İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7443 Karar: 2025/3050 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7443 K.2025/3050

1. Ceza Dairesi 2024/7443 E. , 2025/3050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1187 E., 2024/1190 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza M

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7443 E. , 2025/3050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1187 E., 2024/1190 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza M

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7443 E. , 2025/3050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1187 E., 2024/1190 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli ve 2022/81 Esas, 2022/1044 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2022/9709 Esas, 2023/6554 Karar sayılı ilâmı ile suç vasfı yönünden bozulmasına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozma ilamı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.09.2024 tarihli ve 2024/1187 Esas, 2024/1190 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlamanın varlığına, cezanın yetersiz oluşuna, sanığın yağma suçundan cezalandırılması gerektiğine, B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, haksız tahrik uygulanması gerektiğine, zorunluluk hali bulunduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.09.2024 tarihli ve 2024/1187 Esas, 2024/1190 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Maktul ...'e karşı kasten öldürme ve nitelikli hırsızlık suçundan açılan Kamu davasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında bir suçu işleyebilmek amacıyla nitelikli kasten öldürmekten ve silahlı yağma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına dair verilen karar Dairemiz çoğunluğu tarafından sanığın eyleminin TCK'nin 81. maddede düzenlenen kasten adam öldürme suçunu ve yine TCK'nin 142/2-a maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu kanaati ile bozulmuştur. Maktulün öldürülmesi eyleminin TCK'nin 82/1-h maddesinde düzenlenen bir suçu işleyebilmek için kasten adam öldürme suçunu oluşturduğu kanaatinde olduğumdan Dairemizin bu suç yönünden eylemin TCK'nin 81. madde kapsamında kaldığına dair bozma hükmüne muhalifim Şöyle ki; Maktul ... İstanbul'da bir müzikholde personel olarak çalışmakta olup sanık ... olaydan birkaç gün önce aynı müzikhole gelip iş başvurusunda bulunmuş ve maktul ...'in referans olup işe alınması hususunda iş yeri patronuna ısrar etmesi üzerine sanık ... da deneme amaçlı olarak aynı müzikholde işe başlamıştır. Dosyada bulunan tüm tanık beyanları dikkate alındığında sanık ile maktul arasında hiçbir husumet olmadığı maktulün sanığa referans olup işe aldırdığı hatta kendi kıyafetlerini kıyafeti olmadığı için sanığa verdiği onu kuaföre götürerek tıraş ettirdiği ve yine olay günü de sanığa tişört hediye ettiği anlaşılmaktadır. Sanık ... her ne kadar savunmasında maktulün kendisine daima hakaretler ettiğini tehdit ettiğini kötü davrandığını eziyetler ettiğini bu hareketlerine dayanamadığı için maktul kanepede uzanır vaziyette iken çekmecede duran silahı alarak onu öldürdüğünü savunmuş ise de sanığın savunmaları dosya kapsamına göre mesnetsiz olup suçtan daha az ceza almaya yöneliktir. Sanık savunmasında olay günüde iş yeri patronu ...'ın oğlu olan ...'ın yanında maktülün kendisine hakaretler ettiğini söylemiş ise de olay günü sıcağı sıcağına ifadesine başvurulan tanık ... beyanında bu savunmaları doğrulamayarak taraflar arasında hiçbir husumet olmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre dinlenen tanık ifadelerinden maktülün belirli bir süredir ilgili müzik holde çalıştığı ve olay günü de iş yerinin sahibi ...'ten 3900 TL para aldığı ve bu parayı maktülün aldığını sanık ...'ın da gördüğü sabittir. Olay günü gazinodaki kanepede uzanır vaziyetteki maktülü tabanca ile ateş ederek kafasından vurarak öldüren sanık maktulün cüzdanını almış içindeki paraları ve kıymetli eşyaları aldıktan sonra cüzdanı müzikhole yakın bir yerde atmıştır. Olaydan sonra maktulün cüzdanı bulunarak getirilmiş çevredeki güvenlik kameraları incelendiğinde sanığın olay yerinden olaydan sonra kaçarken elinde bir cüzdan olduğu ve cüzdanı fırlattığı görülmüştür Sanık savunmalarında maktulü kendisine hakaret ettiği için dayanamayıp öldürdüğünü sonrasında ise üzerinde bulunan cüzdanı alarak oradan kaçtığını içindeki 1.500 TL parayı alıp cüzdanı fırlattığını kabul etmiştir Tüm dosya kapsama birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık maktulü kendisine hakaret ettiği için onu öldürdüğünü savunmuş ise de bu savunmalarının tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarına itibar edilerek gerçeği yansıtmadığı ancak olay günü 3900 TL gibi sanığa göre yüklü bir miktar parayı maktulün patronundan aldığını gören sanığın bu parayı maktulden alabilmek amacıyla onu öldürdüğü ve öldürdükten sonra cüzdanını da alarak oradan kaçtığı sanığın maktulün parasını alabilmek amacıyla maktulü öldürdüğü anlaşılmaktadır. Sanığın eylemi maktulün parasını alabilmek için (Amaç Suç) gerçekleştirilen TCK'nin 82/1-h maddesinde düzenlenen nitelikte kasten adam öldürme suçudur (Araç Suç). Bam Ceza Dairesi tarafından bir suçun işlenebilmesini sağlamaya yönelik maktulün öldürülmesi ile ilgili TCK'nin 82/1-h maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi doğrudur ve bu suç yönüyle Bam Ceza Daire kararı doğrudur bu suç yönüyle Bam 1. Ceza Dairesi kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğundan Dairemizin TCK'nin 81. maddesinden verdiği bozma kararına katılmıyorum. Maktulü öldürdükten sonra sanığın maktülün üzerindeki cüzdanı alması eylemini vasıflandırmak gerekir ise sanık asıl amacı maktuldeki parayı almak olup maktül kanepede uzanmış vaziyette iken kafasına ateş ederek onu öldürmüş ve sonrasında parasını almıştır. (Bu eylem silahlı yağma mı yoksa ölen kişiden hırsızlık suçu mu oluşturur?) TCK'da yağma suçunun temel hali 148. maddesinde düzenlenmiş olup bu suçun yasaya göre unsurları, Bir başkasının cebir ve/veya tehdit kullanmak suretiyle rızası dışında bir malı teslim etmesinin sağlanması veya malın alınmasına karşı koymayıp cebir ve/veya tehdit altında rıza göstermesini suç olarak düzenlemektedir. Yasa metninden anlaşıldığına göre mağdurun hem serbest iradesi cebir ve/veya tehditle engellenecek ve hemde yine aynı şartlar altında mağdurun bir malı kendisinden alınacaktır. Yağma suçu bu nedenle içerisinde cebir ve/veya tehdit ile hırsızlık suçunun birleştiği mürekkep bir suç olarak kabul edilir. Yağma suçunun oluşması için yasanın aradığı her iki unsurda olayda gerçekleşmiş olmalıdır. Temel şekli TCK'nin 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunda ise sanıktan mağdura yönelen ve iradesini baskılayan cebir veya tehdit bulunmayıp sanığın rızası olmaksızın mağdurun malını alması yeterli kabul edilmektedir. Hırsızlık suçunun temel şeklinin (TCK 141) cezası yağma suçunun (TCK 148) cezasından daha az olarak öngörülmüştür. Sanık olay esnasında kanepede uzanmış vaziyetteki maktulü aralarında hiçbir konuşma ve tartışma olmaksızın kafasından tabanca ile vurarak öldürmüş ve maktulü öldürdükten sonra asıl amacını gerçekleştirerek maktulün parasının bulunduğu cüzdanı almıştır. Oluşda dosyaya göre tereddüt bulunmamaktadır. Sanıktan maktulü öldürmeden önce ona yönelik eylemini yağmaya çevirebilecek mahiyette maktülün iradesini zorlayacak herhangi bir Cebir şiddet veya tehdit eylemi bulunmamaktadır. Sanık maktulün parasını alabilmek için maktulü öldürmüştür maktul öldükten sonra parasının alınması da suç teşkil etmekte olup sanık tarafından o anda gerçekleştirilen eylem yasal unsurları itibarıyla yağma suçuna vücut veriyor ise yağma suçundan ancak maktul hayatta iken yağma suçunun unsurları oluşmamış ise "Olayımızda maktul sanık tarafından üzerindeki parası için zorlanmamış, rızası herhangi bir şekilde baskılanmamıştır." TCK'nin 142/2-a maddesine düzenlenen ölüden hırsızlık suçundan cezalandırılmalıdır. Somut olayda maktulün üzerindeki eşyaları maktul öldürüldükten sonra alınmıştır bu haliyle bu suçun yani yağma suçunun teknik anlamda mal alındığı anda tamamlanmış olacağı dikkate alındığında ölene karşı yağma suçu yasada düzenlenmediğinden eylem bu nedenle dahi yağma suçuna yasal olarak vücut veremez. Dosyada sanığın eylemi TCK'nin 142/2-a maddesinde düzenlenen ve özel olarak düzenlenen kişinin ölümünden faydalanmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur. Sanığın hem TCK'nin 82/1-h, hemde 142/2-a maddelerinden ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Bu gerekçelerle Bam Ceza Dairesinin sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına dair kararına katılmayıp Dairemizin 142/2-a maddesinden verilen mahkumiyet kararının doğru olduğunu yukarıda izah edildiği üzere farklı gerekçelerle kabul etmek suretiyle Dairemizin adam öldürme suçundan verdiği bozma kararına muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla