İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2315 Karar: 2025/3752 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2315 K.2025/3752

1. Ceza Dairesi 2025/2315 E. , 2025/3752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/842 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2315 E. , 2025/3752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/842 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2315 E. , 2025/3752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/842 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine dair Patnos İnfaz Hâkimliğinin 28.08.2024 tarihli ve 2024/2397 Esas, 2024/2408 Karar sayılı kararını müteâkip, hükümlünün belirtilen süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin Patnos İnfaz Hâkimliğinin 06.09.2024 tarihli ve 2024/2469 Esas, 2024/2503 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2024 tarihli ve 2024/842 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.03.2025 tarihli ve 94660652-105-04-5867-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve 2025/39598 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve 2025/39598 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A- 6. maddesinde "Hükümlünün, a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklinde düzenleme bulunduğu, Dosya kapsamına göre, Patnos İnfaz Hâkimliğinin 28.08.2024 tarihli kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verildiği, hükümlü müdafiinin yaptığı itirazlarında, hükümlünün 03.02.1960 doğumlu olduğu, belirtilen süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başka bir dosyasından adli kontrol yükümlülüğü kapsamında imza atmak amacıyla başvuru yaptığı ancak yaşlılığından dolayı denetimli serbestlik müdürlüğüne de başvuru yapması gerektiğini unuttuğu, başvuru yapmamak kastının bulunmadığını belirttiği anlaşılmakla, ilgili adli kontrol dosyası ve denetimli serbestlik dosyası incelendikten sonra her iki imza atma yükümlülüğünün de aynı bina içerisinde olup olmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği kaldı ki belirtilen eylem hakkında Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2025 tarihli ve 2024/428 Esas, 2025/116 Karar sayılı kararı ile beraat kararı da verildiği cihetle, itirazın bu sebeple kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Hükümlünün 7 yıl 6 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.08.2024 tarihli ve 2024/5507 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 27.08.2024 tarihinde cezasının infazı için Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, hükümlünün 28.08.2024 tarihli dilekçesi ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilmesini talep ettiği, şartla tahliye tarihi 06.04.2026 olarak belirlenen hükümlü hakkında İnfaz Hakimliğinin 28.08.2024 tarihli ve 2024/2397 Esas, 2024/2408 Karar sayılı kararı ile şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2.Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen hükümlünün Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.08.2024 tarihli ve 2024/840 sayılı "Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne Nakil ve Tebliğ Tebellüğ Belgesine" göre ceza infaz kurumundan 28.08.2024 tarihinde tahliye edilerek, 02.09.2024 tarihine kadar Patnos Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğinin bildirildiği ancak hükümlünün kendisine verilen 5 günlük süre içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine 2 gün bekleme süresi geçtikten sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 79. maddesinin 6. fıkrası gereğince hükümlünün dosyasının kaydı kapatılarak Açık Ceza İnfaz Kurumuna iadesi konusunda İnfaz Hakimliğinden karar aldırılması için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği görülmektedir. 3.Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen hükümlünün, kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara rağmen, Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edildikten sonra kendisine tanınan 5 günlük yasal süre içerisinde geçerli bir mazereti olmaksızın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği kabul edilerek 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 7 fıkrası gereğince hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak, şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının infazı amacıyla Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazında itiraz merciince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4.Hükümlü vekilinin, hükümlü hakkında aynı süre içerisinde başka bir dosyadan verilen adli kontrol kararı bulunduğu ve adli kontrol kararı gereği imza atmak amacıyla karakola müracaat ettiğini ancak yaşı gereği Denetimli Serbestlik Müdürlüğündeki dosyası için müracaat etmesi gerektiğini unuttuğunu, adli kontrol kararı ile denetimli serbestlik kararını birbirinden ayırt edemediğini ileri sürüp, kanun yararına bozma istem yazısında da adli kontrol ve denetimli serbestlik dosyalarının incelenerek her iki imza atma yükümlülüğünün de aynı bina içerisinde olup olmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Patnos Sulh Ceza Hakimliği tarafından 05.09.2024 tarihli ve 2024/1094 değişik iş sayılı kararı ile yakalama kararı verildiği, Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/35 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen adli kontrol kararına ilişkin imza yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla 09.09.2024 tarihinde .... Jandarma Karakol Komutanlığına başvurduğu, adli kontrol kararının verildiği tarih, imza atma yükümlülüğünü yerine getirmek için yaptığı başvuru tarihi dikkate alındığında, savunmada ileri sürüldüğü gibi Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gereken tarih ile adli kontrol kararının aynı sürede olmadığı gibi karıştırılması gibi bir durumunda söz konusu olmadığı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gereken son tarih 02.09.2024 olmasına rağmen, hükümlü hakkında başka bir dosyadan 05.09.2024 tarihinde karar verildiği gibi hükümlünün bu adli kontrol kararı kapsamında müracaat ettiği tarihinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gereken tarihten 7 gün sonra olması dikkate alındığında savunmada ileri sürülen mazeretin geçerli ve yasal olmadığı gibi adli kontrol kararı ile denetimli serbestlik kararının aynı binada yerine getirilip getirilmediği konusunda araştırma yapılmamasının açıklanan mevcut duruma göre bir eksiklik olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, İnfaz hakimliğince hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine dair verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen karar da usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla