İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/9476 Karar: 2025/2114 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/9476 K.2025/2114

1. Ceza Dairesi 2023/9476 E. , 2025/2114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2023/1006 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hü

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/9476 E. , 2025/2114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2023/1006 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hü

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/9476 E. , 2025/2114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2023/1006 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ve 2022/224 Esas, 2023/13 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanıklar hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 81/1, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanıklar hakkında katılan ...'na karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 82/1-e, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/956 Esas, 2023/1006 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastının olmadığına, diğer sanıktaki silahla ilgili bilgisi bulunmadığına, iştirak iradesinin olmadığına, en fazla yardım eden sıfatıyla mahkum olması gerektiğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, olası kasta, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; olası kasta, suç vasfında hataya düşüldüğüne, iştirak iradesinin bulunmadığına, eksik incelemeye, meşru savunma ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak halinde ve doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının doğru şekilde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, maktulden ve katılanlardan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz veya davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemesinin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/956 Esas, 2023/1006 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanık ... ile mağdur ... arasında husumet bulunduğu olay günü sanık ...'in eline silah alarak diğer sanık ...'nün kullanımında olan motosiklet ile mağdurun bulunduğu yere geldiği ...'nün motoru durdurduğu, sanık ...'in olayda kullandığı tabanca ile o sırada arkadaşları ile ayakta sohbet etmekte olan mağdur ...'a doğru peş peşe ateş ettiği, mermilerden hiçbirisinin mağdura isabet etmediği ancak yanında bulunan maktul ...'ın isabet alarak hayatını kaybettiği, yine yanlarında bulunan ... ve ...'ın da isabet almadığı, sanıkların geldikleri motosiklet ile olay yerinden kaçtıkları sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk her iki sanığında müşterek fail oldukları ve isabet almayan ... ile ...'a yönelik de öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına yönelik kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; Sanık ...'nün olaydan önceden haberdar olduğu aşikardır ancak suçun oluşuna dair yukarıdaki anlatımlardan anlaşılacağı üzere sanığın olaydaki rolü asıl fail olan ...'i olay yerine getirmek ve olaydan sonrada oradan uzaklaştırmaktır. Olay sırasında motosiklet durur vaziyettedir. Sanığın bunun dışında suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurduğunu gösteren bir eylemi tespit edilmemiştir. Böyle bir iddia da yoktur. Dairemizin ve Ceza Genel Kurulu'nun istikrar kazanmış kararlarından da anlaşılacağı üzere failin araçla olay yerine götürülmesinden ibaret eylemlerden dolayı sürücülerin TCK 37 değil TCK nın 39 uncu maddesi gereğince sorumlu tutulması ve kararın bu yönüyle bozulmasına karar verilmesini gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca olay yerinde bulunup hiç isabet almayan ... ve ...'a yönelik olarak sanıkların öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulmaları isabetli değildir. Sanık ...'in bu mağdurlar ile bir husumeti yoktur. İsabet almalarının mutlak olup olmadığı dosyadaki delillerle somut olarak denetlenememektedir. Her bir mağdurun konumu asıl hedef alınan mağdura ne kadar mesafede oldukları sanıkla aralarındaki mesafe atışların hangi yöne yapıldığı tespit edilmeden sırf asıl hedef alınan kişi ile beraber oldukları gerekçesi ile mağdur sayısınca öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilemez. Böyle bir düşüncenin kabulü halinde asıl hedef alınan kişinin daha kalabalık bir ortamda bulunduğu durumlarda hiç isabet almayan onlarca kişiler yönünden öldürmeye teşebbüsten ceza ihdas edilmesi gibi hukuken tarifi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Yukarıda belirtilen kriterler somut olarak tespit edildikten sonra mutlak ve kaçınılmaz bir durum söz konusu ise ölenler yönünden doğrudan kastla öldürme, yaralananlar açısından ise doğrudan kastla yaralama veya öldürmeye teşebbüs suçlarından ceza verilmelidir. Somut olayda da hiç isabet almayan mağdurlar yönünden kasten öldürmeye teşebbüs suçunun koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz. 08.04.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla