İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/2470 Karar: 2024/5886 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2470 K.2024/5886

1. Ceza Dairesi 2024/2470 E. , 2024/5886 K. "İçtihat Metni" D İ RENME T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/455 K. MAKTULLER : ..., ..., ... KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs KARAR

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/2470 E. , 2024/5886 K. "İçtihat Metni" D İ RENME T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/455 K. MAKTULLER : ..., ..., ... KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs KARAR

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/2470 E. , 2024/5886 K. "İçtihat Metni" D İ RENME T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/455 K. MAKTULLER : ..., ..., ... KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/455 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/9155 Esas, 2023/4931 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesigereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2005/227 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile, a. Sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında maktuller ...ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı (ikişer kez) 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/802 Esas, 2022/982 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık ...'un maktul ...'a yönelik suçtan kurulan hükümde eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı yine katılan ...'in yarası dikkate alındığından 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği ancak aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı eleştirisi ile esastan reddine karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/9155 Esas, 2023/4931 Karar sayılı kararı ile, sanıklar Mahmut ve Hüseyin' in maktuller ...ve ...'e yönelik kasten öldürme ve katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri ve sanık ...'un maktul ...'a yönelik eylem yönünden suç tarihi itibariyle lehe aleyhe değerlendirmesi yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/434 Esas , 2023/455 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile, a. Sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında maktuller ...ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 81/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı (ikişer kez) 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilerek, dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, iştirak derecesine, usule, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, iştirak derecesine, zamanaşımı koşullarının oluştuğuna, sanığın eyleminin kavgaya el atmak suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Maktuller ve katılan ile aralarında anlaşmazlık bulunan sanıkların hep birlikte olay yerine giderek, sanık ...'un "kime sordunuz da dükkanı açtınız" diyerek tepki gösterip maktullere ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık ...'in maktul ...'a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan tefrik edilen sanık ...'un katılan ...'e doğru tabancasını ateşlediği, katılanın kaçarak bir iş yerinde saklanarak kaçması üzerine maktul ...'a da iki el ateş ederek vurduğu, akabinde maktul ...'a doğru ateş ederek vurduğu ve "başka var mı" diyerek havaya silahı ile ateş ettiği anlaşılmakla, sanıklar Mahmut ve Hüseyin'in yukarıdaki anlatılan eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde suç üzerinde "müşterek hakimiyet kurmak" olarak değerlendirilemeyeceği, ...'un maktuller ...ve ...'a, katılan ...'e yönelik eylemleri sonrasında birlikte olay yerinden ayrılmak suretiyle gerçekleşen eylemlerinin, maktuller ...ve ...'a yönelik kasten öldürme ve katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri bu şekilde tefrik edilen sanık ...'un eylemlerine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alınarak sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ile sanıklar Mahmut ve Hüseyin hakkında maktuller ...ve ...'a yönelik kasten öldürme ile katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin, tefrik edilen sanık ...'un eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi nedeni ile, sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan hüküm yönünden, sevk maddesine göre tüm suçlar yönünden suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun ile birlikte lehe aleyhe Kanun değerlendirmesinin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunduğundan mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/9155 Esas, 2023/4931 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla, DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanıklar Mahmut ve ... haklarında maktuller ...ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı ile; sanıklar Hüseyin ve Mahmut hakkında verilen cezaların “İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” dair karar verilmiş, ancak sanık ...’nin maktul ...’u kasten öldürülmesi olayına TCK 37/1. maddesi anlamında iştirak etmesine rağmen TCK 39/1. maddesi yardımdan ceza verilmesini aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı eleştirisinde bulunulmuştur. Sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile sanıklar Mahmut ve Hüseyin’in tüm eylemleri TCK 39/1. maddesi olur gerekçesiyle Bozma kararı verilmiştir. Aşağıda izah edildiği üzere, sanıklar Mahmut ve Hüseyin’in kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine iştirakleri, yine sanık ...’un maktül ...’u öldürme eylemine iştiraki, TCK 37/1.maddesi kapsamında müşterek faillik olduğundan kararın onanması gerekirken bozma kararı veren sayın çoğunluk görüşüne aşağıda açıkladığımız nedenlerle muhalifiz. Dosyası tefrik edilen sanık Sanık ... ile sanıklar ... ve ...'nin kardeş oldukları ve inşaat işi ile uğraştıkları, 1996 yılında maktul arsa sahibi ...’nun sahibi olduğu arazide inşaat yapmak üzere anlaştıkları, anlaşmaya göre yapılacak inşaatın yüzde 45’in arazi sahibi ...'ya kalacağı, inşaat yapılacak yerdeki arazinin bir takım sorunlarının olduğu, 1998 yılına kadar bu sorunların giderilemediği, 1998 yılında SS Ekşioğlu Şafakkent Yapı Kooperatifi bünyesinde belirtilen yerde inşaata başlandığı, kooperatifin başkanının dosyası tefrik edilen ... olduğu, diğer sanıklar ... ve ...'nin de kooperatifin yönetim kurulu üyesi oldukları, inşaat süresince yaşanan aksaklıklar nedeniyle inşaatın süresi içerisinde bitirilememesi nedeniyle bir kısım üyenin kooperatiften ayrıldıkları, maktul ...’nun da inşaatın süresinde bitirilememesinden dolayı rahatsız olduğu, 2005 yılında yapılan kooperatif genel kurulu toplantısında mevcut yönetimin görevine son verilerek yeni yönetim kurulunun seçildiği, kooperatifin yönetim kurulu başkanlığına maktul ..., yönetim kurulu üyeliğine de katılan ...'nın seçildiği, eski yönetim kurulu başkanı olan ... ile yönetim kurulu üyeleri olan diğer sanıkların yönetimi kaybetmelerinden dolayı, maktul ...’u sorumlu tuttukları, bu durumun husumete yol açtığı ve sanıkların bu nedenle yeni yönetim kurulu üyelerine tehditte bulundukları, buna ilişkin maktul ... tarafından 2005/134 sayılı soruşturma dosyasında C.Savcılığına şikayette bulunulduğu, sanıkların ayrıca kooperatifin idari hizmet binasını ve evraklarını yeni yönetime teslim etmedikleri, taraflar arasındaki anlaşmazlığın olay tarihine kadar süre geldiği, Olay tarihinde yeni yönetimin çalışabilmesi için kooperatife ait olan dükkanlardan birini yeni yönetim binası olarak kullanmaya karar verdikleri ve 17.04.2005 tarihinde kilitli olan kapısını çilingire açtırarak buraya yerleşmeye başladıkları, bu durumu gören tanık Murat Korkmaz'ın, sanıklar ..., Hüseyin ve ...'nin bulunduğu eski yönetim binasına giderek durumu anlatması üzerine, sanıklar ..., Hüseyin ve Mahmut'un bu duruma sinirlenerek hesap sormak için olayın olduğu yere birlikte gittikleri, sanık ...'un bu sırada yanına iki adet silah aldığı, diğer sanıklar Hüseyin ve ...'nin de bu silahlardan haberdar oldukları, sanıkların yeni yönetim binasına birlikte geldikleri, dinlenen tanık ve müşteki beyanlarına göre, bu sırada olay yerinde ..., ..., Nazım Çakmak, Dilek Çakmak, Mustafa Gümüş, Zeynep Özgören’in bulundukları ve maktul ...'nın koltukta oturuyor vaziyette olduğu, sinirli olan sanıkların maktul ... tarafından yatıştırılmaya çalışıldığı, ancak sanık ...'nin "kime sordunuz da dükkanı açtınız" diyerek tepki gösterip, maktul ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık ...'nin de maktul ...'a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan ...'nin tabanca doğrulttuğu, kendilerini yatıştırmaya çalışan ...'ya doğru tabancasını ateşlediği, tabancadan çıkan mermi neticesinde katılan ...'nın kaçmaya başladığı, ...'nın kaçmaya çalışması üzerine ...’nin, katılan ...'nın ardından ateş etmeye başladığı ve isabet eden mermi nedeniyle ...’nın omzundan basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığı, ancak kaçarak fotoğrafçılık yapan...isimli şahsın işyerine saklandığı, katılan ...'nın kaçması üzerine, ...'ın ...'ye müdahale ederek sakinleştirmeye çalıştığı, ancak ...'nin maktul ...'a da iki el ateş ederek maktul ...'ı vurduğu, vurulan ...'ın yere düştüğü, sanık ...'nin bu kez maktul ...'ya doğru ateş ettiği, silahından çıkan üç merminin maktul ...'a isabet ettiği, maktul ...'u vuran ...'nin "başka var mı" diyerek havaya silahı ile ateş ederek bağırdığı, bu sırada sanıklar ... ve ...'nin olay yerinde bulundukları ve kardeşlerini engellemedikleri gibi ona destek oldukları, katılan ...'yı bulamayan sanık ...'nin bu kez olay yeri yakınında evi bulunan ve yönetimin değişmesinden sorumlu tuttuğu ...'nun evine doğru kardeşi sanık ... ile birlikte gittiği, bu sırada maktul ...'nun bahçe ile uğraşmakta olduğu ve yanında damadı ...'un da bulunduğu, tanık ...'un önce sanık ...'nin, ardında da ...'nin geldiğini gördüğü, maktulü gören ...'nin silahı ile maktul ...'a doğru ateş etmeye başladığı, bunun üzerine maktulün evine doğru kaçtığı, ancak maktulü takip eden ...'nin maktulu evinin girişinde vurarak yere düşürdüğü, olaydan sonra sanıkların hep birlikte olay yerinden kaçtıkları, maktuller ..., ... ve ...'nun, dosyası tefrik edilen sanık ...'nin tabancasından çıkan mermilerin isabet etmesi nedeniyle öldükleri olayda; TCK 37/1. maddesinde belirtilen suça iştirak, Müsterek Faillik, “Suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.” Şeklinde açıklanmıştır. Müşterek Faillik için iki unsur gereklidir. 1-Suça iştirak edenler arasında, suçu işleme konusunda fikir ve irade birliği olmalıdır. 2-Olay esnasında, suça iştirak edenlerin olay üzerinde hakimiyeti bulunması gereklidir. Sanıklar ... ve ... bakımından maktuller ... ve ...'nın öldürülmesi ile katılan ...'nın öldürülmesine teşebbüs edilmesi eylemlerine ilişkin olarak; taraflar arasında kooperatif yönetiminin değişmesinden dolayı husumet bulunduğu, sanıkların yeni yönetime ölümle tehditte bulundukları, bundan dolayı maktül ...’nın C.Savcılığına şikayet dilekçesi verdiği, sanıkların olayın başlangıcından itibaren sanık ... ile birlikte hareket ettikleri, kendi iş yerlerinden yeni yönetimin bulunduğu iş yerine önceki uyuşmazlıklar ve iş yerinin çilingir ile açılmasından dolayı hesap sormak için birlikte gittikleri, olay yerine giderken ...'un üzerine aldığı iki silahtan haberdar oldukları, olay yerine ulaşınca, sanık ...'nin "kime sordunuz da dükkanı açtınız" diyerek tepki gösterip, maktul ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık ...'nin de maktul ...'a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan ...'nin tabanca ateş ederek öldürme olaylarını gerçekleştirdiği nedenle, Sanıklar ... ve ...’nin, kendi ofislerinde bulundukları sırada maktullerin kendi bilgileri dışında kooperatif yönetimi için yeni işyerini çilingirle açtıklarını öğrenmeleri üzere, üçü birlikte olay yerine gitmiş olmaları, olay yerine birlikte gelerek ve olayın başlangıcından itibaren katılan ve maktullere saldırarak ... ile birlikte fikir ve irade işbirliği yaparak hareket ettikleri ve yine olay yerinde bulunarak, kardeşleri ...’a engel olmayıp, ona manevi destek vererek, olaya katılarak, maktuller ve katılanın direncini birlikte kırmaları, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak, fiil öncesi, fiil işlendiği sırada ve fiilden sonraki hareketlerinin birlikteliği dikkate alınarak, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri nedenle, sanıkların 5237 sayılı TCK 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail sıfatı ile sorumlu olduklarından, maktuller ... ve ...'nın öldürülmesinden ve katılan ...'yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerektiği. İlk olayın gerçekleştiği yerde maktuller ...ve ...'ın öldürüldüğü, ...'in de tabanca ile yaralandığı halde, sanık ...'un, olayda tabancasını ateşleyen ... ile birlikte olay yerine yakın olan maktul ...'un evine aynı neticeyi gerçekleştirmek amacıyla beraberce gitmiş olması, ona engel olmayıp desteklemesi, onunla birlikte hareket etmesi, asıl husumetli oldukları maktul ... öldürüldükten sonra olay yerinden diğer sanıkla birlikte kaçmaları dikkate alınarak, sanık ...’un kasten silahla maktul ...’u da öldürmesi olayını TCK 37/1. maddesi anlamında müşterek fail olarak katıldığı, bu nedenle sanık ...’nin ayrıca maktul ...’un öldürülmesi olayından da müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiği, Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanıklar Mahmut ve ...’nin kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine iştirakleri, yine sanık ...’un maktul ...’u öldürme eylemine iştiraki, TCK 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik olduğundan Direnme kararının onanması gerekirken direnmenin reddine karar veren sayın çoğunluk görüşüne muhalifiz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla