İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7164 Karar: 2025/1554 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7164 K.2025/1554

1. Ceza Dairesi 2024/7164 E. , 2025/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/404 E., 2024/43 K. SUÇ : Olası kastla nitelikli öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhake

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7164 E. , 2025/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/404 E., 2024/43 K. SUÇ : Olası kastla nitelikli öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhake

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7164 E. , 2025/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/404 E., 2024/43 K. SUÇ : Olası kastla nitelikli öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/216 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/760 Esas, 2022/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.10.2023 tarihli 2022/8638 Esas 2023/5970 Karar sayılı ilâmı ile "takdiri indirim" yönünden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/404 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-e, 21/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; atılı suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, yetersiz gerekçeye, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanık ... ve temyiz incelemesi dışı ... arasında motosiklet gürültüsü sebebiyle tartışma ve arbede yaşandığı, tarafların ayrılmasından bir süre sonra sanığın iş yeri önüne ... ile birlikte temyiz incelemesi dışı ... ve ... ile geri geldikleri, taraflar ve oluşan kalabalık arasında yeniden tartışma başladığı, sanık ... gelenlerle tartışırken akrabası olan temyiz incelemesi dışı ... 'in de olaya dahil olduğu, ..., ... ve ... ile ... arasında arbede yaşandığı, arbede üzerine ...'ın bıçak çektiği, ... ve ...'ın bıçakla yaralandığı, olay yerine gelen maktul çocuk ...'ın ise tarafı olmadığı kavga esnasında ... tarafından bacağından bıçakla yaralandığı, ...'in silahla sanık ...'in akrabası ...'a ateş ederek onu yaraladığı, sanık ...'in ise olayın başından bu yana tetik mekanizmasını kurmaya çalıştığı tabancası ile iş yeri önünde darp edilen ve ateş edilerek yaralanan akrabası ...'a yardım için kapı önüne çıktığı anda, ...'in elindeki tabanca ile kendisine doğrulttuğunu ve yöneldiğini gördüğü sırada baştan beri kurmaya çalıştığı ve panik halinde iken üzerine yönelen ...'in tabancasını görmesi üzerine hedefi ayarlayamadan eli başının üzerinde şekilde tetiğe bastığı ve tabancadan çıkan merminin yerden sekerek parçalanan mermi nüvesinin ...'in arkasında bulunan maktulün koltuk altı hizasında vücuduna girerek ölümüne neden olduğu, olay anında ...'in önceden havaya ve ... 'e ateşlediği tabancayı kendisine doğrultmuş olmasının etkisiyle, o anki hal ve koşullarda panikleyerek başından beri kurmaya çalıştığı tabancasıyla korku ve telaşla ateş edip bir mermi çekirdeğinin sert zemine çarpıp sekerek maktulü öldürdüğü olayda; sanığın maktule hedef gözeterek kasıtlı bir şekilde ateş etmemesi, görüş alanı içinde olup olmadığı tereddütsüz belirlenemeyen maktulün vücuduna doğrudan bir mermi çekirdeği isabet etmemesi, seken bir merminin maktulü öldürmesi dikkate alındığında hukuka uygunluk sebeperinden olan meşru savunmada sınırı kast olmaksızın aştığı, sanığın maktulün ölmesini istemese de kalabalık caddede öngörebilecek durumda olduğu, bu nedenle olayda bilinçli taksirle hareket ettiği ve hukuka uygunluk sınırını bilinçli taksirle aştığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 27/1 delaletiyle, 85/1, 22/3. maddeleri kapsamında cezalandırılması yerine suçun nitelendirmesinde ve delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli ve 2023/404 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararının "suç nitelendirmesi" nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak ve üye ...'in sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sanık ...'nın tutuklulukta geçirdiği süre de göz önüne alınarak derhal TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 17/06/2021 tarih İST-GÖR-2021/537 numaralı İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği Uzmanlık Raporunun tetkikinde; sanık ...'in silahını doğrulttuğu istikamette asfalt üzerinde mermi çekirdeğinin yerden sekmesine bağlı toz ve duman oluştuğu, mermi çekirdeğinin yerden sekmesinin ardından aynı saniye içerisinde maktulü elini sol arka kısmına götürdüğünün tespit edildiği belirtilmiştir. 