İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2300 Karar: 2025/4216 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2300 K.2025/4216

1. Ceza Dairesi 2025/2300 E. , 2025/4216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1034 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2300 E. , 2025/4216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1034 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2300 E. , 2025/4216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1034 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2022/87 Esas, 2023/403 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 311. maddesi uyarınca reddine ilişkin ek karara itirazın merci Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2024 tarihli ve 2024/1034 Değişik İş sayılı kararı ile reddine ilişkin kararın kesin olmakla 01.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.04.2025 tarihli ve 2025/10906 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/46713 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/46713 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Olay tarihinde, aralarında önceye dayalı husumet bulunan, aralarında sanık ...'ın da bulunduğu birden çok mağdur sanıklar arasında tartışma çıktığı ve kavga ettikleri, kavga esnasında sanık ...'ın, ...'ü silâhın kabzası ile vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralaması eylemine ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın yazılı şekilde verilen mahkûmiyet kararının istinaf denetiminden geçerek 15.04.2024 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından yeni delil bulunduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, ancak Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli ek kararı ile bu talebin reddine karar verilmesi üzerine anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Anılan mahkumiyet kararının 15.04.2024 tarihinde kesinleşmesini takiben mahkemeye sunulan yeni tanıklar ... ve... isimli şahıslara ait 05.09.2024 havale tarihli dilekçeler ile sanık müdafii tarafından ibraz edilen 06/09/2024 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinin içerir dilekçelerde özetle, olay tarihinden yaklaşık 1,5 yıl önce mağdur ...'ün sanık ...'ı silâhla ateş etmek suretiyle hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaralanmasına neden olduğu, bu olay sebebiyle mağdur ...'ın sanık sıfatıyla yargılandığı, inceleme konusu 13.01.2021 tarihli olay esnasında da mağdur ...'ın sanık ...'a yönelik olarak 'yarım kalan işimi tamamlamaya geldim' diyerek, kendisini vurduğu olaya atıfla kendisini tehdit ve tahrik ettiği iddiasında bulunulduğu, tanık ...'ün yargılama sona erdikten sonra ibraz edilen 05.09.2024 havale tarihli dilekçesinde '... bey hararetli bir şekilde beni tahrik ediyorsun, iş yerine böyle gelinmez arkandakiler kim tahrik etmeye mi geldiniz diye bağırdı, ... Yine beni mi vuracaksın gibi şeyler dedi..' şeklinde; tanık...'ın ise 'bir kişi yüksek sesle beni tahrik ediyorsun, beni mi vuracaksın diye sürekli bağırıyordu. Bu sırada başka bir ses yarım kalan işimi tamamlamaya geldim diye bağıyordu.' şeklinde beyanda bulundukları, söz konusu hususların yargılama sona erdikten sonra dosyaya sunulan yeni delil mahiyetinde olduğu ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil edeceğinin iddia edilmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (e) bendi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, ..." şeklinde düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyasında; hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesinden sonra hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi tanıklar ... ve...'ın beyanlarının hükümlü hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirir nitelikte bulunduğuna ilişkindir. Mahkemece hükümlü müdafiinin talebi 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da merci tarafından yerinde görülmemiştir. 3. Yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen yeni delil iddiasının, Mahkemece ve bu kararı denetleyen mercice, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN, üye sayın ...'in kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla