Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/2290 E. , 2025/7521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/501 E., 2023/1406 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2024/1727 Esas, 2025/1218 K
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/2290 E. , 2025/7521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/501 E., 2023/1406 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2024/1727 Esas, 2025/1218 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2025 tarihli ve 1-2024/14644 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu somut olayda tasarlama koşulları oluşmadığından, sanıklar ...in tasarlayarak öldürme, sanık ...'un ise tasarlayarak öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle verilen bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinden önce maktul ile temyiz dışı sanık ... ve sanık ... arasında husumet bulunduğu, husumetin nedeninin bu sanıklar ile maktulün adının karıştığı bir hırsızlık olayı ile ilgili olarak maktulün, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların sanıklar ...olduğunu hırsızlık olayı müştekisine anlatmış olmasına dayandığı, 10.04.2015 günü saat 02.00 sıralarında temyiz dışı sanık ... ... isimli halı saha yakınında gördüğü maktulü yakalayarak maktulün sırtına bıçak dayadığı, ancak maktulün bir şekilde temyiz dışı sanık ...'ın elinden kaçarak kurtulduğu, bundan sonra temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'in maktulün yakın arkadaşları olan sanıklar ... ve ...aracılığı ile maktule ulaşıp yakalamaya çalıştıkları, maktulün sürekli olarak yer değiştirmek suretiyle sanıklardan kaçtığı ve yakın çevresinde bulunan ve konuştuğu kişilere ... ..., ... ve yanında bulunanların kendisini öldürmeye çalıştığını söylediği, nitekim maktulün öldürülmeden önce kendini savunmak amacıyla silah temini için faaliyetlerde bulduğu, 10.04.2015 tarihinde temyiz dışı sanık ... ... ve sanık ...'in maktulü ararlarken, maktul ile görüştüklerini bildikleri sanık ...'un yanına geceleyin geldikleri, sanık ...'dan maktulü bulmak için yardım istedikleri, sanık ...'un ... ve ...'in de maktulü öldürme niyetinde olduğunu anlayınca jandarmadaki ifadesinde korkudan söylediğini beyan etse de kendisinin de maktulü öldürmek istediğini söylediği, aynı gün bu üç sanığın maktule ulaşıp yakalayarak öldürmek için sanık ...'u kullandıkları, zira öldürülmek istendiğini anlayan ve sürekli kaçarak yer değiştiren maktulü yakalayarak öldürmelerinin mümkün olmadığını anladıkları, sanık ...'in de daha önceden maktulü öldürmeye karar veren temyiz dışı sanık ... ve diğer sanıklar ... ve ... ile anlaşarak hep birlikte maktulü öldürmeye karar verdikleri, yine aynı gün sanık ...'in yakın arkadaşı olan maktulü kandırarak yanına alıp diğer sanıkların yanına getirmek üzere sanık ...'un aracı ile yola çıktığı, maktulü bulan ve bir şekilde ikna eden sanık ...'in sanık ...'un aracı ile maktulü olay yeri olan ... Mahallesi kırsalına götürdüğü, aracı parkeden sanık ... ile maktulün araçtan inerek konuşmaya başladıkları, bu sırada başka bir araç ile daha önceden aynı yere gelen temyiz dışı sanık ... ve diğer sanıklar ... ve ...'un aracın içerisinde bekledikleri, sanık ... tarafından maktulün olay yerine getirildiğinin görülmesi ile olay yerine daha önceden gelen sanıklardan ...'in omuzuna astığı ele geçirilemeyen pompalı tüfekle sanık ... ile maktulün bulunduğu yere doğru ilerlediği, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın da bu sırada geldikleri aracın içerisinde bekleyerek hem gözcülük yaptıkları hem de maktulü öldürecek olan sanıklar... ve ...'e manevi destek sağladıkları, omuzundaki av tüfeği ile maktulün yanına varan sanık ...'in ateş ederek maktulü vurduktan sonra sanık ... ile birlikte maktulü sanık ...'a ait aracın bagajına koyarak hep birlikte iki ayrı araç ile hareket ederek maktulün cesedini Suriye sınırına yakın dereye götürüp attıkları olayda; Sanıkların suç işleme kararını önceden verdikleri, maktulü öldürmek için aradıkları maktulün de bunu bildiği, en son 10 gün önce halı sahada gerçekleşen olayın da öldürme kararlarındaki sebatın ispatı olduğu, karar ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararlarından dönmedikleri, sanıkların bu suretle tasarlayarak kasten öldürme ve bu suça yardım suçlarını işlediklerinin anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2024/1727 Esas, 2025/1218 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) K A R Ş I O Y Dairemizin çoğunluk oyu ile eylemin tasarlanarak işlendiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüş ise de aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum; Tasarlayarak öldürme suçundan bahsedilebilmesi için bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, tasarlama unsurunun oluşması için suç işleme kararının ne zaman alındığının bilinmesinde zorunluluk bulunduğu, maktulün tanık beyanlarına göre 10.04.2015 günü saat 16.00-17.00 civarında öldürüldüğü, HTS kayıtlarına ve beyanlara göre maktulün 10.04.2015 günü saat 02:00 civarında halı saha çevresinde saldırıya uğradığı ve oradan kaçtığı, bu saldırıda dahi öldürüleceğinin belli olmadığı, bu saldırının öldürme amacıyla yapıldığı kabul edilse dahi maktulün öldürülmesi için karar verilen sürenin en erken gece 02.00 olarak kabul edilebileceği, öldürmeye karar verilmesi ile öldürme arasında 14 saat civarında süre geçtiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, 24 saati bile geçmeyen süre içerisinde öldürme kararında sebat ve ısrar gösterildiğinden bahsedemeyeceği, halı sahadaki saldırı olayından önce de öldürme kararının alındığı yönünde soyut beyanlar var ise de bu beyanların dönülmeyecek seviyede ısrarlı bir karar bulunduğunu göstermeye yetecek mahiyette yoğun deliller ortaya koymadığı, bu sebeple sanıkların eyleminin TCK'nın 81/1. maddesindeki kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaati ile çoğunluk kararına katılmıyorum.