İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/3642 Karar: 2025/5416 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/3642 K.2025/5416

1. Ceza Dairesi 2024/3642 E. , 2025/5416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2024/313 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanma

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/3642 E. , 2025/5416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2024/313 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanma

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/3642 E. , 2025/5416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2024/313 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanığın temyiz istemi yönünden; müdafiine 25.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, sanık tarafından süresinden sonra temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine verilen Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/169 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2024/444 Esas, 2024/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının "vekalet ücreti ve müsadere" yönünden düzeltme yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a-son maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan ceza verilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mahkumiyetine yeter somut delil bulunmamasına rağmen eksik inceleme sonucu verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın aşamalarda alınan savunmaları sırasında istikrarlı olarak maktulü öldürmediğini beyan etmesi, olay günü sanıkla bir arada olan inceleme dışı ...'nin de genel itibariyle sanıkla aynı doğrultuda beyanlarda bulunması ve sanığa isnat ettiği herhangi bir somut olgunun bulunmaması, meydana gelen olayla ilgili görgü tanığının ve kamera kaydının tespit edilememiş olması, suçta kullanılan tüfeğin ele geçirilememesi ve olay yerinde bulunan iki adet kartuşun sanıktan elde edilen tüfekten atılmadığının tespit edilmesi, sanığın olay sonrasında 112'yi arayarak olayı ihbar etmiş olması, sanığın maktulün cesedini tesadüfen gördükleri yönündeki savunmasının aksini kanıtlar nitelikte somut bir delil bulunmaması, olay günü sanığın çiftliğinde elektrik işi için saat 08.00-18.00 arasında çalışan tanıklar ... ve ...'ın temsili atış yapılan yerlere göre olay yerine yakın olmalarına rağmen silah sesi duymadıklarını beyan etmiş olmaları, sanığın aksi yönde savunma yapması kendisi yararına olacağı halde olay yerinin yakınında olmasına rağmen silah sesi duymadığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmayı amaçlayacak nitelikte bir savunma olarak kabul edilemeyeceği, olay sonrası sanıktan alınan sağ el, yüz ve elbise svapları üzerinde atış artıkları tespit edilmişse de dosyada yer alan diğer tespitler nazarında atış artıklarının ateş etmekten ziyade, ateş edilen silaha, yara yerine veya atış artığı bulunan şeylere dokunmaktan da kaynaklanabileceği, sanığın olay yerinde bulunduğu zamandaki kayıtsız davranışları ile başka nedenlerle oluşma veya sirayet ihtimali tamamen ortadan kalkmayan sağ el, yüz ve elbise svapları üzerindeki atış artıklarının sanığın eylemi gerçekleştirdiği iddiasını kuvvetli bir ihtimalden öteye geçiremediğinin kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirilmesi, sanık ve maktul arasında önceye dayalı tartışmalar olduğu iddia edilmişse de; dinlenen tanık beyanları göz önünde bulundurulduğunda bu tartışmaların sanık ile maktul arasında doğrudan öldürmeyi gerektirecek husumet boyutunda olduğunun kabul edilmesinin mümkün görülmemesi karşısında; sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, müdafiine 25.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 02.05.2025 ve 07.05.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, 2. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 3. Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2024/444 Esas, 2024/313 Karar sayılı kararının sanığın beraatine karar verilmesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Bozma sebebi gözetilerek sanığın bu suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Oltu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamına göre; olay günü av tüfeği ile ...'nın baş ve göğüs bölgesine yapılan atış sonucu meydana gelen yaralanmalar nedeniyle öldüğü, olay mahallinde Jandarma tarafından yapılan araştırma ve incelemelere göre, sanık ...'ün askeriyeden emekli olduktan sonra yanına bir Afgan vatandaşı çoban da alarak hayvancılık yaptığı, sanığın o mahalde bulunan maktulün arazisine hayvanlarını sokarak otlatması nedeniyle sık sık aralarında kavga meydana geldiği, bu nedenle sanık ile maktul arasında husumet oluştuğu, Olay günü yine maktulün aracıyla olay mahalline geldiği, o mahalde olay yeri ve çevresinde sanık ... ve çobanı dışında kimseler bulunmadığı, olay yeri ve çevresi sanığa ait arazi olup, maktulün sanığın arazi komşusu olduğu, yapılan tespitlere göre, maktulün yanına başka şahıs veya şahısların gelmeleri halinde, bulundukları konum itibariyle sanık ve çobanın bunları mutlaka görmeleri gerektiği, Yine Jandarma tarafından yapılan tespit ile mahkemece yapılan keşfe göre, maktul ...'in vurulduğu yer ile sanık ve çobanın olay anında bulundukları yer arasındaki mesafenin yaklaşık 700 metre olup, yapılan atış nedeniyle tüfek sesini duymamalarının mümkün bulunmadığı, oysa sanık ve çobanın çevrede başka insanı görmediklerini ve silah sesini duymadıklarını söyledikleri, Jandarma kriminal laboratuvar raporunda; sanık ...'ün sağ el, yüz ve elbise swapları üzerinde atış artıklarının tespit edildiğinin bildirildiği, Sanık 23.06.2002 tarihli savunmasında, maktul veya olayla ilgili hiçbir eşyaya el sürmediğini en son olaydan 4-5 ay önce tabanca ile atış yaptığını, olay öncesinde silah kullanmadığını beyan ettiği, Sanığın sağ el, yüz ve elbiselerindeki atış artıklarının ne suretle bulaştığına dair makul ve makbul bir savunma getiremediği, sanığın sağ el, yüz ve elbiselerindeki atış artıklarının onu av tüfeğiyle atış ettiğinin maddi delili olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanık ...'ün emekli olduktan sonra yanına bir çoban da alarak olay mahallinde hayvancılık yapmaya başladığı, sanığın hayvanlarının maktule ait komşu arazilere girmesi nedeniyle aralarında sürekli kavga yaşandığı, bu nedenle aralarında husumet oluştuğu, olay günü maktul ...'in aracıyla olay mahalline geldiği, burada sanık ... 'ün av tüfegi ile baş ve göğüs bölgesine atış yaparak onu öldürdüğü hususunda tam bir vicdanı kanaat oluştuğundan, delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraati yönündeki sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayım.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla