Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/109 E. , 2026/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2021/6527 (E), 2021/6581 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın ka
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/109 E. , 2026/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2021/6527 (E), 2021/6581 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve adam öldürme suçlarından Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2008 tarihli ve 2008/608 değişik iş sayılı içtima kararı ile 17... ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında 06.09.2011 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesine yönelik Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2011 tarihli ve 2011/510 değişik iş sayılı kararını müteakip, bihakkın tahliye tarihi dolmadan 03.04.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı şartla tahliyesinin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 03.04.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 27.08.2022 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2018 tarihli ve 2004/204 Esas, 2004/318 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2019 tarihli ve 2019/49 değişik iş sayılı kararını takiben Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, şartla tahliyenin geri alınmasına konu suçun denetim süresinde işlenmediğinden bahisle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2018 tarihli kararının kaldırılması talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına dair Kayseri 2. İnfaz Hakimliğinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/6527 Esas, 2021/6581 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 94660652-105-38-28515-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve 2025/3053 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve 2025/3053 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, her ne kadar Kayseri 2. İnfaz Hakimliğinin 13.10.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'un 107/6. (7242 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi) maddesine göre ceza infaz kurumunda geçirdiği sürenin yarısı olarak uygulanacağı, hükümlünün koşullu salıverilme için yatması gereken sürenin 1938 gün, denetim süresinin ise 969 gün ve denetim süresinden sonra 12.12.2017 tarihinde ikinci suçun işlendiği bu doğrultuda ikinci suçun denetim süresi dışında kaldığından bahisle koşullu salıverilmenin geri alınmasına dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2018 tarihli kararın kaldırılması ile infazın durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7/3. maddesinin, "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 48. maddesiyle değişik 107/13. maddesinde yer alan, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklinde yer alan düzenleme ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde "maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hakederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hakederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir." yer alan düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/4563 Esas, 2022/3327 Karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin hesabının 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi karşısında, infaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından lehe olduğu ve çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 30.05.2018 tarihine kadar devam edeceği, bu halde şartla tahliye edilen hükümlünün bihakkın tahliye tarihi dolmadan 10.12.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlendiği.. 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar karşısında, Hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve adam öldürme suçlarından Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2008 tarihli ve 2008/608 değişik iş sayılı içtima kararı ile 17... ay hapis cezasına hükmolunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 10.11.2008 tarihli ve 2008/996-997 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 31.08.2022, koşullu salıverilme tarihinin ise 06.09.2011 olarak tespit edildiği, Hükümlünün koşullu salıverildiği tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında (denetim süresi içerisinde) 03.04.2017 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2017/212 Esas, 2017/501 Karar sayılı kararıyla 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın temyiz edilmeksizin 12.12.2017 tarihinde kesinleştiği, diğer yandan 07.10.2011 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve 2018/343 Esas, 2018/605 Karar sayılı kararıyla 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın Yargıtayca onanmasına karar verilerek 09.09.2019 tarihinde kesinleştiği, Koşullu salıverilme ile ilgili mevzuat incelendiğinde; Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un "Şartla Salıverilme" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında "(Değişik fıkra: /11/03/1986 - 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½'ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler." aynı Kanun'un Ek 2. maddesinde, "Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10... inci maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19 uncu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır." şeklinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Koşullu Salıverme" başlıklı 107. maddesinin 2. fıkrasında, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." ve 6. fıkrasında, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Hükümlünün, 07.07.2000 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve adam öldürme suçlarından Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2008 tarihli içtima kararıyla hükmedilen 17... ay hapis cezasının infazı sırasında, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2011 tarihli ve 2011/510 değişik iş sayılı kararı ile 24.08.2011 tarihinden itibaren şartla tahliyesine karar verildiği, koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehe olan hükümlerin alınarak karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle hükümlünün 07.10.20 11... .04.2017 tarihlerinde işlemiş olduğu kasıtlı suçların denetim süresi içerisinde işlenmiş sayılması gerektiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 48. maddesiyle değişik 107/13. maddesinde, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklinde yer alan düzenlemeler ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde "maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hakederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hakederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir." şeklinde yer alan açıklama uyarınca, a-Hükümlünün 07.10.2011 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve 2018/343 Esas, 2018/605 Karar sayılı kararıyla 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 6 yıl 28 aylık sürenin, b-03.04.2017 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2017/212 Esas, 2017/501 Karar sayılı kararıyla 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 2 ay 14 günlük sürenin toplamının 6 yıl 30... gün olması karşısında, hükümlünün işlediği ikinci suç 07.10.2011 ile bi hakkın tahliye tarihi olan 31.08.2022 tarihleri arasındaki sürenin hükümlü aleyhine olduğu cihetle, 7242 sayılı Kanunun 48. maddesiyle değişik 107/13. maddesi uyarınca denetim süresinde işlenen suçlardan dolayı şartlı tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün, 07.07.2000 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve adam öldürme suçlarından verilen ve kesinleşen 17... ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen müddetnameye göre, 19.05.2005 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, cezasından 647 sayılı Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin 06.09.2011, bihakkın tahliye tarihinin ise 31.08.2022 olarak belirlendiği, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2011 tarihli ve 2011/510 değişik iş sayılı kararı ile 06.09.2011 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra bihakkın tahliye tarihi olan 31.08.2022 tarihinden önce denetim süresi içerisinde 07.10.2011 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 14 ay hapis, 03.04.2017 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2004/204 Esas, 2004/318 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün denetim süresi içerisinde 03.04.2017 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu dikkate alınarak, hükümlü hakkında verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve ikinci suçun işlendiği 03.04.2017 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. Kayseri 2. İnfaz hakimliğinin kanun yararına bozmaya konu edilen 13.10.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 03.04.2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle, şartla tahliyenin geri alınmasına dair verilen kararın infazının durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 4. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13. fıkrasına göre; “koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması” gerektiğinden, hükümlünün 07.10.2011 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 6 yıl 28 aylık sürenin, 03.04.2017 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, bu cezanın iki katı olan 2 ay 14 günlük sürenin toplamının 6 yıl 30... gün olduğu, hükümlünün işlediği ikinci suç tarihi olan 07.10.2011 ile bihakkın tahliye tarihi olan 31.08.2022 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesinin hükümlünün aleyhine olduğu anlaşılmakta olup, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemenin lehe olduğu kabul edilerek, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçlar nedeniyle mahkumiyetine karar verilen hükümlünün aynen infazına karar verilmesi gereken sürenin belirlenmesi için İnfaz hakimliğinden karar alınmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir. 5. Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı şartla tahliyeden yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, şartla tahliye ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanunun 48. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre şartla tahliye süresinin belirlenmesi ve şartla tahliye kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında şartla tahliye süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesinin doğru ve yerinde olduğunun kabul edilmesi ancak hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçlar nedeniyle almış olduğu ceza süreleri dikkate alınarak 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/13 fıkrasında yapılan değişiklik öncesi düzenlemenin mi yoksa değişiklik sonrası düzenlemenin mi lehe olduğu tespit edilerek, hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 647 sayılı Kanun ve 5275 sayılı Kanun hükümleri karma uygulanmak suretiyle ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle infazın durdurulmasına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 2. İnfaz Hakimliğince verilen 13.10.2021 tarihli ve 2021/6527 Esas, 2021/6581 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.03.2026 tarihinde karar verildi.