İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/3654 Karar: 2025/5681 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/3654 K.2025/5681

1. Ceza Dairesi 2024/3654 E. , 2025/5681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/474 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/3654 E. , 2025/5681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/474 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/3654 E. , 2025/5681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/499 E., 2024/474 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/107 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2024/499 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, sanığın cezasının artırılması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine, kasten öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, eyleminin meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, haksız tahrikin derecesine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay tarihinden önce sanık ve maktulün birbirlerini tanıdıkları, olay tarihinde tanık ...'in maktulün eski eşi sanığın ise sevgilisi olduğu, sanık ve tanık ...'in sanığın evinde bulundukları sırada aracı ile sanığın evinin yakınlarında olan maktulün önce tanık ...'i aradığı, saat 01.58 sıralarında ise sanığı aradığı ve görüşmek istediğini söylediği, bunun üzerine sanık ve maktulün buluştukları, sanık ve maktul arasında sanığın maktulün eski eşi olan tanık ...'le görüşmesi ve maktulün buna karşı çıkması ile alakalı sözlü tartışma yaşandığı, tartışma sırasında maktulün sanığa hakaret ve tehdit mahiyetinde sözler söylediği, tartışmanın şiddetlenmesi üzerine sanığın olay yerinde bulunan elindeki bıçak ile maktulü başta batın bölgesi olmak üzere vücudunun değişik yerlerinden bıçakla yaraladığı, aynı zamanda maktulün baş bölgesine sopa ile vurduğu, maktulün ambulansla hastaneye kaldırıldığı ancak maruz kaldığı bıçak yaraları nedeniyle vefat ettiği anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümlerinin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ve maktul arasında yaşanan tartışma sırasında sanığın aksi sabit olmayan savunmalarına göre maktulün sanığa hakaret ve tehdit mahiyetinde sözler söylediğinin kabulü yerinde ise de; tanık ...'in hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında istikrarlı şekilde olayda kullanılan ve kendisine soruşturma aşamasında fotoğrafı gösterilen bıçağın sanığa ait olduğunu, sanığın evine gittiğinde yemek yaparken bu bıçağı kullanması sebebiyle bıçağın sanığa ait olduğundan emin olduğunu, bıçağın bulaşık makinasında bulunduğunu, olay gecesi uyandığında ve sanık gittiğinde bulaşık makinasının açık vaziyette olduğunu gördüğünü belirtmesi, ayrıca sanığın maktulün elinde bıçak bulunduğunu ve kendini korumaya çalıştığı sırada maktulle aralarında arbede/boğuşma olduğunu iddia etmesine rağmen olay sonrası sanık hakkında alınan adli muayene raporunda sanığın vücudunda herhangi bir darp/cebir izine rastlanmadığının tespit edilmesi maktulün vücudunda çok sayıda kesici alet yarası bulunması karşısında; bu hususlar gözetilmeksizin, olayda kullanılan ve olay yerinden elde edilen bıçağın maktule ait olduğu ve ilk olarak maktul tarafından sanığa bıçakla saldırıldığı yönündeki kabulün yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Maktulden sanığa yönelen söz ve hakaretten ibaret olan eylemi nedeni ile, 12 yıldan 18 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim uygulanarak üst sınırdan ceza verilmesi yerine 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi "haksız tahrikin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2024/499 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla