Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4716 E. , 2025/3280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2137 E., 2024/475 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2023/2137 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile Yargıtay
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4716 E. , 2025/3280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2137 E., 2024/475 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2023/2137 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.10.2023 tarihli ve 2022/7086 Esas, 2023/6272 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/2365 Esas, 2020/1780 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2022/7086 Esas, 2023/6272 Karar sayılı ilâmı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozma ilamı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2023/2137 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suçunun sabit olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ile maktulün yaklaşık 1 aydır evli oldukları, her ikisinin de ikinci evliliklerini yapmış olduğu, dosya içinde bulunan beyanlardan maktulle sanığın daha önceden nişanlı oldukları, aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle ayrıldıkları, evlendiklerinden maktulün ebeveynleri ve kardeşlerinin haberdar olmadığı, maktulün aile bireylerinin bu evliliğe rızalarının olmadığının anlaşıldığı, maktulün önceki evliliğinden 16 yaşında bir kızı ve 12 yaşında bir oğlu bulunduğu, çocukların annelerinin evinde sanıkla birlikte yaşadıkları, çocukların beyanlarına göre sanıkla maktulün çok sık tartışma yaşadıkları, olay gününden önceki bir zamanda maktulün kızı ...'nın sanıkla yaşamış olduğu tartışma neticesinde babasının yanında kalmaya başladığı, olay günü de maktulün oğlunun babasının yanına gittiği, dolayısıyla olay anında evde kimsenin bulunmadığı, her ne kadar sanık ilk beyanında maktulle önemsiz sözlü tartışma yaşadığını beyan etmiş olsa da, komşu ...'un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanık ... maktulün evinden bağrışma ve tartışma seslerinin geldiğini söylemesi ve yine dosya tanığı maktulün arkadaşı Hülya'nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde akşam saatlerinde bir konuyu konuşmak için maktulü aradığında, sanığın birden telefonu aldığı, sinirli bir şekilde "bu telefonu benden başka bir erkek açamaz,...namusu ile karşıma gelmesin.." şeklinde konuşmalar yaptığı, telefonu maktule verdikten sonra da sanığın bağırma sesleri duyduğuna yönelik anlatımları sonucunda sanıkla maktulün olay gecesi kavga ettiğinin anlaşıldığı, sanığın maktulün bira şişesini fırlatarak kırdığını ve hızlıca odadan çıkarak kendini attığını belirtmesine karşın maktulün odadan çıkarken ayağına cam batmamış olması, maktulün vücudunun sol bel kısmında oluşan derin kesinin maktulün sanık tarafından apartman boşluğuna itilmesi sırasında demir korkuluğa takılması sebebiyle olmasının mümkün görüldüğü, maktulün 18 nolu evlerinden çıkıp hemen oradaki boşluktan değil 6 metre mesafeden sonra düşmüş olmasının ve ayaklarının çıplak olmasının sanıkla yaşamış oldukları kavgadan ya da sanıktan kaçtığını gösterdiği, otopsi raporunda saptanan maktuldeki alkol düzeyinin dengesini kaybettirecek kadar fazla olmadığının anlaşıldığı, maktulü tanıyan kişilerin maktulün intihar etmesi için bir sebep bulunmadığını, maktulün çocuklarını çok sevdiğini, onlara çok düşkün olduğunu belirtmeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın eşine karşı nitelikli kasten öldürme suçunu işlediğinin kabulüyle, atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde isabet bulunmaması nedeniyle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2022/7086 Esas, 2023/6272 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, Başkan vekili ... ve üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamına göre, ölen ile sanığın resmi nikahlı evli oldukları, olay günü bilinmeyen nedenle aralarında tartışma çıktığı, daha sonra Nazmiye'nin 4 katlı apartman boşluğundan düşerek genel beden travmasına bağlı kafa kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü, kanında etenol bulunduğunun bildirildiği, olayın görgü tanığı bulunmadığı, sanığın öleni ittiğine veya yaraladığına dair hiçbir maddi delil bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlemediğini beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda ölendeki yaralanmaların düşmekle husulünün mümkün olduğu, düşme olayında bir başkasının etkisi veya katkısı hususunda değerlendirme yapılamadığının bildirildiği, bu itibarla sanığın atılı suçu işlediğine dair, kavl-i mücered dışında delil edilemediğinden, sanığın mahkûmiyetine dair sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum. KARŞI OY Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre evli olan maktul ... sanık arasında anlaşmazlıklar bulunduğu ve bu nedenle sık sık tartışmalar yaşandığı anlaşılmakta ise de, sanığın olay günü yine tartıştığı eşi maktulü iterek balkondan düşmesine ve bu suretle ölümüne neden olduğuna ilişkin şüphe sınırlarını aşan nitelikte varsayımdan uzak somut, kesin ve inandırıcı kanıtların elde edilemediği, bu bağlamda sanığın beraatine ilişkin verilen direnme hükmünün isabetli olup onanması görüşünde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun suçun sabit olduğundan bahisle tesis ettiği, karara iştirak etmiyorum.