş yerine ait kamera görüntüleri izlediğinde, şahısların motosiklet ile iş yerine girip hurda malzemelerini yüklediklerini görmesi üzerine bunun yarattığı hiddetle aracına binerek iş yerine doğru yola çıktığı, sanığın aracı ile seyir halinde iken iş yerinin hemen yakınında ek sanayi çıkışında maktul ve müştekinin kullanmış olduğu elektrikli bisikleti görmesi üzerine 50 km hız ile seyretmesi gerekirken yaklaşık 75 km hız ile aracın hızını azaltmayarak yola devam ettiği ve onları görmesine rağmen hızını azaltmayarak gelmekte olan müşteki ve maktulün bulunduğu elektrikli bisiklete çarpmasıyla maktul ile müştekinin şiddetle yola savrulması sonrası aracın durdurması, olayın meydana geldiği yerde fren izinin olmaması, sanığın aşamalarda değişen ve çelişen savunmaları ile maktulü görmediğini, olayın taksirle meydana geldiği yönündeki dosyadaki maddi delillerle örtüşmeyen savunmaları nazara alındığında, sanığın bilerek ve isteyerek aracının hızını düşürmeyip durmaksızın, günlük hayat tecrübelerine göre öldürmeye elverişli olduğu hususunda kuşku bulunmayan aracı ile maktul ve müştekiye çarparak maktulün ölümüne ve müştekinin ağır yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ve doğrudan kastının söz konusu olduğunun kabulünün gerektiğine dair ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinin ve Kasten Öldürme suçundan Türk Ceza Kanunu 81/1, 29-1 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın yerinde olduğu gibi, Yargıtay 1. Dairesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.09.2023 tarihli ve 2019/1-658 Esas, 2023/449 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanığın iş yerinde bulunan mallar üzerinde malik sıfatı ile zilyetlik hakkının olduğu, bu hakka yönelik hırsızlık veya koşulları oluştuğunda yağma suçunun işlenmesi halinde; TMK'nın 981/1. maddesi gereğince zilyetin, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defetmek yetkisini haiz olduğu ancak haksız saldırıya ilişkin koşullar gerçekleşmiş olmasına rağmen mal varlığı hakkına yönelik bir saldırı söz konusu olduğundan, bu saldırının aynı zamanda kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum arz etmediği hâllerde saldırıya uğrayan ve savunulan yararlar bakımından yani konu bakımından dengenin bulunması gerekeceği, somut olayda sanığın iş yerinden suç tarihinden önce de bir kısım menkullerinin çalındığı, kamera görüntüsünde yine hırsızlık eylemini görmesi üzerine tanık ...'ın eylemi kolluk kuvvetine bildirdiği, sanığın ise mallarını korumak amacıyla hızlı bir şekilde olay yerine suçta kullandığı araçla hareket ettiği, dosya içerisinde bulunan ve olay anlarını gösterir 2 adet CD'deki görüntüler de dikkate alındığında, hırsızlık eylemi ile öldürme eylemi arasında 7-8 dakika gibi kısa bir sürenin olduğu, maktul ve mağdurun çaldıkları malları bulundukları yerden alarak olay yeri olan sanayiden çıkmalarını müteakip olay yerine gelen sanığın kamera görüntülerinden gördüğü maktul ve mağdurun kaçmalarını engellemek ve mallarını korumak amacıyla, araçların karşılıklı yakınlaşmış olduğunu ve mesafeyi gözetmeden, kullandığı aracın hızını azaltmadan ve bulunduğu şeridi korumayarak maktulün ölmesini istemese de öngörebilecek durumda olarak kullandığı şarjlı bisiklete çarptığı ve sonucunda maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, sonrasında 112 acil ihbar hattı kayıtlarıyla sabit olduğu üzere olay yerine polis ve ambulans gönderilmesini istediği, bu şekilde sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiği ve hukuka uygunluk sınırını bilinçli taksirle aştığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 27/1, 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun nitelendirmesinde ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesine ilişkin bozma gerekçesinin yerinde olmadığı, Zira; sanığın TMK'nın 981/1. maddesi gereğince babasına ait hırsızlık konusu olan malları almak konusunda bir hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmak için orantılı güç kullanması gerektiği yani, maktul ve müştekinin üzerinde olduğu elektrikli bisikleti görmesi üzerine bisikleti durdurmaya yönelik olarak onları korna çalarak durmaları için uyarma, üzerlerine doğru hafifçe yönelme, bisikletin durmaması halinde onları takip etme, yine sonuç alamıyorsa gerekirse bisiklete hafifçe dokunarak az hasarla durmasını sağlama vb gibi önlemlerle babasına ait malları zarar görmeden almaya çalışmak yerine görüntülerden açık bir şekilde anlaşılacağı üzere karşı şeritte bulunan arkasında sepet takılı bisikleti gördüğünde şerit değiştirip doğrudan yolun dışına dahi kaçmalarına fırsat tanımayacak bir şekilde hızını hiç düşürmeden fren önlemine başvurmadan internet bilgilerine göre boş ağırlığı en az 1060 kg olan Toyota Yaris marka otomobille en az 75 km bir hızla kasksız iki kişinin üzerinde bulunduğu bisiklet gibi korunaksız haldeki bisiklete kullandığı için arkadaki müştekiye göre daha fazla tehlikeye maruz kalacak olan maktule çarpmanın mutlak bir şekilde ölüm doğurma ihtimalinin bulunması nedeniyle Maktulun ölmesi dışında bisiklet ve arkasında bulunan sepet ile çalıntı malların parçalanmış olduğu, kullandığı aracında ağır bir şekilde hasar gördüğü için sanığın öncelikle çalınan malları almak amacıyla değil, Maktulu ölümüne neden olacak şekilde cezalandırma gayesiyle yapılmış olması nedeniyle hukuken korunabilecek bir durum arz etmediği, Bu itibarla sanığın tahrik altında kasten öldürme suçundan Türk Ceza Kanunu 81/1, 29-1 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla