Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4411 E. , 2026/2040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2039 E., 2024/126 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4411 E. , 2026/2040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2039 E., 2024/126 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/104 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/2039 Esas, 2024/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, katılan kurum ve katılan vekilleri ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, eksik incelemeye ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Dosya içeriğine ve Mahkemenin kabulüne göre; 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi nedeniyle eksik incelemeyle karar verildiğinden bahisle hükmün bozulması gerektiği yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Adli Tıp Kurumu Gözlem ve 4. İhtisas Dairelerinin 31.03.20 23... .05.2023 tarihli raporlarıyla sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun mütalaa edildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksızlık teşkil eden ispat edilmiş herhangi bir söz ve davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçeyle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın maktule yönelik eylemi sebebiyle davaya katılan ve kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/2039 Esas, 2024/126 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 29.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Midyat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.