Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/2919 E. , 2025/4261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3788 E., 2024/164 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik isti
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/2919 E. , 2025/4261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3788 E., 2024/164 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2022/368 Esas, 2023/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/3788 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kasten öldürmeye teşebbüs suçunun yasal koşullarının oluşmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, delillerin değerlendirmesinde hata yapıldığına, sanığın eyleminin kasten yaralama olarak kabul edilmesi gerektiğine, teşebbüsün ve haksız tahrikin derecesine, sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılan ile sanık arasında olay öncesine dayanan tartışma ve husumetlerinin varlığı, suçta kullanılan tabancanın öldürmeye elverişliliği, katılandaki isabet yerleri ile sayısı, hedef alınan bölgeler, katılandaki yaralanmaların ağırlığı, engel nedenin varlığı ve sanığın eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya içeriğine göre; katılan ...'ın olay gecesi üvey ağabeyinin oğlu olan tanık ...'u almak üzere ...Restaurant isimli işletmeye gittiği, ...'ın içeride tanık ... ile oturduğunu görmesi üzerine ...'ı bahçeye çağırdığı, katılan, ..., ve işletmenin güvenlik görevlisi tanık ...'nin dışarıda sandalyede oturarak çay içtikleri sırada katılan ile aralarında önceye dayalı husumet bulunan ve aynı işletmede alkol alan sanığın dışarıya çıktığı ve tanık ... ile konuşmak için yanlarına yaklaştığı sırada belinden tabancasını çıkardığı, önce yanlışlıkla yere bir el ateş ettiği sonrasında katılana doğru 6 el ateş ederek onu sol el bileğinden ve sol kalçasından yaraladığı, katılanın işletmenin olduğu yerdeki dereye doğru koşarak kaçtığı sırada sanığın da olay yerinden uzaklaştığı anlaşılan olayda katılan ile sanık arasında olay tarihinden yaklaşık bir ay önce meydana gelen olayda, katılanın sanığı silahtan sayılan sopa ile döverek yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralamasının ardından sanığın suça konu eyleme maruz kaldığı hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında işlemiş olduğu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un verilen cezada asgari indirim oranı olan 1/4 ile azami indirim oranı olan 3/4 arasında indirim öngören 29. maddesinin uygulaması sırasında, asgari ile makul oranlar arasında bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde 1/4 oranında indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz sebepleri "haksız tahrikin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/3788 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.