12/09/2019 günü sanık ... Sokak girişinde bulunan Akbank önünde sokak içerisinde telefonla konuşmakta iken yoğun olarak motosiklet sesleri geldiğini duyması üzerine motosikletli olan sanık ... ve yanındaki arkadaşı ...'e telefonla konuştuğunu belirterek gürültü yapmamalarını söylediği, bunun üzerine ... ile ... arasında tartışma çıktığı, etraftakilerin müdahale etmesi sonucunda motosikletli sanıkların olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra sanık ...'un yanında diğer iki sanık ... ve ... ile tekrar olay yerine geri geldiği, sanık ... gelen sanıklar ile tartışırken akrabası olan sanık ... 'in de olaya dahil olduğu, olay yerine gelen üç sanık ile sanık ... arasında arbede yaşandığı ve sanıklar ..., ... ve ...'ın ...'ı darp ettiği, sanık ...'in silahla ...'ı yaraladığı, kavga esnasında sanık ...'ın ise ... ve ...'ı bıçakla yaraladığı, olay yerine gelen maktul çocuk ...'ın ise tarafı olmadığı kavga esnasında katılan sanık ... tarafından bacağından bıçakla yaralandığı, sanık ...'in ise silahını alarak ilk olarak havaya ardından elinde silahla kaçmakta olan ...'e doğru ateşlediği, sanık ...'in tam arkasında bulunan maktulün ise sanık ...'in açtığı ateş sonrasında yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede öldüğü, olayların bu şekilde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiştir. Ancak; dosyadaki CD'lerdeki olayı en iyi şekilde gösteren CD'nin incelenmesinde saat 13.55.02 sıralarında sanığın iş yerinin önündeki kaldırım üzerinde birkaç kişi arasında bir hareketlenme olduğu, saat 13.55.05 itibariyle ... 'in çıkardığı tabancayı 06 da ...'un eline atlayarak almaya çalıştığı, bu sırada sanık ...'in 05. Saniyede elini beline attığı, 06. saniyede tabancasını çıkardığı, ... 'un ise 08. Saniyede silahı ...'ın elinden aldığı, 10. saniyede sanığın sağ eli aşağıda eşyalara doğru yöneldiği sırada tabancayı kurmaya çalıştığı, 11. saniyede ... 'un 1. atışı havaya yaptığı, bu sırada ... ve ...'ın ...'ı darp ettikleri 13. saniyede ...'un ...'ı yere devirdiği, 14 ve 15. saniyelerde ...'ın ...'ı tekmelediği, 19. saniyede ...'ın belinden bıçak çıkardığı, 20. saniyede maktulün koşarak olaya dahil olup kavga edenleri ayırmaya çalıştığı, 21. saniyede ...'in yukarı doğru bir atış daha yaptığı, 25. saniyede kavga edenlerin kaldırımdaki giysileri askıyla beraber yere devirdikleri, 26. saniyede ...'ın ...'a dönerek bıçakla hamle yaptığı, 27. saniyede ...'in ...'ın bacağına bir el ateş ettiği, 28. saniyede maktulün beri kaldırımda iken bacağındaki bıçak yarasını kontrol ettiği, bu sırada sanık ...'e bir kaç metre mesafedeki ...'ın da yaralı bacağını tuttuğu, 29. saniyede sanık ...'in dükkanın hemen önünde ayakta tek başına iken sanık ... 'un sokak ortasında sağ elinde tabanca ve tabancasının yönü sanığa dönük vaziyette (maktul beri kaldırımda sanık ... ile aralarında yaklaşık bir buçuk metre ve sanık ...'ya doğru aynı hizadalar) sanık ... ani bir refleksle sağ eli kendi baş üstü hizasından aşağıya doğru tabancasını sanık ... 