Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1757 E. , 2025/5513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/288 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli yağma, cinsel saldırı, nitelikli hırsızlık, hükümlü veya tutuklunun kaçması ve 1632 sayı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1757 E. , 2025/5513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/288 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli yağma, cinsel saldırı, nitelikli hırsızlık, hükümlü veya tutuklunun kaçması ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet suçlarından hükümlü ... 'nin cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. ve 101. maddeleri uyarınca 14 yıl 35 ay 6 gün hapis cezası olarak içtima edilmesi talebinin Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2022 gün ve 2022/248 Esas, 2022/273 Karar sayılı ilamının farklı infaz usulüne tabi olduğundan bahisle reddine dair Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/640 Esas, 2023/671 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin merci Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2023/71 değişik iş sayılı kararını müteakip, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2023 tarihli talebi ile yeniden hükümlünün cezalarının anılan Kanun'un 99. ve 101. maddeleri uyarınca 14 yıl 35 ay 6 gün hapis cezası olarak içtima edilmesi talebinin Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 31.01.2023 tarihli kararı ile değerlendirildiğinden bahisle talebin reddine dair Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1796 Esas, 2023/1457 Karar sayılı kararına Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin merci Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/218 değişik iş sayılı kararını takiben, Osmaniye İnfaz Hakimliğince anılan merci kararında itirazın konusu hakkında karar verilmediğinden bahisle yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın merciine gönderilmesi üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile Osmaniye İnfaz Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1796 Esas, 23/1457 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve hükümlünün cezalarının 14 yıl 35 ay 6 gün olarak toplanmasına dair merci Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/288 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2025 tarihli ve 94660652-105-80-21574-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve 2025/21408 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve 2025/21408 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddesinde yer alan, "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir." şeklindeki düzenleme, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamında, "...koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı cezalar diğer cezalarla toplanmamalıdır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 99. ve 101. maddeleri uyarınca hükümlünün cezalarının 14 yıl 35 ay 6 gün olarak toplanmasına karar verilmiş ise de, içtima edilmesine karar verilen ilamların içerisinde bulunan Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/248 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile hükümlünün cinsel saldırı suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanarak çektirilmesine karar verildiği anlaşılmakla, ancak aynı infaz rejimine tabi cezaların içtima edilebileceği hususu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması" başlıklı 99 ncu maddesi; (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Mahkemece verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamında, "...koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı cezalar diğer cezalarla toplanmamalıdır." şeklinde kabul edilmiştir. 5. Hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa, hükümlünün bu mahkumiyet hükmü nedeniyle 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası gereğince şartla tahliyeden yararlanması mümkün olmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamıda dikkate alınarak, öncelikle bu mahkumiyet hükmünün infaz edilmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmekteydi ancak 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik sonrası hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa bu mahkumiyet hükmünün öncelikle infaz edilmesi gibi bir uygulama yapılmasına gerek kalmadığından, bu mahkumiyet hükmünün, diğer infaza konu mahkumiyet hükümleri ile içtima edilerek infaz edilmesinin ve hükümlünün şartla tahliyeden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin belirlenmesi gerekmektedir. 6. Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, incelemenin karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılması gerekmekte ve karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre kanun yararına bozma bozma isteminin yerinde olduğu kabul edilmekle birlikte, kanun yararına bozma sonrası mahkemece 7550 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik dikkate alınarak karar verilmesinin zorunlu olması ve karar kanun yararına bozulsa dahi bozma sonrası mahkemenin aynı kararı vermesi gibi bir durumun ortaya çıkması karşısında uygulamada karışıklığa ve tereddüte neden olmamak amacıyla, hükümlünün ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükümleri ile diğer infaza konu mahkumiyet hükümlerinin 5275 sayılı Kanun'un 99. ve 101. maddeleri uyarınca toplanmasına dair itiraz merciince verilen karara karşı yapılan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2025 tarihinde karar verildi.