İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/1743 Karar: 2025/5823 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1743 K.2025/5823

1. Ceza Dairesi 2024/1743 E. , 2025/5823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2986 E., 2022/3816 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzelterek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık hakkında Ertaç'

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/1743 E. , 2025/5823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2986 E., 2022/3816 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzelterek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık hakkında Ertaç'

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/1743 E. , 2025/5823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2986 E., 2022/3816 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzelterek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık hakkında Ertaç'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca kesin, temyiz edilemez olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında mala zarar verme ve .. yönelik kasten yaralama suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2019/205 Esas, 2020/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Serkan'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ... yönelik mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin 23.12.2022 tarihli ve 2022/29 86... /3816 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca "sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermek suretiyle" tüm hükümler yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; verilen kararın dosyadaki deliller ile uyumlu olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde haksız tahrike ilişkin bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenemediği kabulü ile sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanmasını gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde (1/2) indirim yapılarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1.Sanık hakkında Ertaç'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili sayın ...'ın hükmün esastan incelenmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2.Sanık hakkında mala zarar verme ve ... yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan "haksız tahrikin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 23.12.2022 tarihli ve 2022/2986 Esas, 2022/3816 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi gereği İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 gününde karar verildi. (Karşı Oy) MUHALEFET ŞERHİ Sanık ... hakkında, mağdur ...’a karşı (29.12.2018 tarihinde işlediği) basit kasten yaralama suçundan, yerel mahkeme olan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesince 13.03.2020 tarih, 2019/205 Esas ve 2020/175 sayılı kararı ile TCK 86/2, 86/3-e, 29/1, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına ve sanık hakkında (1. Kez) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın o yer C.Savcısı ve katılan tarafından aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, 23.12.2022 tarih, 2022/2986 Esas ve 2022/3816 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen kararın “Esastan Reddine”, ancak sanığın sabıkası nedeniyle ikinci kez mükerrir olmasına rağmen birinci kez mükerrirliğine karar verildiğinden hakkında, “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verilerek, “Düzeltilerek Esastan Reddine” karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararın kesin olduğu belirtilerek, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. maddesi gereğince RED’dine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. ve CGTİHK 108/3. maddeleri gereğince ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk kararına muhalifim. İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf(BAM)’si tarafından TCK 58/6-7. ve CGTİHK 108/3. maddeleri gereğince “İkinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı temyize konu teşkil edebilecek midir? Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih, 2012/364 Esas ve 2012/180 sayılı kararında,“TCK 58. maddesinde belirtilen tekerrürü maddi ceza hukukuna ilişkin görmüş ve mahkeme kararında mutlaka mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağının belirtilmesi gerektiğini, belirtilmemesi halinde bunun kazanılmış hakka konu teşkil edeceğini” belirtmiştir. Yine 5275 Sayılı CGTİHK’nun 108/3. maddesinde “Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.” Şeklinde düzenleme getirilerek ikinci kez mükerrirliğin kararda belirtilmesi gerektiği, aksi durumda kazanılmış hakka konu teşkil edeceği belirtilmiştir. Yargıtay CGK kararlarına göre, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasını sağladığından, maddi ceza hukukuna konu teşkil ettiğinden ve yine kazanılmış hakka da konu teşkil edeceğinden, kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. ve CGTİHK 108/3. maddeleri gereğince “İkinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir. Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezasına hükmedildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir. Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. Maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, yerel mahkemece 5 yıl veya 5 yılın altında hapis cezası verilmesi durumunda, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk defa TCK 58. maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkemesince sanık hakkında tayin olunan hapis cezasına TCK 58. maddesi eklenerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm, temyizi kabil hale gelecektir. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62... . maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-b-e, 29, 62, 53... . maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile mahkumiyetine “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar vermiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için ceza istinaf mahkemesince artırılmış olsa da CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Sonuç olarak; Yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararları gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince C.Savcısının ve katılanın aleyhe istinafı üzerine, TCK 58/6-7. ve CGTİHK’nun 108/3. maddeleri uygulanarak, ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararın temyizi kabil hale geleceği nedenle, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun kararına muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla