Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/2555 E. , 2025/4405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2050 E., 2023/2619 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yöne
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/2555 E. , 2025/4405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2050 E., 2023/2619 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/173 Esas, 2023/217 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/2050 Esas, 2023/2619 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasının hatalı olduğuna, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, sanığın tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturacağına, haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yaralanmanın boyutu ile katılanın araca binip olay yerinden uzaklaşmaya çalışmasına rağmen sanığın aracın arkasından ateş etmeye devam etmek suretiyle eylemi gerçekleştirme yönündeki ısrarı nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Olay günü katılan ve tanık ...'ın sanık ve arkadaşlarının yanına giderek birlikte alkol aldıkları, bir müddet sonra katılan ve tanık ...'ın sanık ve arkadaşlarının bulunduğu yerden ayrıldıkları, daha sonra katılan ve sanık arasında telefon görüşmesinin olduğu ve tarafların tartıştıkları, bunun üzerine katılan ve tanık ...'ın araçla mezarlık civarına gittikleri, sanık ve tanık...'in de araçla katılan ve tanık ...'ın yanına gittikleri, katılanın tanık ...'a ait aracın şoför mahallinde oturduğu, sanığın ve tanıkların araçların dışında ayakta oldukları, tanıklar ... ve...'in beyanları ile doğrulandığı üzere katılanın araçtan elinde tabanca ile indiği, tabancayı sanığa doğrulttuğu, tetiğe bastığı ancak tabancanın ateş almadığı, bu sırada sanığın tabancası ile katılana ateş ettiği, sanığın eylemi neticesinde katılanın sol kol üst kısmından ve sol bacak uyluk bölgesinden yaralandığı, katılanın yaralanması üzerine tanık ...'a ait araca binerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, bu esnada sanığın aracın arkasından ateş etmeye devam ettiği anlaşılan olayda; katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan, katılanın sanığa tabanca doğrultması, tetiğe basması ancak tabancanın ateş almaması şeklinde gerçekleşen eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca indirim oranının asgari ile makul arasında belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/571 Esas sayılı dosyasına ilişkin ilam sebebiyle sanığa verilen cezanın infaz edilip edilmediği hususunun adli sicil kaydından ve Uyap sistemi üzerinden anlaşılamaması karşısında, söz konusu ilamın tekerrüre esas olup olmadığının tespiti için ilgili mahkemeden gerekçeli karar, ceza ve yerine getirme fişleri ile bu husustaki gerekli sair belgeler celp edilmek suretiyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri "haksız tahrikin derecesi ve tekerrür" yönünden yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2023 tarihli ve 2023/2050 Esas, 2023/2619 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.