Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1096 E. , 2025/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3765 E., 2024/1158 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2022/3765 Esas, 2024/11
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1096 E. , 2025/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3765 E., 2024/1158 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2022/3765 Esas, 2024/1158 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/455 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile mağdura yönelik kasten yaralama suçu için öngörülen 6 ay hapis cezasının türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine ilişkin karar ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesinde belirtildiği üzere ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemez olduğu, incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında, eşi mağdur ...’ı basit kasten yaralama suçundan, yerel mahkeme olan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarih, 2019/455 E. 2020/393 K. sayılı kararı ile TCK'nın 86/2, 86/3-a. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın aleyhe istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 19.03.2024 gün ve 2022/3765 Esas ve 2024/1158 sayılı Kararı ile sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan, duruşma açmaksızın ilk defa sanık hakkında, TCK 58/6. Maddesi gereğince “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına ve Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Red’dine” karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararı, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. Maddesi gereğince RED’dine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, CMK 286/2-d maddesi gereği kesin olan cezaya, TCK 58/6-7. Maddesi gereğince ilk defa “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifim. İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstinaf(BAM)’si tarafından TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı temyize konu teşkil edebilecek midir? Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. Maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay CGK kararlarına göre, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasını sağladığından, maddi ceza hukukuna konu teşkil ettiğinden ve yine kazanılmış hakka da konu teşkil edeceğinden, kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir. Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezası hükmedildiği halde sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir. Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. Maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk defa TCK 58. Maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır. CMK 286.maddesi gereğince kesin olan ve temyizi kabil olmayan hüküm hakkında, ilk defa İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi’nce) TCK 58. Maddesi eklenerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm, temyizi kabil hale gelecektir. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: Sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Aleyhe istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan, duruşma açmaksızın ilk defa sanık hakkında, TCK 58/6-7. Maddesi gereğince “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına ve Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Red’dine” karar verilmiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. Maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince kesin hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Sonuç olarak; Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. Maddesi uygulanarak ilk defa “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararların Bölge Adliye Mahkemesince ilk defa tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle temyizi kabil hale geleceği nedenle, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, yukarıdaki CGK kararları ve gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifim.