Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4347 E. , 2024/8087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/210 E., 2021/292 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM: Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4347 E. , 2024/8087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/210 E., 2021/292 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM: Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2022/9662 Esas, 2024/1840 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2024 tarihli ve 2021/141160 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın üzerine atılı nitelikli kasten öldürme suçunun sabit olduğu, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, dairenin onama kararının kaldırılarak hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Maktul ...'in kardeşi olan ... tarafından sanık ...'in üvey kardeşi olan ...'in 16.04.2009 tarihinde öldürüldüğü, 20.07.2009 tarihinde ise maktul ...'in ikametlerinin önündeki sokakta saat 22:45 sıralarında ateşli silah ile öldürüldüğü, maktulün vurulmasından sonra olay yerine ablası ...'un geldiği ve ardından da annesi ...'nın geldiği, ...'un aşamalardaki ifadelerinde olay yerinde kardeşini öldüren kişi ya da kişileri görmediğini beyan ettiği, olay yerinde yapılan keşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere katılan ... olay yerine geldiğinde maktulü vuran kişi ya da kişilerin olay yerinden uzaklaşmış oldukları, bu nedenle ...'nın beyanlarına itibar edilemeyeceği, yine olay yerine silah seslerini duyması üzerine gelen tanık ...'in de kaçan bir kişiyi gördüğü fakat aradaki mesafeden dolayı net bir teşhiste bulunamadığı, sanık ...'in ise aşamalardaki beyanlarında suçu işlemediğini, olay saatinde kayın pederinin evinde olduğunu belirttiği, buna dair dinlenen tanıkların da sanığın o saatlerde yanlarında olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar sanık ...'in sol el üst bölgesinden alınan svap örneğinde atış artığına rastlanılmış ise de, sanığın camcılık mesleğini icra ettiği ve savunmalarında da atış artığı ile cam üzerinde aynı maddelerin bulunması nedeniyle atış artığına rastlanılmış olabileceğini belirttiği, nitekim dosya arasına alınan raporlardan da anlaşıldığı üzere, camın içinde de antimon gibi atış artığında da tespit edilen elementlerin mevcut olduğu, netice olarak sanık ...'in maktulü öldürdüğüne dair somut, kuşkudan uzak ve kesin delillerin bulunmadığı, bu husustaki şüpheden ise sanığın yararlanması gerektiği gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, oluş ve dosya kapsamı ile mevcut delillere göre sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ üye sayın ...'ın "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulü ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması" yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2022/9662 Esas, 2024/1840 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamına göre, 16/04/2009 tarihinde sanık ...'in üvey kardeşi olan ...'nin ...'nın da karıştığı bir olay nedeniyle öldürüldüğü, olayın diğer faillerinin kan parası adı altında maktulün ailesine ödeme yaptıkları ve barıştıkları ancak ...'ın ailesinin ödeme yapmaması nedeniyle iki aile arasında husumet oluştuğu, sanığın ailesinin, maktulün ailesini sürekli tehdit ettiği, köydeki evlerinin kundaklandığı, maktul ve ailesinin can güvenliği nedeniyle köyü terk ederek Diyarbakır merkeze taşındıkları ancak olay günü ...'nın kardeşi olan yaşı küçük ...'nın kapı önünde silahla vurularak öldürüldüğü olayda, Sayın çoğunluk sanık ... ile ilgili verilen beraat kararının onanmasına dair ilâmın kaldırılarak, sanığın mahkûmiyeti gerektiğinden bahisle hükmün bozulması gerektiğine dair Yargıtay Başsavcılığı itirazının reddine karar vermiş ise de bu görüşe katılmıyorum. Şöyle ki; Taraflar arasında süregelen kan davası, maktul tarafın sanığın ailesinin tehditleri yüzünden köyü terk etmek zorunda kalmaları, sanığın ailesinin tehditlerine devam etmiş olması, maktul çocuğun başka bir nedenle başkası tarafından öldürülmesi için hiçbir neden bulunmadığı, sanık ...'in olay sırasında kayınpederinin evinde olduğuna dair savunmasının HTS kayıtları ile doğrulanmadığı, sanığın elinde atış artığı bulunmuş olması ve maktulün annesinin sanığı kaçarken gördüğüne ilişkin anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçun faili olduğunun anlaşıldığı, verilen beraat kararının hatalı olduğu bu nedenle Yargıtay Başsavcılığının itirazının yerinde olup hükmün açıklanan nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.