Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4911 E. , 2025/3646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1272 E., 2024/798 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahke
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4911 E. , 2025/3646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1272 E., 2024/798 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf Mahkemesi bozma kararı üzerine Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/98 Esas, 2024/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/798 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik araştırmaya, suç işleme kastının bulunmadığına, haksız tahrike, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, mağdur hakkında düzenlenen raporlara göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, engel halin varlığı ve sanığın fiilden sonraki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışın olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mağdurun, sanığın amcası olduğu ve aralarında geçmişte yaşanan iş yeri ilgili hesap hataları sebebiyle tartışmanın bulunduğu, olay tarihinde mağdurun, abisi tanık ... ile birlikte ...'ın ikametine giderken sanık ...'ı ve tanık...'ı gördükleri, geçmişte iş yerinde yaşanan sıkıntı nedeniyle konuşmaların yapıldığı, konuşmanın tartışmaya dönüşmesi üzerine sanık ...'ın yanında getirdiği tabanca ile mağdura iki el ateş ederek mağduru yaraladığı olayda; Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporlarına göre; mağdurda meydana gelen yaralanma neticesinde yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35/2. maddesi uyarınca sanık hakkında ceza belirlenirken makul oranda bir ceza tayini yerine yazılı şekilde üst hadden 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/798 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2024/4911 E. 2025/3646 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ...’ın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım. Dosya kapsamına göre; mağdur ...’ın sanığın amcası olduğu, olaydan önce aynı işyerinde çalıştıkları ancak aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle sanığın işten ayrıldığı, yaşanan anlaşmazlıkta haklı olduğunu düşünen sanığın yanında 7.65 mm çaplı tabancası olduğu halde olay günü amcası olan mağduru olay yerinde beklemeye başladığı, mağdur ...’nin olay yerine gelmesiyle başlayan tartışma sırasında sanığın yanında taşıdığı tabancayı çıkartarak mağdurun belden aşağı olacak şekilde ateş ettiği, ilk atışın mağdura isabet etmediği ancak ikinci atışın kaçan mağdurun kalçasının orta kısmına isabet ettiği, atış sonucunda yukarıdan aşağı seyreden 7.65 mm çaplı merminin femur kemiğinin uç kısmında kırık oluşturacak şekilde mağduru yaraladığı, yaralanma nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirmediği olayda; sanığın arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmayan ve yakın akrabası olan mağduru olay öncesinde ve olay sırasında öldüreceğine ilişkin bir söz söylememesi, mağdurun öldürücü baş, göğüs veya batın bölgesini hedef alarak ateş etme imkânı olmasına rağmen hedef gözeterek kalçasından vurduğu ve ciddi bir engel olmamasına rağmen olay yerinden kaçarak uzaklaşması birlikte değerlendirildiğinde kanaatimizce kastının öldürme suçuna yönelik olduğu şüpheli kalmaktadır. Mevcut delillere göre sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunu söylemek, başka bir ifadeyle sanığın engellenmemesi halinde bu kez öldürücü vücut bölgelerine ateş edeceğini söylemek şüpheden sanığın yararlanacağına dair ceza hukuku prensibinin sanık aleyhine yorumlanmasına neden olacaktır. Bu nedenlerle vasıftaki şüphe sanığın lehine değerlendirilerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması ve farklı gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olduğu yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.