'a doğrultarak (bu sırada sanık ...'in sol kolunun dirseği yukarı kalkık sağ elindeki tabancası sanık ...'e doğru doğrultulmuş vaziyette, kendisinin kafasını sola doğru eğmiş durumda iken) sanık ...'nın tabancasından yapılan bir atışın yerden toz bulutunu kaldırdığı, yine bu sırada sanık ...'in hemen arkasında biraz geride maktulün bulunduğu, 30. saniyede foto finişte maktulün biraz daha önde sanık ...'in daha arkada olduğu, bundan sonra maktul ve sanık ...'in görüntü kayıtlarından çıktıkları, 40. saniyede sanığın kaldırımda tek başına tabancasını yukarı doğru doğrulttuğu, atış yapıp yapmadığının belli olmadığı, dosyadaki VID 2019/09/12- WA0056 tanımlı diğer kayıtta ise maktulün vurulduktan sonra belini tutması, belinden yoğun bir şekilde kan akmaya başlaması ve yere oturması gibi durumların gösterildiği görüntü kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi'nin kabulünde belirttiği "sanık ...'in ise silahını alarak ilk olarak havaya ardından elinde silahla kaçmakta olan ...'e doğru ateşlediği" gibi bir kabulün dosya kapsamına uygun düşmediği, sanık ...'in sanık ...'in 3. atışında sanık ...'nın kayınbiraderi olan ... 'i bacağından vurması ve tabancasını sanık ...'e en son doğrulttuğu ana kadar sanık ...'in beklediği, kavga edenlere ve sanık ...'e yönelik silahıyla herhangi bir atış yapmayı gösterebilecek bir hamlesinin bulunmadığı, olayın gerçekleşme anı olarak CD'de belirlenen 13.55.29'a kadar beklediği, bu ana kadar havaya da bir atışının olmadığı, sanık ...'in ...'ı vurmasından sonra tabancasını sanığa doğru doğrultmuş vaziyette iken sanık ...'in paniğe kapılarak ani bir hareketle baş hizasında tuttuğu elindeki tabancayı yukarıdan aşağıya doğru tutarken bir el ateş ettiği, yerden seken (toz bulutu bunu destekliyor) bir adet kurşunun sanık Mehmet'in hemen yan hizasında biraz geride iken kaçmakta olan maktule belinden isabet ettiği, maktulün vücuduna giren mermi çekirdeği nüvesinin kemiğe çarpmamış olmasına rağmen deforme olması, nüvenin dışındaki mermi çekirdeği gömleğinin (Mermi çekirdeği gömleği ve gömlek parçası terimi bir Balistik terimidir. Genel olarak Mermi çekirdeği gömleği ve gömlek parçası, Mermi çekirdeğinin içerisinde bulunan kurşun veya çelik nüveyi kaplayan metal bölümdür) veya gömlek parçasının maktul'ün vücudunda bulunmamış olmasının bu atışın doğrudan direkt bir atış şeklinde olmayıp yerden seken bir kurşun nüvesinin isabeti olduğu sonucuna ulaşılması gerektiği, direkt atış olması durumunda mermi çekirdeği gömleği veya gömlek parçasının vücutta bulunması, yine belirtildiği üzere kemiğe çarpmayan bir nüvenin deforme olmaması gerektiği, bu itibarla sanığın maktule isabet eden atışının yerden seken kurşunla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, sanığın bu atışının sanık ... 'a doğrudan isabet edecek şekilde değil, yere doğru atıldığının anlaşıldığı, Yukarıda belirtildiği üzere sanık ...'nın diğer sanık ... 'un 3 atışı sonrası ve tabancasını sanığa doğru doğrultmuş iken sanığın aniden o ana kadar kullanmadığı tabancasını panikleyerek TCK'nın 25. maddesinde düzenlenen kendisine ait bir hakka yönelmiş gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde def etmek zorunluluğunun yani meşru müdafaa koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği, sanık ... 'un elinde tabancası sanığa doğrultulmuş vaziyette iken daha önce yaptığı 3. sıradaki atışın sanık ...'in kayınbiraderine isabet etmesinin etkisiyle bu tabancayı sanık ...'e doğrultuğu anda ona doğru kullanmayacağının garantisi olmadığı, dolayısıyla sanığın yapmış olduğu maktulün ölümüne neden olan atışın meşru müdafaa kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, sanığın bu sırada sanık ...'e doğru ve yere doğru yapacağı atışın bu sırada sanık ...'in hemen paralelinde koşmakta olan maktul ...'a isabet edebileceğini düşünebilecek, hesaplayabilecek bir durumda olmadığı, dairemizin çoğunluk görüşününde kabul ettiği olası kastla öldürme koşullarından önce meşru savunma söz konusu olduğundan sanığın atışı yaptığı andaki hal ve koşullara uygun olarak ne amaçla ve kime yönelik atış yaptığının değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki tek bir el atışın dahi yere doğru yapıldığının dikkate alınması gerektiği, meşru müdafaanın söz konusu olduğu bir durumda başka hukuki müesseselerin söz konusu olamayacağı, sonuç olarak sanığın bu eylemini TCK'nın 25. maddesi kapsamında yaptığının kabulü ile CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca yüklenen suçun işlenmesinde hukuka uygunluk nedeninin bulunması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla