Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/307 E. , 2025/4802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1430 E., 2023/2661 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafiinin süre tutum dilekçesinde ismi geçiyor ise de
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/307 E. , 2025/4802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1430 E., 2023/2661 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafiinin süre tutum dilekçesinde ismi geçiyor ise de, gerekçeli temyiz isteminde adının geçmediği ve temyiz istemine konu olmadığı anlaşılmakla inceleme dışı bırakılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2022/604 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararı ile, a. Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2023/1430 Esas, 2023/2661 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; a. Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44. Maddesinin uygulanması ve katılan ...'ya yönelik eylemi nedeni ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, 2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle, sanık ... hakkında takdiri indirim ve haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, cezanın yetersiz tayin edildiğine, 3. Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, katılan ...'ye yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik indirim oranına, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinin yanlış uygulandığına, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, suçta kullanılan aletin niteliği, atış mesafesi hedef alınan vücut bölgeleri ve isabet yerleri, nazara alındığında suçların vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın katılan ...'yi hedef aldığı ancak biraz önünde yer alan katılan ...'ya saçmaların isabet ettiği anlaşılmakla katılan ...'nın katılan ...'ye yakınlığı nazara alındığında av tüfeği ile ateş edildiğinde isabet almasının mutlak, muhakkak olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2023/1430 Esas, 2023/2661 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, katılan ...'ye yönelik eylem yönünden oy birliğiyle, sanığın katılan ...'ya yönelik eylemine ilişkin oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2024/307 E. 2025/4802 K. sayılı kararında sanık ...’un asıl hedefi olan katılan ...’i kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûmiyetine ilişkin hüküm yönünden çoğunluk görüşü ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamakta ise de Mahkemece sanık ...’un eylemi neticesinde ...’nin yanı sıra olay yerinde bulunan katılan ...’ın da isabet almasının “muhakkak ve kaçınılmaz” olduğu gerekçesiyle bu katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. Kasten öldürme suçunun manevi unsuru kasttır. Kasten öldürme suçunda söz konusu olan kast, doğrudan kast olabileceği gibi olası kast da olabilir. Doğrudan kast ile olası kast arasındaki en önemli fark, ölüm neticesinin gerçekleşmesine yönelik öngörünün muhakkak olarak nitelendirip nitelendirilemeyeceğine ilişkindir. Başka bir ifadeyle failin gerçekleştirdiği eylem sonucunda mağdurun ölümünün muhakkak mı, muhtemel mi olduğu hususu belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Failin eylemi sonucu gerçekleşeceği muhakkak olan neticeler açısından failin kastı olası kast değil, doğrudan kasttır. Dosya içeriğine göre; katılan ... ve sanık ... arasında husumet bulunduğu, olay günü aralarında yaşanan tartışma sırasında yaralanan ...’nin evine gidip yanına av tüfeği aldığı, yürüyerek ...’nin ahırına doğru yöneldiği ve ahırın yakınında gördüğü ...’ye doğru hedef gözeterek bir el atış yaptığı, ...’nin bu sırada sanık ...’yi görmediği, atış sonucu av tüfeğinden çıkan saçma tanelerinden birinin olayla ilgisi olmayan katılan ...’nın göğüs bölgesine isabet ettiği, tek atış sonucunda katılan ...’nın hemen yanında bulunan (duruşmadaki beyanlara göre 50 cm. yanında duran) tanık İbrahim’in ve yaklaşık 4 metre yanlarında duran katılan ...’nin isabet almadıkları anlaşılmaktadır. Kabulü yapılan maddi olayın nitelendirilmesi sırasında Mahkemece sanık ...’nin katılanlar ... ve ...’ya karşı eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kabul edilmiş ise de, bu kabul olayın oluşuna, günlük hayat tecrübelerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun değildir. Sanık ...’nin etkili mesafeden katılan ...’yi hedef gözeterek av tüfeği ile ateş etmesi, onun ...’yi öldürmek istediğine delalettir ancak gerçekleştirilen eylem sonucunda sanık ile arasında husumet de bulunmayan ...’nın isabet alacağının muhakkak olduğunu söylemek tarafımızca mümkün görülmemektedir. Şöyleki; dosya kapsamı ve keşif sonucu ibraz edilen fotoğraflar incelendiğinde tarafların hareketli olması da gözetildiğinde bulundukları yerlerin tereddütsüz tespit edilemeyeceği, sanık ...’nin de uygulamalı keşfe katılması sağlanarak ateş ettiği yerin belirlenmesi gerektiği, sanık müdafi tarafından yapılan keşfe bu gerekçeyle itiraz edildiği, olay sırasında tek el atış yapılması karşısında olay yerinde bulunan aracın sanığın görüş alanını etkileyip etkilemeyeceğinin, ayrıca av fişeğinin içinde kaç adet saçma tanesinin bulunduğunun gerek keşif sırasında gerek mahkemece yapılan değerlendirmede göz önüne alınmadığı, eğer av fişeğinin içinde çok az sayıda saçma tanesi var ise her iki katılanın da muhakkak isabet alacağının söylenemeyeceği, kaldı ki sanığın yaptığı atış sonucunda katılan ...’ye herhangi bir saçma tanesi isabet etmediği gibi ...’nın hemen yanındaki tanık ...’in vücuduna da saçma tanesi isabet etmediği anlaşıldığından, suç niteliğinde oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilip katılan ...’ya karşı muhtemel olan yaralama neticesinden olası kastla sorumlu tutulması ve içtima hükümleri çerçevesinde hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.