Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/6072 E. , 2025/4138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/196 E., 2023/223 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma Sanık
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/6072 E. , 2025/4138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/196 E., 2023/223 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma ilâmı sonrası herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de bu hususta her zaman mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden; katılanlar vekilinin süre tutum dilekçesinde sadece katılanlar ..., ..., ... ve ...'ın isimlerini yazdığı, gerekçeli temyiz dilekçesinde ise süre tutumda belirttiği katılanlar yanında katılanlar ... ve ... vekili olarak da temyiz isteminde bulunduğu ancak katılanlar ... ve ... vekili olarak temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra yapıldığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, sanıklar ..., ..., ... hakkında maktule karşı kasten öldürme, sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından bozma üzerine verilen hükümlerin; 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, duruşmalı inceleme talebine yetkisi bulunmaması sebebiyle, Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, kanuni süresinden sonra ileri sürülmesi sebebiyle; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hem hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla koşulları oluşmadığından, hem de kanuni süresinden sonra ileri sürülmesi sebebiyle; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği reddine karar verilmiştir. Sanık ... müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık ... ve müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve geçerli bir nedene dayanan mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, katılanlar ..., ..., ... ve diğerleri vekili, katılan sanık İhsan ... ve diğerleri vekili, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2019/1515 Esas, 2021/6558 Karar sayılı ilâmı ile sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 152. maddelerine aykırı davranılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2021/196 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 4. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 6. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ...'nin maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğine ve sanık ...'in katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, sanığın yardım eden olarak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; maktule karşı kasten öldürme ve katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçları yönünden sübuta, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi, aksi kanaatte kasten öldürme suçundan kurulan hükümde en üst hadden haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. 5. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri; kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden sübuta, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, haksız tahrik nedeniyle en üst hadden indirim yapılması gerektiğine, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçunu işlemediğine, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir. 6. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesi kapsamında olup olmadığının tartışılmadığına, haksız tahrik nedeniyle en üst hadden indirim yapılması gerektiğine ve vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hüküm yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.03.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme, sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden 1. Sanık ...'nin, maktulün öldürülmesi eyleminde sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve tanık ...'in anlatımları hükme esas alınarak sanık ...'nin kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39/2-a-c maddeleri uyarınca yardım eden sıfatıyla katıldığına ilişkin kabul ve uygulamada isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'nin bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. ... ile ... arasında tarla sulama meselesi nedeniyle husumet bulunduğu, olay tarihinde ..., ..., maktul ... ... ve ... ...'ın tarlada bulundukları sırada ... ile karşılaştıkları, ... ile ... arasında başlayan ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen tartışmanın kavgaya dönüştüğü, ... ile ...'in birbirlerine tırmıkla vurdukları, olay sırasında ...'in kafasından yaralandığı, olay yerinde bulunan ... ve ...'un da kavgaya karışarak ...'e tekme ve yumruk atmak suretiyle vurdukları, ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, olay sonrasında ...'in Esenkoç köyündeki ikametine döndüğü, kafasının kanadığını gören yakınlarının toplanmaya başladığı, aynı şekilde maktul ve yakınlarının da olay yerinde toplandığı, bu şekilde ... ve ... aileleri ile ... ve ... ailelerinin karşı gruplar olarak toplandıkları, ...'in isteği üzerine oğullarından ...'in İlçe Jandarma Komutanlığına haber verdiği, İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay yerine gelmesine rağmen taraflar arasındaki gerginliğin devam ettiği, ...'ın elinde kürek ile ... ve ... ailelerinin üzerine yürüdüğü, Jandarma personelinin ...'u engellediği ancak iki taraf arasında bir anda kavganın başladığı, yaşanan karşılıklı kavga sırasında sanık ...'nin sanıklar ..., ... ve ...'a suçun işlenmesinde kullanılan kürek ve sopayı verdiği, sanıklar ..., ... ve ...'un ise fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, ellerinde bulunan ve silahtan sayılan sopa, kürek ve tırmık ile maktulün kafasına vurdukları, sanık ...'un sopa ile katılan ...'a vurduğu, sanık ...'in de kürekle katılan ...'ya vurduğu, katılan ...'ın kafasına aldığı darbe sebebiyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına, katılan ...'nın da kafasına aldığı darbe sebebiyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları, maktulün ise kaldırıldığı hastanede künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonları sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanıklar ..., ... ve ... lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık ... hakkında temel cezanın önce 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca belirlenmesi, akabinde aynı Kanun'un 39/1. maddesi uyarınca indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 39/1. maddesi uyarınca belirlenmesi, 5. Sanık ...'nin 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1. maddeleri uyarınca belirlenen 12 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 9 yıl hapis cezası yerine 8 yıl hapis cezasına hükmedilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanarak sonuç cezanın 7 yıl 6 ay hapis cezası yerine 6 yıl 8 ay hapis cezası olarak eksik tayini, 6. Olay günü taraflar arasında yaşanan karşılıklı kavga olayında, ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi sebebiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen ve 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılarak üst sınırdan ceza tayini yerine, yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 7. Sanık ...'in, katılan ...'ı hem hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık ... hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, 8. Sanık ...'in, katılan ...'yı hem hayati fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık ... hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken üst sınıra yakın bir ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden Katılanlar vekilinin süre tutum dilekçesinde sadece katılanlar ..., ...,..., ve ...'ın isimlerini yazdığı, gerekçeli temyiz dilekçesinde ise süre tutumda belirttiği katılanlar yanında katılanlar ... ve ... vekili olarak da temyiz isteminde bulunduğu ancak katılanlar ... ve ... vekili olarak temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra yapıldığı ve hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2021/196 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2021/196 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme, sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden Gerekçe bölümünün (C-3), (C-4), (C-5), (C-6), (C-7), (C-8) paragraflarında açıklandığı üzere sanık ... hakkında kurulan hükümde temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca belirlenmesi ve hesap hatası yapılarak eksik ceza tayini, sanıklar...,..., ve ... hakkında haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanıklar ... ve ... hakkında ise eksik ceza tayini nedenleriyle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2021/196 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.