İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/7498 Karar: 2025/2565 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/7498 K.2025/2565

1. Ceza Dairesi 2024/7498 E. , 2025/2565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3556 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/7498 E. , 2025/2565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3556 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/7498 E. , 2025/2565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3556 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 9 ay hapis cezasına hükümlü ...'un, bu cezasının infazı sırasında, hükümlü müdafii tarafından, hükümlünün İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/175 Esas, 2022/116 Karar sayılı dosyasında gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu 19.04.2010-14.12.2010 tarihleri arasındaki ve İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/452 Esas, 2015/540 Karar sayılı dosyasında gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu 02.11.2008-24.12.2008 tarihleri arasındaki sürelerin infaz etmekte olduğu cezasından mahsup edilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin Bakırköy 4. İnfaz Hâkimliğinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/12101 Esas, 2023/12191 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve 2023/3556 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 94660652-105-34-5535-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve 2024/109368 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve 2024/109368 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinin 1. cümlesi uyarınca, hapis cezasına mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden önce vuku bulan ve şahsi hürriyeti sınırlama neticesini doğuran bütün hallerin, bu hallerin doğumuna neden olan suçlara ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde verilen hükmün mahiyetine bakılmaksızın hapis cezasından mahsubu gerekeceği ve mahsup işleminin yapılabilmesi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesinin yeterli olacağı nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, hükümlünün gözaltında, tutuklulukta kaldığı ve mahsup edilmesini istediği İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli ve 2012/129 Esas, 2012/221 Karar sayılı kovuşturmanın ertelenmesi kararının 07.11.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi yer alan suçları işlediğinin ihbar edilmesi üzerine mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabî tutulmasına dair İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/175 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararının 16.03.2022 tarihinde kesinleştiği, yine hükümlünün gözaltında, tutuklulukta kaldığı ve mahsup edilmesini istediği İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/452 Esas, 2015/540 Karar sayılı kovuşturmanın ertelenmesi kararının 20.11.2015 tarihinde kesinleşmesini takiben, hükümlünün benzer suç işlemediğinden bahisle anılan mahkemenin 30.01.2024 tarihli ek kararıyla kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve mezkur kararın 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Hükümlü hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, yine hükümlü hakkında İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2024 tarihli ek kararı ile verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararın ise 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği, infaz edilmekte olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararına konu suçun ise söz konusu kesinleşme tarihinden önce 19.09.2016 tarihinde işlendiği ve bu hâliyle her iki dosya bakımından tutuklulukta ve gözaltında geçen günlerin infaz edilmekte olan cezadan mahsup edilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama" başlıklı 98 inci maddesinin birinci fıkrası; Madde 98- (Değişik:14/4/2020-7242/41 md.) (1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir. 4. Hükümlünün, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/466 Karar sayılı dosyasından terör örgütü üyesi olma suçundan almış olduğu 8 yıl 9 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen 10.01.2024 tarihli ve 2023/7-83718 sayılı müddetnameye göre, 23.11.2023 tarihinde cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 18.12.2025, bihakkın tahliye tarihinin ise 25.02.2028 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. 5. Hükümlünün, bu cezasının infazı sırasında, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas, 2022/116 Karar sayılı dosyasında 19.04.2010 tarihinde gözaltında, 20.04.2010-15.12.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2024 tarihli ve 2015/452 Esas, 2015/540 Karar sayılı dosyasında 03.11.2008-24.12.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, her iki dosyada gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin halen infaz edilmekte olan cezasından mahsubuna karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. 6. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/175 Esas, 2022/116 Karar sayılı dosyasında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hükümlü hakkında açılan davada 27.09.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği ve verilen bu kararın 07.11.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün kovuşturmanın ertelenmesine dair verilen karar tarihinden itibaren 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde öngörülen üç yıllık süre geçmeden yeniden benzer suç işlediğinin ve işlediği bu suç nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine kovuşturmaya yeniden başlandığı ve 2010 yılında işlediği suç nedeniyle 17.03.2022 tarihinde 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve verilen kararın 16.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 7. İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2024 tarihli ve 2015/452 Esas, 2015/540 Karar sayılı dosyasında 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükümlü hakkında açılan davada 12.11.2015 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği ve verilen bu kararın 20.11.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün kovuşturmanın ertelenmesine dair verilen karar tarihinden itibaren 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde öngörülen üç yıllık süre içerisinde benzer suç işlemediği kabul edilerek 30.01.2024 tarihinde hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve verilen kararın 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 8. Hükümlünün İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/466 Karar sayılı dosyasından terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, suç tarihinin ilk derece mahkemesi tarafından 2008 yılı olarak kabul edilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/1444 Karar sayılı kararında suç tarihinin 19.09.2016 olarak yazılması gerekirken 2008 olarak yazılmasının eleştiri konusu yapıldığı, hükümlü ve vekilinin suç tarihinin 2008 yılı olduğuna ve kabul edilmesi gerektiğine ilişkin dilekçe verdikleri, hükümlünün yargılamaya konu terör örgütü üyesi olma suçundan 17.04.2009 tarihinde gözaltına alındığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2009 tarihli ve 2009/697 sayılı iddanamesi ile hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, hükümlünün suç tarihinin 2008 yılı olarak mı yoksa 19.09.2016 olarak mı kabul edilmesi gerektiği konusunda oluşan tereddütün giderilmesi amacıyla, hükümlünün yargılandığı ve ceza aldığı İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/466 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin ne olarak kabul edilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından farklı kabul edilmesinin gerekçesi tespit edildikten ve arada oluşan çelişki giderildikten sonra hükümlünün mahsup talebi ile ilgili değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, suç tarihinin 19.09.2016 olarak kabul edilerek verilen karar hukuka aykırı olup, itirazın bu sebeple kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.01.2024 tarihli ve 2023/3556 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla