Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/978 E. , 2025/7978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/946 E., 2023/2815 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/978 E. , 2025/7978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/946 E., 2023/2815 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/726 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/946 Esas, 2023/2815 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, "Olayın çıkış sebebi ve gelişimi, dosya kapsamı ve taraf ifadelerine göre ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediğinin anlaşılmış olması nedeniyle zira; olayın tek tanığının kovuşturma aşamasında sanığın savunmasında belirttiği şekilde ifade verdiği, ilk olarak mağdurun sanığa vurduğunu beyan etmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin TCK'nın 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari seviyede (1/4 oranında) uygulanmasını gerektirdiği, buna göre somut olayda haksız tahrik nedeniyle TCK 29/1 maddesi uyarınca asgari oranda bir indirim yapılmaması kanuna aykırı olup, istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılık, CMK 303/1-f maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden, kasten yaralama suçuna ilişkin hükmün 3. paragrafından sonra 4. paragraf olarak "Sanığın eylemini kimin başlattığı belirlenemeyen kavga sebebiyle oluşan hiddet ve elemin etkisi ile tahrik altında gerçekleştirdiğinden TCK 29/1. maddesi gereği takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 4 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturması ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine, ilk haksız hareketin mağdurdan kaynaklanmadığı halde sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza verildiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, yerel mahkemenin aksine uygulama yapılmasına karar verilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması yerine, yazılı biçimde duruşma açılmadan delil değerlendirilmesi yapılmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/946 Esas, 2023/2815 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.