Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/3609 E. , 2025/5811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/299 E., 2024/325 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kuru
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/3609 E. , 2025/5811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/299 E., 2024/325 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bölge Adliye Mahkemesi bozması üzerine; Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2022/434 Esas, 2023/483 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36, 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d, 29, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/299 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; katılanın çelişkili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanmadığına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, herhangi bir suç kastının ve iştirakinin bulunmadığına, kavgayı ayırmaya çalıştığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Oluş ve tarafların aşamalardaki beyanları dikkate alındığında katılandan sanık ...'a yönelen haksız tahrik oluşturacak bir fiil veya söz bulunmadığı halde eylemin haksız tahrik altında gerçekleştirildiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca indirim yapılarak sanığa eksik ceza verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükümlere esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden sanık ... lehine asgari miktarda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/299 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ...'ın kız kardeşinin mağdur tarafından rahatsız edildiği yönünde bilgi edinmesi üzerine, sanıkların mağduru kendi araçlarına alarak olay yerine giderken aralarında tartışma başladığı, olay yerinde durduktan sonrada tartışmanın fiziki kavgaya döndüğü, sanıkların mağduru elleriyle yaraladıkları ve yakın mesafeden tek el atış sonucu mağduru ayağından vurdukları olayda; 1)Mağdur ve sanıklar arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması, 2)Sanık ...'ın, mağdurun da kabulüne göre, 1.5 metreden hedef alarak doğrudan mağdurun ayağına ateş etmesi, 3)Mahkemenin gerekçesine göre olay yerinde 4 adet kartuş ele geçirildiği kabul edilse de 27.11.2014 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre tüfeğin içinde bir adet boş ve üç adet dolu fişeğin bulunması, 4)Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin yaralama suçunun oluştuğuna ilişkin ilk kararını fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı yönünden bozarken, mağdurun tabanca ile birden fazla ateş edilmek suretiyle ayak bileğinden yaralandığı şeklinde maddi gerçeğe uymayan bir kabulle karar verdiği, 5)Silahla ateş edilmesi üzerine bayılan mağdurun, sanıklar tarafından olay yerinde bırakılmayarak hastaneye götürülmesi, Hususları dikkate alındığında, 1.5 m. gibi yakın bir mesafeden atış etmesi nedeniyle istemesi halinde mağdurun vücudunun hayati bölgelerinden vurması muhakkak olan sanığın, mağdurunda kabulüyle doğrudan ayak bölgesini hedef alması, tüfeğin içinde üç adet fişek bulunmasına rağmen ateş etmeye devam etmekten vazgeçmesi ve sanığın yaralanması üzerine ölmesinden korkan sanıkların olayın etkisiyle bayılan mağduru hastaneye götürmeleri karşısında, sanıkların dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece fiilin öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanıkların fiilinin, adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin ve yaralama kastıyla hareket eden sanıklar hakkında TCK m.36'nın uygulanmasının maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.