Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1771 E. , 2025/5672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2967 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme suçundan şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonun
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1771 E. , 2025/5672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2967 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme suçundan şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.03.2024 tarihli ve 2023/9834 soruşturma, 2024/1972 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.05.2024 tarihli ve 2024/2967 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2025 tarihli ve 94660652-105-48-17770-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve 2025/27958 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve 2025/27958 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında başlatılan soruşturmada Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan tanık ifadeleri, yapılan dinleme işlemleri, HTS kayıtları göz önüne alındığında müştekinin iddialarını doğrular nitelikte herhangi bir delil bulunamadığı, adli tıp uzmanlarınca yapılan incelemede maktulün ölüm sebebi ve zamanının tespit edilemediği, şu aşamada maktulün öldürüldüğüne dair herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Müştekinin 27.07.2023 tarihinde alınan beyanlarında, maktulün kendisinin oğlu olduğunu, 20.07.2023 tarihinde aradığını, maktulün kendisine telefonun hoparlörünün açık olarak konuştukları esnada "Dağda ormanda kaçıyorum, bir yudum su olsa kurtulacağım" dediğini, dalga geçtiğini düşünerek telefonu kapattığını, daha sonra tekrar arayarak "Akmanlara geleceksin, su getirdin mi, sağa sapmayın sürekli soldan gelin" şeklinde sözler sarf ettiğini, ardından ses kayıtları, konum bilgisi ve video gönderdiğini, ses kayıtlarını ve videoları dinlediklerinde " Beni kovalıyorlar, bana bir yudum su getir" dedikten sonra telefonu kapattığını ve bir daha ulaşamadıklarını beyan etmesi, ayrıca maktulün kesin ölüm sebebinin tespit edilememesi karşısında, olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Maktul ...'nun ormanlık alanda kemik parçalarının bulunması olayı ile ilgili yapılan soruşturma sonunda, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 3. Adli tıp raporuna göre, ölüm zamanı ve sebebi tespit edilemeyen ölüm olayı ile ilgili olarak şüpheliler aleyhine yeni delil elde edilmesi durumunda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın yasal yollar işletilmek suretiyle kaldırılarak şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasının ve kamu davası açılmasının mümkün olması, olayda ihmali davranışta bulunduğu ve sorumluluğu olduğu düşünülen kişiler varsa bu kişiler hakkında, bu aşamada elde edilen deliller dikkate alınarak haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüphelilerden bağımsız olarak soruşturma yapılmasının mümkün olması, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin, ölüm olayı ile ilgili soruşturmanın son bulduğu, dosyanın kapandığı anlamına gelmeyeceği, ölüm olayının doğal olarak gerçekleştiği, olayda üçüncü kişi yada kişilerin sorumluluğu bulunmadığı kesin olarak tespit edilmediği sürece olayla ilgili dava zamanaşamı süresi içerisinde araştırmaya devam edilmesinin, sorumluluğu olan varsa tespiti ile hakkında kamu davası açılmasının yasa gereği zorunlu olması karşısında, bu aşamada mevcut delil durumuna göre verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.