İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/3388 Karar: 2025/5885 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/3388 K.2025/5885

1. Ceza Dairesi 2024/3388 E. , 2025/5885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/458 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kuru

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/3388 E. , 2025/5885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/458 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kuru

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/3388 E. , 2025/5885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/458 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli ve 2022/378 Esas, 2023/427 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterince gerekçelendirilmeden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın kastının korkutmak ve yaralamak olduğuna, öldürme kastının bulunmadığına, kasten yaralamanın ölümle sonuçlandığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ilkesinin ihlal edilmediği, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, maktul hakkında düzenlenen raporlara göre maktuldeki yara yerleri ve yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürme olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, nitelikli hallerin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı, uygulanması mümkün lehe hükmün bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2024/24 Esas, 2024/458 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Sayın ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile (nitelikli hal uygulanması yönünde) TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus eylemin nasıl vasıf kazanacağı yolundadır. İnceleme konusu yapılan davada İstanbul'da bir mahallede aile ile birlikte ikamet etmekte olan maktul tanıklar Deniz ve Arda'nın olduğu yere doğru bağırarak artık bu mahalle de uyuşturucu satılmasına müsaade etmeyeceğini onun için oradan dağılmaları gerektiğini söylemiştir. Çok kısa bir süre sonra maktulün bağırdığı grupta bulunmayan sanık ... abisin ofisinden aldığı silahla olay yerine gelerek kapı önünde durmakta olan maktulü üç atış yaptığı tabanca ile öldürmüştür. Dava TCK 81 madde uyarıca karara bağlanmış ise de katılan vekilinin TCK 82/1-a-h bentleri uyarınca temyiz yoluna gelmesi ile bu hususun irdelenmesi gerekir. Gerek tanıklar ... ve berber olarak mahallede bulunan Mehmet'in beyanları gerek mahallede uyuşturucu satıldığı yolundaki beyanlar ve kabul dikkate alındığında esnaf olarak görev yapan maktulün yine uyuşturucu satmak üzere orada bulunduklarını düşündükleri gençleri uyarması ile sanığın harekete geçtiği açıktır. Maktulün tartıştığı ve olay yerinden tabiri caizse kovalayarak gitmelerini istediği ... ve ... sanık ... ile hiçbir bağlantısı yoktur. Bunlar akraba değildir. Okul arkadaşı değildir. Sanığın ... ve ... lehine adam öldürmesini gerektiren hiçbir hal olmadığı gibi kendisi ile maktul arasında da bir husumet hiç olmamıştır. Yine iki önemli husus şudur ki; sanığın eskiden uyuşturucu sabıkası mevcuttur ve sanığın kaçıp sonradan yakalandığı yerde de yine uyuşturucu bulunmuştur. Dolayısıyla sanık maktulü illegal bir eylem olan uyuşturucu ticaretine engel olduğu için öldürmüş olup suç vasfının TCK 82/1-h uyarınca değerlendirilmesi ve buna göre bozma ilamı düzenlenmesi gerekir iken onama yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğa katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla