Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/6947 E. , 2025/2402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/227 E., 2024/368 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’u
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/6947 E. , 2025/2402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/227 E., 2024/368 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/221 Esas, 2014/731 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/5186 Esas, 2018/6683 Karar sayılı ilâmı ile özetle; katılan hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, sonuç cezanın "10 ay" yerine "7 ay 15 gün" olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle bozulmasına, sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/128 Esas, 2019/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1, 87/3, 29, 62. maddeleri uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 25.07.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2024/227 Esas, 2024/368 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 18.09.2019 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1, 87/3, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşulları oluşmayıp asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin,12.04.2018 tarihli ve 2017/5186 Esas, 2018/6683 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 16.12.2014 tarihli karar ile sanığın neticeten "7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına" karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten "8 ay 3 gün" hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilip erteleme hükümlerinin uygulanmaması suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2024/227 Esas, 2024/368 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 7 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık hakkında aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 51/6. maddesi uyarınca sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına" cümlesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından "Kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar ve 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. Maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 53. Maddesinde yapılan değişiklikler gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 madde ve fıkralarının uygulanmasına" cümlesinin çıkartılması, yine hüküm fıkrasından "ve 51." ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.