İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/4105 Karar: 2024/6987 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/4105 K.2024/6987

1. Ceza Dairesi 2024/4105 E. , 2024/6987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/10 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/4105 E. , 2024/6987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/10 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/4105 E. , 2024/6987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/10 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçundan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli ve 2014/143 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararıyla 10 yıl 5 ay hapis cezasına hükümlü ... hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.04.2023 tarihli ve 2022/5-13574 ilamat sayılı müddetnameye yönelik Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulü ile hükümlü hakkında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 ve 108. maddeleri gereğince yeniden müddetname düzenlenmesine dair Gebze İnfaz Hâkimliğinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/4461 Esas, 2023/4466 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve 2024/10 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 94660652-105-07-6207-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve 2024/42055 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve 2024/42055 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, İnfaz dosyası kapsamına göre; Hükümlünün, nitelikli yağma suçundan dolayı 10 yıl 5 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli ve 2014/143 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararıyla; "...TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla yağma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınabileceği mümkün görülmüştür." şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini müteakip, bu defa istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine anılan kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/19767 Esas, 2022/12736 Karar sayılı ilâmı ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleşmesi üzerine, anılan cezanın infazı amacıyla hükümlü hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.10.2022 tarihli ve 2022/5-13574 ilamat sayılı müddetnamesinin, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19/1 ve ek-2. maddeleri gereğince 1/2 ve ayda 6 gün indirilmek suretiyle düzenlenerek, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli kararının dikkate alınmadığından bahisle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca talepte bulunulması akabinde, hükümlü hakkında verilen mahsup kararları sonrasında, neticeten Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06.04.2023 tarihli ve 2022/5-13574 ilamat sayılı müddetnamesinde de aynı hususun gözardı edilmek suretiyle hükümlü hakkındaki infazın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/9. maddesi gereğince yapılmaması nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli itirazının, Gebze İnfaz Hâkimliğinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/4461 Esas, 2023/4466 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkındaki infazın, 5275 sayılı Kanun'un 107 ve 108. maddeleri gereğince yapılması gerekmesi nedeniyle kabulüne karar verilmesini müteakip, bu kez Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın, hükümlü hakkında örgüt üyeliği veya örgüt kuruculuğu suçundan verilmiş bir ceza olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle kabulüne karar verilerek anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, Hükümlü hakkındaki Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli kararına konu suçun, 22.11.2003 tarihinde işlenen suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçu olduğu, (bahse konu suç örgütü kurucu ve yöneticisinin dosyadaki diğer sanıklardan Raşit Yalçın olup, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi ile Görevli) 12.02.2009 tarihli ve 2004/435 Esas, 2009/33 Karar sayılı kararıyla sanık Raşit'in suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan mahkumiyetine karar verilerek anılan kararın Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30.11.2015 tarihli ve 2015/703 Esas, 2015/48645 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği), dolayısıyla hükümlünün işlediği suçun, örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği konusunda bir şüphe bulunmadığı, ancak infaza konu ilâmdaki suç tarihinin 2003 yılı olması itibariyle infaz rejiminin tespitinde lehe yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.11.2021 tarihli ve 2021/6991 Esas, 2021/14245 Karar sayılı ilâmıyla; "...5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 14.04.2020 tarihinde kabul edilen ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değiştirilmeden önceki 107/4. maddesine göre; " Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 107/4. maddesine göre; suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; .... süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. 14.04.2020 tarihinde kabul edilen ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değiştirilmeden önceki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri başlıklı 108/1. maddesine göre; tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değişik 108/1. maddesine göre; tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; ..... süreli hapis cezasının üçte ikisinin İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır şeklindeki mevcut yasal düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde; 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında; koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği; suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 13. maddesinde bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi hükmünün uygulanacağı yönünde atıf bulunduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanun'un 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, bu durumda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, Terörle Mücadele Kanunu'nun 17/1 maddesine nazaran 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesine göre koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin daha az olması koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin üçte ikisinin iyi halli olarak geçirilmesinin öngörülmesi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun hükümlerinin hükümlü lehine olup, hükümlünün suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında işlediği nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kesinleşen cezalarının infazının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 107/4. maddesi uyarınca (2/3) oranı esas alınarak yapılması gerektiği anlaşılmakla.." şeklinde de belirtildiği üzere, Somut olayda, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.04.2023 tarihli ve 2022/5-13574 ilamat sayılı müddetname hesabının yanlış oran üzerinden yapılması nedeniyle anılan müddetnameye karşı yapılan itirazın, infaz hakimliğince kabulüne karar verilmesi karşısında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 30.07.1999 tarihinde kabul edilen, 01.08.1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesine göre; "doğrudan veya dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini veya artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak, seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak (...) suretiyle yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir. .... Suç faili, memur veya kamu hizmetiyle görevli kimse ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarıdan bir katına kadar artırılır. ...... Örgüt mensuplarınca veya örgüt adına örgüt üyesi olmayanlar tarafından birinci fıkrada gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere işlenen suçların ve 01.03.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 296. maddesinde öngörülen cürmün cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır. 3. 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 13. maddesine göre; “Bu kanun kapsamına giren suçlardan tutuklananlar ile mahkum olanlar hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun 16. ve 17. maddeleri hükümleri uygulanır." 4. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesine göre; bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlardan, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası alanlar 36 yıllarını, müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 30 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 3/4'ünü çekmiş olup da iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde talepleri olmaksızın şartla salıverilirler, Bu hükümlüler hakkında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 10. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile ek 2. maddesi hükümleri uygulanmaz. 5. 5532 sayılı Kanun ile değişik 17. maddeye göre “Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin dördüncü fıkrası ile 108. maddesi hükümleri uygulanır." 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 14.04.2020 tarihinde kabul edilen ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değiştirilmeden önceki 107/4. maddesine göre; "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 107/4. maddesine göre; suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; .... süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. 8. 14.04.2020 tarihinde kabul edilen ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değiştirilmeden önceki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri başlıklı 108/1. maddesine göre; tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. 9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değişik 108/1. maddesine göre; tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; ..... süreli hapis cezasının üçte ikisinin İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. 10. Hükümlü ... hakkında 22.11.2003 tarihinde örgüt faaliyeti kapsamında işlediği, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla birden fazla kişi ile silahlı yağma suçundan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 06.11.2017 tarihli ve 2014/143 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararla, 5237 sayılı Kanun'un 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (g), (h) fıkraları ile 62. maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararıyla; "...TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla yağma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınabileceği mümkün görülmüştür." şeklindeki gerekçe ile esastan reddine karar verildiği, verilen esastan red kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun da Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/19767 Esas, 2022/12736 Karar sayılı ilâmı ile esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi suretiyle, hükümlü hakkında örgüt faaliyeti kapsamında işlediği kabul edilen yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 29.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 11. 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında; koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği; suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 13. maddesinde bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi hükmünün uygulanacağı yönünde atıf bulunduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanun'un 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, bu durumda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, Terörle Mücadele Kanunu'nun 17/1 maddesine nazaran 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesine göre koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin daha az olması koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin üçte ikisinin iyi halli olarak geçirilmesinin öngörülmesi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun hükümlerinin hükümlü lehine olup, hükümlünün örgüt faaliyeti kapsamında işlediği kabul edilen, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla birden fazla kişi ile silahlı yağma suçundan kesinleşen cezasının infazının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 107/4. maddesi uyarınca 2/3 oranı esas alınarak yapılması gerektiği anlaşılmakla, Gebze İnfaz hakimliğinin kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine kabulüne ilişkin itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.01.2024 tarihli ve 2024/10 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla